Hit (104) F-1381

İbadetler Karşılığında Ücret Alınmasının Hükmü, Kuran Okuyarak Hastalık Tedavi Edilmesi Karşılığında Para Almanın Hükmü, Üfürükçülük Yapmanın Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Büyü / Sihir,Cin
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : Sumeyye Abacı/2020-04-22 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Seans karşılığı yani para karşılığı insanları okumak örneğin esmaül hüsna çevirerek yardımcı olmak karı ile kocanın arasını düzeltmek gibi durumlar için hocaların seans yapıp paralar alması caiz midir?

el Cevab:
Kuran ayetlerinin okunması suretiyle maddi ve manevi hastaların tedavi edilmesi caiz fiildir. 
Bu fiile karşılık ücret alınması caizdir. 

Karıkocanın arasının düzeltilmesi eğer bir huzursuzluk varsa istişare nasihat ve kuran okunması suretiyle caizdir. 
Kadınların kocalarını kendilerine bağlamak ve sevgisini arttırmak için "hoca" denilen şahıslara gitmeleri ise haramdır. 
Hoca denilen kişilerin vefk ve yazı yazarak kadınların kocalarını bağlamaları haramdır. 
Bunun için sihir metodlarını kullanırlarsa veya cin musallat ederlerse veya erkeğe birşeyler içirerek onu bağlama işlemi yaparlarsa bu da haramdır. 
İslam devletinde cezası idama kadar gidebilen bir cürümdür.

Kadınların hocalardan aldıkları esma virdlerini yaparak Allah’tan eşleriyle aralarına ülfet vermesini istemeleri ise salih ameldir.

İbadetler karşılığında ücret alınması ise haramdır. 
Hocaların Kuran kurslarında kuran öğretme görevi sebebiyle maaş almaları haramdır. 
Ama diğer başka işlerinden uzak kaldıkları için onlara hayatlarını rahatça devam ettirmeleri için para verilmesi mübahtır. 
 
Namaz kıldırmak için para alınması namazın sıhhatini iptal eder. Ama camide görev alınması cami görevliliği caizdir. 

Fetvanın para karşılığı verilmesi de haramdır. 

Kuran okuyarak hastalık tedavi edilmesi ve buna karşılık para ya da hediye alınması caizdir. Buna karşılık para talep edilmesi de caizdir. 
Sahebe İbn Abbas (ra)ın naklettiği bir rivayette; “yılan (ya da akrep) sokması sebebiyle zehirlenmiş bir şahsı kuran ayetleri okuyarak bir müddet buna devam ederek tedavi edip iyileştirmiştir. 
Hastanın yakınları da teşekkür için ona bir koç vermişler ama sahabe kuran okuma karşılığında ücret veya karşılık alınır mı tereddüt ettiğinden efendimize gidip sormuşlar o da tabii ki alabilirsiniz. Hatta ücret alacağınız en mübah amellerden birisi kuran okumaya karşılık alacağınız ücrettir” demiştir. 
Bkz.[1]

5405 حدثني سيدان بن مضارب أبو محمد الباهلي حدثنا أبو معشر البصري هو صدوق يوسف بن يزيد البراء قال حدثني عبيد الله بن الأخنس أبو مالك عن ابن أبي مليكة عن ابن عباس أن نفرا من أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم مروا وا بماء فيهم لديغ أو سليم فعرض لهم رجل من أهل الماء فقال هل فيكم من راق إن في الماء رجلا لديغا أو سليما فانطلق رجل منهم فقرأ بفاتحة الكتاب على شاء فبرأ فجاء بالشاء إلى أصحابه فكرهوا ذلك وقالوا أخذت على كتاب الله أجرا حتى قدموا المدينة فقالوا يا رسول الله أخذ على كتاب الله أجرا فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن أحق ما أخذتم عليه أجرا كتاب الله
 

Ek 1: Kuran okuma karşılığı para alınmasının caiz olup olmaması asrı saadette efendimize sorulup cevabı alınmış bir sorudur. 
Sahabenin tereddüt sebebi efendimizin kuran okuma karşılığı para alanlarla alakalı yasaklama içeren sözleri idi. 
Efendimiz şifa için kuran okunduğunda para alınmasına cevaz vermiş ibadet için olan kuran okumasına karşılık olan ücret almayı yasaklamıştır. 

Ek 2: Kuran okuyarak hastalık iyileştiririm iddiasıyla hastaların tedavisinin engellenmesi ise başka bir konudur. Ülkemizde "ocak" denilen bir kısım insanlar belirli kuran ayetlerini sürekli okuyan ve bu sayede bir meleke kesbeden insanlar vardır ve okuduklarında birçok hastalığı kuran ile tedavi etmektedirler.

Ek 3: Üfürükçülük şeklinde nitelenen meslek ehliyetsiz kişilerin ve bazı ahlaksız karakterlerin kuran okuyarak tedavi etme iddiasıyla işledikleri cürümler için kullanılan bir tabirdir. 
Cin musallat olmuş insanların okunarak tedavi edilmesi mümkündür. Asrı saadetten bu yana bu fiil vardır. Ama cin nedir bilmeyen insanların üç kâğıtçılık için hoca ve bilen kisvesine bürünerek cin tedavisiyle meşgul olmaları sebebiyle günümüzde hakir görülen aşağılık bir meslek zannedilmektedir. 
Aşağılık olan insanların saflıklarının kullanılarak sömürülmeleridir. 
Doğru olan devletin ya da resmi bir mercinin bu konuları kontrol altına alıp sertifika veya resmi mekânlara bu işlerin taşınması suretiyle tedbir alınmasıdır.

Mülahaza: Hatice Yalçın 
Yani hocam örneğin kısmet bağlama büyüsü yapılan birini hocaya gitmeliymiş kendi başına çözemezmiş. Ben de diyorum ki kişi kendi edeceği dualarla ve davranışlarını kendi hayat görüşünü değiştirerek bunları bertaraf edebilir. Ama kendini bio enerji uzmanı diye tanımlayan bir hoca ise kendi başına çözemez diyor. Buna ne diyorsunuz?

el Cevab: (kısmet bağlama büyüsü...) eğer sihir uzmanı birisi tarafından yapıldıysa sihir-büyü olarak etki edebilir. 
-Sihir yapılmışsa bunun tedavisi;
1- karşı sihirle 
2- veya kişinin manevi direnç seviyesini yükselterek 
3- veya cinlerle haberleşen birinin ne yapıldığını bulup çözmesiyle onu ortadan kaldırmasıyla 
4- ya da Allah dostu salih bir insanın duası ile 
5- ma citum bihis sıhr innallahe seyubtiluh virdiyle (yani zikirle ) tedavi edilebiliyor. 

Bio enerji uzmanlığı bir uzmanlık alanıdır. Sihir tedavisi ile direk ilgilendiklerini bilmiyorum.

Mülahaza: Hatice Yalçın 
Sayın hocam peki peygamberimize büyü yapıldığında kuyuya atılan bişeyi çıkarttırmasındaki amaç nedir? Ya da peygamberimize büyünün işlemesi ne kadar sahih bir olay kesinliği var mı?

el Cevab: Peygamberimize büyü yapılmıştır. 
Etkisi konusu tartışmalıdır. Efendimizin ölmeden evvelki süreçte sihrin etkisini zaman zaman hissettiğini söylediği naklediliyor.
Efendimiz peygamber olduğundan büyü ve zararlı etkilerinden korunmuştur. Korunmanın niteliği onun Allah’tan haber verdiği risaletle ve bedensel olarak ve ruhsal olarakta korunması şeklindedir. 

Sihir önemli bir ilim dalıdır. Alt yapı kazanılması Arapça, İbranice ve Süryanice bilgisi, nirencat denilen bir yöntem ilmi bilgisi ve cinlerle irtibat kurabilecek şahsiyet ve ruhaniyet bilgisi ve sihirle alakalı ciddi bir doğru kültür ile ancak kazanılabilmektedir. 
 
Anadolu’da sihir yapanların çoğu cinler ve hadimleri kullanmaktadır.
 
 

 


[1]   Buhari, es Sahih, H. No: 5405