Hit (1268) Y-2668

Ahtal Ebu Malik Gıyas b. Gavs b. es Salt el Ahtal

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : D.Tarihi : 20 h
Ö.Yeri : Ö.Tarihi : 92 h
Görevi : Şair Uzm.Alanı : Şiir
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : /2008-07-09 Güncelleyen : /0000-00-00

Ahtal Ebû Mâlik Gıyâs b. Gavs b. es-Salt el-Ahtal

Emevî devri Hıristiyan Arap şairlerinden.

20 (641) yılında Hîre'de veya Suriye çölündeki Rusâfe civarında doğdu.

Ara­bistan'ın tanınmış Hıristiyan kabilelerin­den Benî Tağlib'in Cüşem b. Bekir koluna mensuptur.

Kendisini sevmeyenler ta­rafından kullanılan Devbel (domuz yav­rusu) lakabından ziyade açık saçık şiir­lerle herkes hakkında çekinmeden çok sert hicivler söylediği için, yine Tağlib kabilesine mensup müslüman şairlerden Kâ'b b. Cuayl'in ona, "Sen boş boğaz ve sefihin (ahtal) tekisin" diye hitap etme­sinden dolayı Ahtal lakabıyla şöhret bul­muştur.

Yine bir Hıristiyan olan annesi Leylâ'nın ölümünden sonra kendisine keçi çobanlığı yaptıran üvey annesinin aşırı baskıları ruhunu isyana sevk etmiş ve rivayete göre üvey annesini hicvet­tiği iki beyitle Ahtal'ın şiir hayatı baş­lamıştır.

İlk önce kabilesinin ünlü şairi ve Hıristiyanken Müslüman olan Kâ'b b. Cuayl'i hicvederek kendini kabul ettirdi.

Ardından Kûfe'de kabile ileri gelenleri­ne methiyeler yazmaya başladı.

Daha sonra saray muhitine girerek methiye­lerinde Emevî halifelerini, özellikle Yezîd'i, Halife Muâviye'yi, Haccâc ve Ziyâd gibi ileri gelen devlet adamlarını övdü.

Yezîd'in gözdesi ve nedimi oldu.

Henüz halife olmayan Yezîd'in isteğine uyarak Emevî düşmanları ile Ehl-i beyti ve en-sarı yeren şiirler söyledi.

Ashâb-ı kiram­dan Nu'mân b. Beşîr'in şikâyeti üzerine Halife Muâviye Ahtal'ın dilini kesmek istediyse de araya giren Yezîd onu kur­tardı.

Ensarı yerdiği için Müslümanlar tarafından lanetlenen Ahtal, Abdülmelik zamanında hanedanın resmî şairliği­ne getirildi ve sarayda çok rağbet gör­dü.

Boynundaki altın haçıyla Halife Abdülmelik'in huzuruna izinsiz girip çıkı­yordu.

Hayatı boyunca Hıristiyan kalan Ahtal, bu dine fazla bağlı olmamasına rağmen, İslâmiyet'i kabul etmesi için bazı Emevî hanedanı mensuplarının yap­tığı teklifleri reddetti.

Hıristiyanlığın ah­lâkî kaidelerini kendine göre yorumlar, aşırı derecede müptelâ olduğu içkiyi Hıristiyanların Müslümanların karşısında bağımsızlıklarının bir alâmeti sayardı.

Saraylarda çok rahat bir hayat sürme­sine rağmen bedevî hayatını özler ve her fırsatta kabilesini ziyaret ederdi.

Abdülmelik'in oğlu I. Velîd halife olunca (705) Ahtal'a hiç iltifat etmedi.

O sıralarda yetmiş yaşında olan Ahtal'ın yıldızı bu sebeple söndü. Beş yıl sonra da öldü.

Ahtal ile Emevîler devrinin ünlü şairle­rinden Ferezdak ve Cerîr Arap edebiya­tında müstakil bir tabaka meydana ge­tirirler.

Tağlibîler'in düşmanı olan Kaysoğullarını şiirleriyle savunan Cerîr ile bir Tağlibî olan Ahtal arasında meyda­na gelen atışmalar (nekâiz) çok ünlü­dür.

Bu atışmalarda Ferezdak, Cerîr ile aynı kabileden olmasına rağmen Ahtal'ın tarafını tutmuştur.

Zaten Cerîr'in Ahtal'ı gördüğü zaman onun kendisini "yuta­cağı" endişesine kapıldığını itiraf etme­si, Ahtal'ın hicivdeki yerini göstermek­tedir.

Arap münekkitleri eserlerinde bu üç şaire geniş yer vermişler, aralarında karşılaştırmalar yapmışlardır.

Ahtal'ı ka­sidelerinin derli toplu, üslûbunun lirik, duygularının ince ve temiz oluşu bakı­mından övmüşlerdir.

İbn Sellâm üçünü aynı seviyede tutarken Ebû Ubeyde İs­lâm devri şairleri arasında Ahtal'ın baş­ta geldiğini söylemiş, Ebû Amr b. Alâ ise, "Şayet Ahtal Câhiliye döneminde bir gün bile yaşamış olsaydı, onu en büyük sayardım" demiştir.

Ferezdak onun medihte kendisinden üstün olduğunu ka­bul ederken Cerîr hem medihte hem de hiciv ve hamriyyâtta (şarapla ilgili şiirler) kendilerinden üstün olduğunu itiraf et­mektedir.

Hamriyyâtta hayli ünlü olan Ahtal'ın şarabı tasvir ederken, hayranı olduğu Câhiliye şairi A'şâ'nın tesirinde kaldığı görülür.

Mağrur kişiliğini ortaya koyduğu fahriyelerinde şekil yönünden bir yenilik getirmediği gibi dili ve ka­lıplaşmış ifadeleri çağdaşlarınınkinden farklı değildir.

Ahtal'ın şiirleri, yaşadığı çağın olaylarını işlemesi, siyasî tartışma ve çekişmeleri aksettirmesi bakımından tarihî bir değer de taşımaktadır.

Ebû Saîd es-Sükkerînin tertip ettiği divanı, Salhânî tarafından ilk defa 1891-de Beyrut'ta basılmıştır.

Cerîr ile olan tartışmalarını şair Ebû Temmâm III. (IX.) asırda Nekâ'izu Cerîr vel-Ahtal adıyla toplamış, bu eserin Beyazıt Devlet Kü­tüphanesinde (nr. 5471. 144 vr.) bulu­nan tek nüshası yine Salhânî tarafından yayımlanmıştır (Beyrut 1922).