Hit (1796) Y-2555

Adanalı Ziya

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : Adana D.Tarihi : 1859
Ö.Yeri : Afyonkarahisar Ö.Tarihi : 1932
Görevi : Memur Uzm.Alanı : Şiir
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : /2008-07-05 Güncelleyen : /0000-00-00

ADANALI ZİYA

Tanzimat'tan sonraki Türk edebiyatında daha çok hicivleriyle tanınan şair.

Ailesi hakkında fazla bilgi yoktur.

Rüşdiyeyi Adana'da bitirdi.

Henüz yirmi yaşlarında iken şiire heves ederek hiciv­le işe başladı.

Ziya Paşa'nın Adana vali­liği sırasında idare aleyhine yazdığı bir şiire rağmen vali tarafından takdir edi­lerek tahsil için İstanbul'a gönderildi.

İstanbul'da önce bir süre Mekteb-i Tıbbiyye'ye devam etti.

Mizacı belli kayıtlar altına girmeye müsait olmadığı için kı­sa zamanda buradan ayrılarak derbe­der bir hayat sürmeye başladı.

Ancak bir süre sonra bu hayattan da bıktı.

Bir tanıdığı vasıtasıyla Evkaf Nezâreti'nde bir kaleme memur olarak girdi;

bu ka­lemde devrin tanınmış şairleriyle tanış­ma ve dostluk kurma fırsatı buldu.

Bu arada yine sefil bir hayat sürmeye baş­ladı.

Sarhoş olarak dolaştığı bir gün yol­da seraskerin arabasına yaklaşarak kü­für edince yakalanıp tevkif edildi.

Ha­pisten kurtarılmak için arkadaşları ta­rafından deli olduğu söylenince tımar­haneye atıldı.

Ancak bir süre sonra de­li olmadığı anlaşıldı ve Fizan'a sürüldü.

1894te bir fırsatını bulup Fizan'dan Mı­sır'a kaçtı.

Daha sonra affedilerek İs­tanbul'a döndü.

Sadrazam Cevad Paşa­ya takdim ettiği bir arzuhal üzerine Afyonkarahisar evkaf müdürlüğüne tayin edildi (1895) 1910 yılında emekliye ay­rıldı;

ölüm tarihi olan 26 Ağustos 1932ye kadar burada derbeder bir hayat sürdü.

Mezarı Afyonkarahisar Tayyare Sehitliği'ndedir.

Devrinde adı, eski edebiyatı temsil eden şairler arasında ön sırada zikredi­len Adanalı Ziya'nın, özellikle gazel tar­zındaki şiirleri ince hayaller ve üslûp güzelliği bakımından o yılların edebiyat otoriteleri tarafından takdirle karşılan­mıştır.

Şiire ve edebiyata büyük bir ka­biliyeti olduğu halde derbeder bir hayat sürmesi, kabiliyetinin boş yere yok ol­masına sebep olmuştur.

Hemen hepsi eski tarzda olan şiirlerini Evrâk-ı Hazan adıyla bir kitapta toplamak istemişse de bu arzusunu gerçekleştirememiştir.

Şiirlerinin bir kısmı ölümünden sonra Afyon Halkevi tarafından çıkarılan Taş pınar dergisinde yayımlanmıştır.