Hit (2093) F-878

Mahşerde Nebiler Bile Senden Medet İster Bu İlahi Sözü Doğrumudur?

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2013-05-15 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Bir ilahide geçen "Mahşerde nebiler bile senden(peygamberimizden) medet ister" sözü itikadi açıdan yanlış bir söz müdür? Peygamberler zaten cennetlik değil midirler? Ayrıca Fatiha suresinde geçtiği üzere medet(yardım) sadece Allah'tan dilenmez mi? (12 Mayıs 2015)

 

el Cevab:

S1.Mahşerde nebiler bile senden(peygamberimizden) medet ister" sözü itikadi açıdan yanlış bir söz müdür?

C1.Mahşer günü hesabın başlaması uzayacak ve insanlar Adem peygambere müracaat edecekler o mazeret beyan edecek sırasıyla diğer peygamberler başvurulacak en son efendimize bütün peygamberler ve ümmetleri müracaat edecekler ve efendimiz ricalarını kabul edip ''ene leha ene leha '' ben bunun için yaratıldım (bu niyazı yapmak görevi benim) diyecek ve secdeye kapanıp Allah Teala dan hesabın başlaması için niyazda bulunacak ve onun niyazı kabul edilip hesap başlayacaktır.

Bu durum ezanlardan sonra efendimize verilmesini Allahtan istediğimiz ''makamı mahmud''un bir parçasıdır.

Sahih hadislerle sabittir.

İtikadi açıdan iman edilmese itikad bozukluğuna sebep olacak bir hakikattir.

Bk. [1]

 

, عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ , عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ . ح وقَالَ لِي خَلِيفَةُ , حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ , حَدَّثَنَا سَعِيدٌ , عَنْ قَتَادَةَ , عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ , عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :

 

يَجْتَمِعُ الْمُؤْمِنُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ، فَيَقُولُونَ : لَوِ اسْتَشْفَعْنَا إِلَى رَبِّنَا فَيَأْتُونَ آدَمَ فَيَقُولُونَ : أَنْتَ أَبُو النَّاسِ خَلَقَكَ اللَّهُ بِيَدِهِ وَأَسْجَدَ لَكَ مَلَائِكَتَهُ ، وَعَلَّمَكَ أَسْمَاءَ كُلِّ شَيْءٍ ، فَاشْفَعْ لَنَا عِنْدَ رَبِّكَ حَتَّى يُرِيحَنَا مِنْ مَكَانِنَا هَذَا ، فَيَقُولُ : لَسْتُ هُنَاكُمْ وَيَذْكُرُ ذَنْبَهُ ، فَيَسْتَحِي ائْتُوا نُوحًا ، فَإِنَّهُ أَوَّلُ رَسُولٍ بَعَثَهُ اللَّهُ إِلَى أَهْلِ الْأَرْضِ ، فَيَأْتُونَهُ ، فَيَقُولُ : لَسْتُ هُنَاكُمْ وَيَذْكُرُ سُؤَالَهُ رَبَّهُ مَا لَيْسَ لَهُ بِهِ عِلْمٌ فَيَسْتَحِي ، فَيَقُولُ : ائْتُوا خَلِيلَ الرَّحْمَنِ ، فَيَأْتُونَهُ ، فَيَقُولُ : لَسْتُ هُنَاكُمُ ائْتُوا مُوسَى عَبْدًا كَلَّمَهُ اللَّهُ ، وَأَعْطَاهُ التَّوْرَاةَ ، فَيَأْتُونَهُ ، فَيَقُولُ : لَسْتُ هُنَاكُمْ ، وَيَذْكُرُ قَتْلَ النَّفْسِ بِغَيْرِ نَفْسٍ فَيَسْتَحِي مِنْ رَبِّهِ ، فَيَقُولُ : ائْتُوا عِيسَى عَبْدَ اللَّهِ وَرَسُولَهُ ، وَكَلِمَةَ اللَّهِ وَرُوحَهُ ، فَيَقُولُ : لَسْتُ هُنَاكُمُ ائْتُوا مُحَمَّدًا صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَبْدًا غَفَرَ اللَّهُ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ وَمَا تَأَخَّرَ ، فَيَأْتُونِي ، فَأَنْطَلِقُ حَتَّى أَسْتَأْذِنَ عَلَى رَبِّي ، فَيُؤْذَنَ لِي ، فَإِذَا رَأَيْتُ رَبِّي وَقَعْتُ سَاجِدًا ، فَيَدَعُنِي مَا شَاءَ اللَّهُ ، ثُمَّ يُقَالُ : ارْفَعْ رَأْسَكَ وَسَلْ تُعْطَهْ ، وَقُلْ يُسْمَعْ ، وَاشْفَعْ تُشَفَّعْ ، فَأَرْفَعُ رَأْسِي فَأَحْمَدُهُ بِتَحْمِيدٍ يُعَلِّمُنِيهِ ، ثُمَّ أَشْفَعُ فَيَحُدُّ لِي حَدًّا ، فَأُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ ، ثُمَّ أَعُودُ إِلَيْهِ فَإِذَا رَأَيْتُ رَبِّي مِثْلَهُ ، ثُمَّ أَشْفَعُ فَيَحُدُّ لِي حَدًّا ، فَأُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ ، ثُمَّ أَعُودُ الرَّابِعَةَ ، فَأَقُولُ : مَا بَقِيَ فِي النَّارِ إِلَّا مَنْ حَبَسَهُ الْقُرْآنُ وَوَجَبَ عَلَيْهِ الْخُلُودُ ، قَالَ أَبُو عَبْد اللَّهِ : إِلَّا مَنْ حَبَسَهُ الْقُرْآنُ يَعْنِي قَوْلَ اللَّهِ تَعَالَى خَالِدِينَ فِيهَا سورة البقرة آية 162 .

 

Peygamberler elbette cennetliktirler. Şefaat yetkisi o gün bu konuda Peygamber efendimizdedir. Amellerinde eksiklikleri olanlara diğer bütün peygamberler, alimler ve salihler ve şehitler ve kendilerine şefaat izni verilenler şefaat edeceklerdir.

 

S2. Peygamberler zaten cennetlik oldukları halde neden peygamberimizden(s.a.v.) şefaat yardımı isteyecekler peki?

 

C2.  Peygamberlerin cennetlik oldukları konusunda değil bu ifade peygamberlerin kıyamet günü arasat meydanında hesabın başlaması için insanlık için şefaat etmeleri hakkında.

Bu şefaat görevi ve onuru peygamber efendimize ait olduğundan onlar geri duracaklar ve efendimiz şefaat edecek.

 

Şefaat: sualul hayr lil gayr = başkalarının iyiliği ve ihtiyaçlarının giderilmesi için aracı olmak demektir.

 

S3. Ayrıca Fatiha suresinde geçtiği üzere medet(yardım) sadece Allah'tan dilenmez mi?

C3. Allahtan başkasından bir şey istemenin dinimizdeki yeri ve edebi konusunda daha önce detaylıca yazmıştım okuyunuz.

http://www.eskieserler.com/Eski/Eserler/Fetva/260/Allaha-Tevessul-Etmenin-Hukmu.asp?LID=TR&ID=260  

 

Mülahaza: Hakan Murat

mahşerde,peygamber efendimiz (sav) haricinde diğer peygamberlerin bazı hata ya da kabahatleri (ya da günah-musa (as) adam öldürmesi gibi) her peygamber kendinden bir büyük peygambere gidilmesini söyler,zlra Yüce Allah(cc) çok celallidir ben şu kabahatim dolayısıyla kendimi düşünüyorum nasıl hesap vereceğim diyecek hepsi en son Hz. Muhammed(sav)efendimize gelecekler ancak O,Yüce Allah'tan şefaat isteyebilecektir

 

el Cevab: itikadi açıdan iman edilmese; itikad bozukluğuna sebep olacak bir hakikattir.



[1] el Buhari es Sahih h no: 4141 ve 6108; Müslim, es Sahih h no: 297; İbn Mace, es Sünen H no: 4310

all wives cheat my boyfriend cheated on me quotes women who cheated