Hit (971) Y-1566

Abdulaziz Çaviş

Künyesi : Şeyh Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : Mtsır / İskenderiyye D.Tarihi : 1876
Ö.Yeri : Mısır / Kahire Ö.Tarihi : 1929
Görevi : Allame Uzm.Alanı : İslâm Hukuku,Kelam,Mantık,Tarih,Tefsir
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Arabça, Fransızca, Osmanlıca Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : /2015-06-29 Güncelleyen : /0000-00-00

Abdulaziz Çaviş

Abdülaziz Çaviş, 1876 yılında İskenderiye’de doğdu.
Fas asıllı bir aileye mensuptur.
Temel eğitimini aldıktan sonra Camiü’l-Ezher ’de okudu.
Buradaki eğitiminden sonra Mısır hükümeti tarafından İngiltere’ye eğitim görme amacıyla gönderildi.
Burada da bir süre eğitim gördükten sonra Oxford Üniversitesinde hocalık yapmaya başladı. Arapça dersleri okuttu.
Bir süre İngiltere’de kaldıktan sonra Mısır’a geri döndü.
Bir süre siyasete ilgi duydu. İngilizlere ve işgalcilere karşı bir politika izleyen Mustafa Kâmil’in liderliğindeki partiye girdi.
Daha sonra 1910 yılında el-Hidaye adlı dergi ile birlikte yayın hayatına başladı.
1912 yılında Osmanlı devletinin merkezi olan İstanbul’a geldi.
Burada ilmî çevrelerle yakınlık kurdu. İstanbul’da da el-Hidaye ve Hilâl-ı Osmanî adlı dergiler ile fikirlerini neşretmeye devam etti.
Diğer yandan eğitim faaliyetini sürdüren camilerde ders vermeye başladı.
Osmanlı ülkesine geldiği zaman durum pek iyi değildi. Trablusgarp topraklarına yıllardan beri göz dikmiş bulunan ve işgal için fırsat kollayan İtalya harekete geçti. Merkezden uzak ve yardım gönderilemeyen Trablusgarp’ta Osmanlı-İtalyan savaşı başladı (1912).
Vatanperver sivil ve askerî simalar, gerek dışardan ve gerekse oraya giderek İtalyan işgaline karşı halkı teşvik ve onlarla birlikte mücadele etme yoluna gittiler. Abdülaziz Çaviş de elinden geldiği kadar bu işgallere karşı çıktı.
Abdülaziz Çaviş, İngilizlerin işgali altında bulunan Mısır’da İngilizlerin aleyhinde bir beyanname hazırlayıp dağıtması üzerine mahkemeye verildi ve Mısır Hükümeti tarafından geri çağrıldı. Mısır’a geri gönderilen Abdülaziz Çaviş, beraat ettikten sonra tekrar Türkiye’ye geldi.
1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlamış ve Osmanlı Devleti Almanya’nın yanında İngilizlerle savaşa girmişti. Savaş sırasında bu cephenin açılmasına ve İngilizlere karşı harekete geçilmesine destek verdi. Seferin hazırlanması aşamasında yardımcı olmaya çalıştı.
Milyonlarca insanın ölümüne ve büyük kayıpların verilmesine sebep olan bu büyük savaş dört yıl sürdü. Abdülaziz Çaviş, savaş boyunca Almanya, Suriye ve Türkiye toprakları üzerinde bazı seyahatlerde bulundu.
İngiliz, Fransız ve Ruslara karşı verilen savaşta başarılı olunması için fikrî alanda katkılarda bulundu. Tunuslu Salih Şerif ile birlikte bütün İslâm dünyasını kapsayan beyannameler hazırlayıp dağıtmaya çalıştı.
Sömürgecilere karşı Müslümanları harekete geçmeye çağırdı. Büyük bir gayret sarf ederek esaretten kurtulmak için mücadele verdi. muhtelif beldelerde faaliyet göstermeye devam ederken Türkiye’ye dâvet edildi.
Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiye ’de çalışmalarını sürdürdü. Burada Tel’if ve Tedkikat-ı Şer’iyye Encümenliği’nde üye olarak çalıştı. Türkiye’de çalışmasını 1924 yılına kadar sürdürdü ve bu tarihte Mısır’a döndü.
Bir süre Mısır’da da hizmetlerini devam ettirdi. Önce Eğitim Bakanlığı’nda görev aldı.
Bu arada kurulan “Müslüman Kardeşler” teşkilâtının kurucuları arasında yer aldı. Türkiye ile olan bağlarını devam ettirdi.
İşgallerle birlikte giderek küstahlaşan İngilizlerin Anglikan Kilisesi, cevaplandırılmak üzere Şeyhülislâmlığa mektup yazmış ve bu yazı Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyeye havale edilmişti.
Bu sorulara karşılık İsmail Hakkı İzmirli ile Abdülaziz Çaviş birer cevap yazmış, İzmirli’nin cevabı Şeyhülislâmlık tarafından uygun bulunmuştu.
Daha sonra Abdülaziz Çaviş’in cevapları Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından neşredilmiştir.
1929 yılında Mısır’da vefat etti.

Abdülaziz Çâvîş, ilmî faaliyetleri ve İslâmî gayreti ile Muhammed Abduh’un yolunda yürümüştür. Makaleleri ve eserleri, onun Muhammed Abduh tarafından açılan çığırı dirayetle devam ettirdiğini gösterir. Fakat yaşadığı geçiş devrinin şartları, onu ilmî çalışmadan çok siyasî mücadeleye, hareketli ve çileli bir hayata sevketti. Bu yönü ile Cemâleddîn-i Efganî’nin takip ettiği mücadele yolunu benimsemiştir. Bununla birlikte, ömrünün en verimli çağlarını İslâm âleminin kurtuluşu için mücadele vererek geçirmiş olması yanında ilmî makaleler ve eserler yazmayı da ihmal etmemiştir. Yukarda sözü edilen gazete ve mecmualardaki ilmî ve dinî makalelerinden başka başlıca şu eserleri telif etmiştir:

1. Gunyetü’l-müeddibîn fi’t-turuki’l-hadîse li’t-terbiyeti ve’t-talîm.
Mısır millî eğitiminin ıslahı maksadıyla yazılmış olup Kahire’de (1321) ve İstanbul’da (1334) basılmıştır.

2. el-İslâm dînü’l-fıtra.
Bu eserde müellifin Muhammed Abduh’un görüşlerini benimsediği ve onun yolunda yürüdüğü görülmektedir. Eser Mısır’da yayımlanmıştır.

3. Esrârü’l-Kurân (İstanbul 1331).
144 sayfadan oluşan “Mukaddime” kısmı tefsir usulüne dairdir; 448 sayfa tutan diğer bölüm ise Kur’ân-ı Kerîm’in başından Bakara sûresinin 134. âyetine kadar olan kısmın tefsirinden ibarettir. Tefsirde daha çok sosyal konulara ağırlık verilmiştir. Abdülaziz Çâvîş, en büyük emeli olmasına rağmen, istiklâl ve hürriyet için mücadele etmekten tefsirini tamamlamaya vakit bulamamış ve bu yüzden ancak birinci cildini kaleme alabilmiştir.

4. Âsârü’l-hamr (İstanbul 1923).
Eser, Mehmet Âkif tarafından İçkinin Beşer Hayatında Açtığı Rahneler adıyla Türkçe’ye tercüme edilmiş, Tedkîkat ve Te’lîfât-ı İslâmiyye Heyeti’nce yayımlanmıştır (Ankara 1339/1341).

5. el-Ecvibe fi’l-İslâm an esileti’l-Kenîseti’l-Anglikiyye (İstanbul 1342).
Anglikan Kilisesine Cevap adıyla Mehmet Âkif’in tercüme ettiği eser, ilk defa Tedkîkat ve Te’lîfat Hey’eti (İstanbul 1923), daha sonra da Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanmıştır (Ankara 1974, 1975, 1979, 1985).

6. el-Hilâfetü’l-İslâmiyye (İstanbul 1334).
Yirmi sayfalık bu küçük eser, Hilâfet-i İslâmiyye adıyla Türkçe’ye çevrilerek yayımlanmıştır (İstanbul 1334).

Eserleri
Hilafet-İ İslamiyye Ve Al-i Osman , Bedir Yayınları
İçkinin Zararları , Rağbet Yayınları
Esrarü'l-Kuran (Tefsir)