Hit (6541) F-122

Kadınlarla Tokalaşmanın Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2027-07-15 Güncelleyen : Fıkıh Dersleri/2019-05-23
Kadınlarla Tokalaşmanın Hükmü, Kadınlarla Tokalaşmanın Haramlığının Delilleri, Kadınlarla Tokalaşmanın Helal Olduğunu Söyleyenlerin Delilleri, Peygamberimiz Kadınlarla Tokalaştı Mı, 4 Hak Mezhebin Kadınlarla Tokalaşmanın Hükmü Hakkındaki Fetvaları Ve Kaynakları, Zaruret Kavramı Hakkında
Soru: Bir arkadaş ortamında kadın ve erkeğin tokalaşması ile ilgili bir mevzu oldu elimden geldiğimce bir şey söylemeye çalıştım ama çok yeterli olduğunu düşünmüyorum. Bana somut deliller ve daha tatmin edici cevaplar verebilir misiniz?
el Cevab: Kadınlarla Tokalaşmanın Hükmü Nedir Sorusuna Verilen Cevaptır.Soruya Verilecek Cevap Aşağıdaki Çerçevede Olacaktır.
Giriş:
Hükmünü İnceleyeceğimiz Konunun Çerçevesi Nedir?;
-
Akil-baliğ, hür ve mükelleflik şartları üzerinde oluşmuş, istedikleri takdirde şer i açıdan evlenmeleri caiz olan Müslüman erkekle Müslüman bir kadının tokalaşmak suretiyle selamlaşmaları konusudur.
Bunun da temeli kadının erkeğe, erkeğin kadına dokunması, ten temasıdır.
Sinni iyas (ilerlemiş yaşları) sebebiyle adetten kesilmiş kadınlar, yaşlılıktan dolayı şehvet duygusunu kaybetmiş mükellefler, cariye ya da köle durumu olanlar (esirler, savaş tutukluları, hapishanedekiler, kaçırılarak bir yerde alıkonulanlar) hür olmayanlar, zaruret şartları oluşmuş bir durumda bulunup da tokalaşmak veya dokunmak özel durumlarında kalanlar tartışma dışıdır.
Bu konuların her birinin İslam fıkhında kendine özgü ek hükümleri vardır.
 
1-Tokalaşma (Musafaha) Nedir: Elin İç Kısımlarının Birbirine Değdirilmesi Suretiyle Selamlaşmaktır.
2-Yabancı Kadın Kimdir: Bir Erkeğin Evlenmesinin Caiz Olduğu Buluğa Ermiş Kadındır.
3-İslam Fukahasının Yabancı Kadınla Tokalaşmanın Hükmü Hakkındaki Fetvaları: Başta 4 Mezhebin Fukahası Olmak Üzere İslam Alimleri Kadınla Erkeğin Tokalaşmak Suretiyle Selamlaşmalarının Helal Olmadığında İttifak Etmişlerdir.
İslam Fukahasının Tamamı Yabancı Kadınlarla Tokalaşmanın Haram Olduğunda İttifak Etmişlerdir. (Detayı Gelecek)
4-Cevaz Verenler Kimlerdir: Türkiye’den Hayreddin Karaman Hoca Ve Ona Uyanlar, Hizbut Tahrir Örgütünün Kurucusu Takıyyuddin En Nebhani
5-Kadınlarla Tokalaşmanın Haramlığının Delilleri Nelerdir (Detayı Gelecek)
6- Kadınlarla Tokalaşmanın Caiz Olduğunu Söyleyenlerin Delilleri Nelerdir
Söylenecek Söz Şudur;
Üç Açıdan Kadınlarla Tokalaşmak Caiz Değil Ve Haramdır.
-Konu Hakkında Açık Yasaklama İfade Eden Hadislerin Sahih Olması Ve Bunun Gereği Olarak Tokalaşmanın Haramlığı.
-Peygamberimizin Yabancı Kadınlarla Hiç Tokalaşmamış Olması Ve Tokalaşmayacağını Söylemesi Ve Bunun Delaletiyle Kadınlarla Tokalaşmanın Haram Olması
-İslam Fukahasının Ve 4 Büyük Mezhep Ulemasının Yabancı Kadınla Tokalaşmanın Haramlığında İttifak Etmiş Olmaları Ve Bunun Bugüne Kadar Hiçbir İslam Aliminin Kadınlarla Tokalaşmaya Cevaz Vermemesinin Manası, Cevaz Verenlerin Şaz Bir Görüş Ortaya Attıklarına Delil Oluşudur.
5-Kadınlarla Tokalaşmanın Haramlığının Delilleri Nelerdir (Detayı)
A -Konu Hakkında Açık Yasaklama İfade Eden Hadisler
1. Delil: Ukeyle Bint Ubeyd Hadisi :
Peygamberimiz,'' Kadınların Ellerine Dokunmam'', buyurdular.[1]
2. Delil: Ma’kal B. Yesar Hadisi:
''Sizden Birinizin Kendisine Dokunmasının Helal Olmadığı Bir Kadına Dokunmasındansa Başına Demirden Bir Tarakla Vurulması Yeğdir''. [2]
3. Delil: Ebu Hureyre Hadisi:
''Adem oğluna zinadan nasibi mutlaka ulaşacaktır. Gözlerin zinası harama bakmaktır. Kulakların zinası haram olan şeyleri dinlemektir. Dilin zinası haram olanla konuşmaktır. Elin zinası ise dokunmak temas etmektir. Ayakların zinası harama yaklaşmak için yürümektir. Kalpte harama heves olur ve heveslendiğini yapmak ister. Vücud ise ya şehvete tabi olup heveslendiği şeyi gerçekleştirir ya da bundan uzak durur yapmaz ya da yapamaz''.
Hadis Değişik Lafızlarla Buhari.[3] Ve Müslim De[4] Rivayet Edilmiştir.
4. Delil: Peygamberimiz Bir Gereklilik Olmadıkça Yabancı Kadına Bakmayı Yasaklamıştır. Bu Çerçevede Her Bakılması Haram Olan Kadına Dokunulması Da Haramdır.
Cerir B Abdillah Hadisi ;
''Efendimize Bir Anlık Bakmayı Sordum, Hemen Bakışını Oradan Ayır'' Buyurdular. [5]
Ali B. Ebi Talip Hadisi;
''Ey Ali Yabancı Kadınlara Bakılmaz. Bir Bakışın Ardı Sıra İkinci Bir Bakışla Onlara Bakmamalısın. Birinci Bakış Da Günah Yazılmazsa Da Peşi Sıra Olan Bakışa Yazılır''. [6]
5. Delil: Umeyme Bint Rukayka Hadisi;
''Umeyme Bint Rukayka Bir Kadın Grubuyla Efendimize Beyat Etmeye Gelmiş Ve Allah Şirk Koşmamak, Hırsızlık Yapmamak, Zina Etmemek, Çocuklarını Açlık Korkusuyla Öldürmemek, İftira Da Hiçbir Surette Bulunmamak Ve Allah Rasulune Emirlerinde İtaat Etmek Üzerine Beyat Etmiş Sonrasında Da Efendimiz Gücünüz Yettiğince İnşallah Demiş Erkeklerde Olduğu Gibi Musafahalaşarak Beyat Etmek İstemişler Ama Efendimiz Ben Kadınlarla Musafahalaşmam Buyurmuşlardır''.[7]
Hadisin Tokalaşmanın Caiz Olmamasına Delil Olma Vechi;
Beyat Ederken Erkeklerle Tokalaşıldığı Gibi Caiz Olsaydı Kadınlarla Da Tokalaşırdı.
Kadınlarla Musafahalaşmam Sözünü Beyatleşme Ritüelinde Kadınlarla Tokalaşmaya Gerek Yoktur, Ama Başka Zamanlarda Tokalaşılabilir Manasında Söylememiştir. Ben Kadınlarla Tokalaşmam Sözü Tokalaşmanın Caiz Olmaması Sebebiyledir. Bunu Efendimizin Hayatı Boyunca Hiçbir Yabancı Kadınla Tokalaşmamış Olması Da Ayrıca İsbat Eder.
 
B-Peygamberimizin Yabancı Kadınlarla Hiç Tokalaşmamış Olması Ve Tokalaşmayacağını Söylemesi Ve Bunun Sabit Oluşu
1. Delil: Abdullah B. Amr B. El As Hadisi;
''Peygamberimiz Kadınlarla Beyat Ederken Tokalaşmazdı''. [8]
2. Delil: Nehye Bint Abdullah El Bekriye Hadisi;
''Peygamberimizi Ziyarete Babamla Birlikte Gittik. Peygamberimiz Erkeklerle Beyatleştiğinde Onlarla Tokalaştı Kadınlarla Beyatleştiğinde Onlarla Tokalaşmadı.'' [9]
3.Delil: Esma Bint Yezid Hadisi;
''Ben Kadınlarla Tokalaşmam'', Buyurmuşlardır. [10]
4. Delil: Asrı saadette Medine’ye hicret eden mümin kadınlar Allah Teala’nın emriyle peygamberimiz tarafından imtihan ediliyorlardı. Bu imtihan efendimiz tarafından kendilerine niçin hicret ettiklerine dair soru sorulması şeklindeydi. Sadece Allah ve Rasulunün emrine uymak için hicret ettiklerini ikrar edenler imtihanı doğru cevaplamış oluyorlardı. Bu doğru cevap üzerine efendimiz de onlarla Allah’a ve Rasulunü emirlerine uymak çerçevesinde beyatleşiyordu. Bu beyatleşmede esas olan iman sahibi olduğundan dolayı Medine’ye hicret eden kadınların Allah ve Rasulunün emirlerine kayıtsız şartsız itaat edeceklerine dair sözlü ifadede bulunmalarıydı.
Efendimiz bunu ifade edenlere tamam sizinle bu konuda beyatleştik buyururlardı. Bu beyatleşmelerde efendimizin eli asla bir kadın eline değmemişti.
(ayet : يَاأَيُّهَا الَّذِينَ ءَامَنُوا إِذَا جَاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّ…)[11]

Bu ayetin tefsiri için; [12]
5. Delil: Aişe (ra) hadisi;
''Peygamberimizin eli yabancı bir kadının eline hiç değmemiştir''.
Efendimiz Hz. Aişe’nin de ifade ettiği üzere bu beyatlerde hiçbir surette hiçbir kadınla tokalaşmamış elini kadınların ellerine değdirmemiştir. Kadınlardan aldığı beyatleri sözle almıştır.[13]
C- İslam Fukahasının Ve 4 Büyük Mezhep Ulemasının Yabancı Kadınla Tokalaşmanın Haramlığında İttifak Etmiş Olmaları:
1- Hanefi mezhebi fukahasının fetvaları;
-''Şehvetten emin olunsa bile yabancı kadının yüz ve ellerine dokunulması helal olmaz''. [14]
-''Yabancı kadına dokunmak kadın gençse, şehvetle olsun şehvetsiz olsun haramdır. Kadın yaşlıysa şehvetten emin olunuyorsa onunla tokalaşmak caiz olabilir. Kadının ya da erkeğin şehvet duyma ihtimali varsa cevaz durumu ortadan kalkar'’. [15]
-''Yabancı kadının ancak el ve yüzüne bakılabilir. Tabii şehvetten emin olmak şartıyla. Şehvet oluşma durumu varsa, bu ancak mahkeme hakimi, şahitler vs için caiz olur. Ama bunların bile kadına dokunmaları caiz değildir. Şehvetten emin olunması durumu olsa bile''.[16]
-''Kadının yüzüne ya da eline şehvetten emin olunsa bile dokunulması helal olmaz''.[17]
-''Eline ya da yüzüne dokunulması şehvetten eman durumu olsa bile caiz değildir.[18]
''Ele ve yüze dokunulmasına gelince bu iki uzva dokunulması helal olmaz''.[19]
Not: ''la yehillu'' ifadesini ''helal olmaz'' diye tercüme ettim. Ama "fıkıhta helal olmaz demek, haramdır" demektir. Helalin zıddı haramdır.
(Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerin fetvalarının sadece kaynakları ve sayfalarını vereceğim.)
-Maliki fukahasının fetvaları; bk. [20]
-Şafii mezhebi kaynakları; bk.[21]
-hanbelilerin fetvaları için; bk.[22]
6- Kadınlarla Tokalaşmanın Caiz Olduğunu Söyleyenleri Delilleri Nelerdir
(Hayreddin Karaman hoca ve Takiyyuddin en Nebhani ve onlara uyanlar kadın erkek tokalaşmasına cevaz vermektedirler. Hayreddin Karaman’ın görüşleri ve delilleri için tıklayınız;
Nebhani’nin bu görüşünü ifade ettiği kaynak için bk.[23]
1- "Allah Rasulü (s.a.) kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır denilmektedir ama peygamberimizin bunu haram kıldığına dair hadis yoktur.
2- "Erkek, kendisiyle evlenmesi caiz olan bir kadınla tokalaşırsa, ahirette avucunun içine kızgın demir/cıva eriyiği konarak cezalandırılacağı" nı ifade eden söz hadis değildir, uydurmadır.
3- Peygamberimizin, kadınlarla -bey'at yaparken- el ele tutmadığı şeklinde bir bilgimiz var. Bu, haram kıldığını göstermez; başka delillere ihtiyaç vardır.
4- Peygamberimizin ve sahabenin yaşlı kadınlarla musafaha (tokalaşma) yaptıkları biliniyor.
5- Fıkıhçılar "kadınla erkeğin musafahası" konusunu "kıyas" ile hükme bağlamışlar şehvetin söz konusu olmadığı durumlarda ele dokunmak (musafaha) caiz olmalıdır.
6- Esasen Kur'an'da veya sünnet kaynağında açıklanmış böyle bir gerekçenin bulunmadığını, bunu fıkıhçıların kendi ictihadlarına (yorumlarına) dayanarak söylediklerini yukarda zikrettik.
7- Özellikle yabancı kadınlar ellerini uzattıklarında Müslüman erkekler karşı tarafın imanına, din duyusuna zarar vermemek için musafaha yapmalıdırlar.
Kadınlarla Tokalaşmanın Caiz Olduğunu Söyleyenlerin Delillerinin Kritiği;
İddia 1: -"Allah Rasulü (s.a.) kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır denilmektedir ama peygamberimizin bunu haram kıldığına dair hadis yoktur.
Kritik: -Kadınlarla tokalaşmak efendimiz tarafından men edilmiş, elin zinası olarak nitelenmiş, hiçbir suretle de yapılmamış, özellikle uzak durulmuş bir fiildir. Bu caiz olsa, haram olmasa efendimiz bundan şiddetle sakınmaz ve ömrü boyunca uzak durmazdı.
-Efendimiz yukarıda kaynaklarıyla alıntıladığımız hadis rivayetlerinde, defalarca ortam oluşmasına rağmen kadınlarla tokalaşmamış, ''bizimle tokalaşarak beyat etmeyecek misin'' diye tokalaşmak taleb edilmesine rağmen, ''ben kadınlarla tokalaşmam'' , buyurmuştur. Bu davranışa muhalafet eden hiçbir sahabi yoktur. Bu ise kadınlarla tokalaşmanın hükmünü beyan eden açık bir delildir.
-Açıkça tokalaşmaya davet edilmişken, bundan geri durup tokalaşmaması; peygamberimizin bunu haram kıldığına dair delil yoktur, şeklindeki nitelemeyi çürütür.
İddia 2: -"Erkek, kendisiyle evlenmesi caiz olan bir kadınla tokalaşırsa, ahirette avucunun içine kızgın demir/cıva eriyiği konarak cezalandırılacağı" nı ifade eden söz hadis değildir, uydurmadır.
Kritik: Bu rivayeti şurunbilali konuyla alakalı olarak nakletmişse de İmam ez Zeylai hadisi bu şekilde bulamadım demiş aynı şekilde İbn Hacer el Askalani bulamadım demiştir.
- ''Kadınlarla tokalaşmak caizdir'' demek için bir aslı olmayan ya da bulunamayan rivayete dayanarak bu rivayet asılsızdır, o halde onun üzerine bina edilen hükümde asılsız olur demek; cevaz verenlerin delillendirmelerinde ki ciddiyetsizliğe delil olsa gerektir.
-Eline cıva eriyiği konur... şeklindeki tercümesi de gayet ilginçtir.
-Ma’kal b. Yesar hadisi, (''sizden birinizin kendisine dokunmasının helal olmadığı bir kadına dokunmasındansa başına demirden bir tarakla vurulması yeğdir'') sahihtir. Acaba ondan niye sarfı nazar edilmiştir.
Elin zinası ise dokunmak temas etmektir. Ebu Hureyre hadisi sahihdir. Acaba niçin dikkate alınmamıştır.
İddia 3: -Peygamberimizin, kadınlarla -bey'at yaparken- el ele tutmadığı şeklinde bir bilgimiz var. Bu, haram kıldığını göstermez; başka delillere ihtiyaç vardır.
Kritik:- ''Peygamber size ne getirdiyse onu alın nelerden sakındırdıysa ondan uzak durun'' ayeti;
sebebiyle efendimizin ömür boyu uzak durmuş olduğu bir fiil, tokalaşma davetini geri çevirmesi, elin zinası kadının tenine değmektir demesi, sizden birinizin kendisine dokunmasının helal olmadığı bir kadına dokunmasındansa başına demirden bir tarakla vurulması yeğdir, demesi karşısında başka bir delil aramak durumunda olan insanın fetvası ihtiyatla karşılanmayı gerektirir.
-Mesele, -haramdır diyebilmek için konu hakkında apaçık hüküm ifade eden nas gerekir- meselesi olsaydı, bu tereddütün usulu fıkıh açısından bir vechi olabilirdi.
Ama böyle bir tereddüt izhar edip, akabindede mahzurlu olduğuna dair onca sübut bulmuş hadis varken ''caizdir'' hükmüne varılınca, bunun yaşadığı toplumdaki dinle ve değerleriyle kendilerini kayıtlamayan şahısların hassasiyetlerini dikkate almaktan kaynaklanan bir kasıtlı hata ve kompleksin sonucu olduğu izlenimi insanda uyanmaktadır.
İddia 4: -Peygamberimizin ve sahabenin yaşlı kadınlarla musafaha (tokalaşma) yaptıkları biliniyor.
Kritik: Böyle bir delillendirme yapmak ''tartışma zemininin dışına çıkmak'' olacaktır. Ve kıyaslama hatalıdır.
Yaşlı hanımlar ''iyas yaşı''na ulaşmış kadınlardır. Onların hakkındaki kolaylıklar sabittir.
Bizim, üzerinde tartıştığımız mesele ise; şehvet duyulsa da duyulmasa da akil baliğ bir erkeğin, akil baliğ bir kadınla tokalaşmasına cevaz verilmesi meselesidir.
İddia 5: -Fıkıhçılar "kadınla erkeğin musafahası" konusunu "kıyas" ile hükme bağlamışlar şehvetin söz konusu olmadığı durumlarda ele dokunmak (musafaha) caiz olmalıdır.
Kritik: Bu delillendirme de bugünün medeni hayat normlarına göre yaşayanlara, islamı güzel gösterme endişesinin ürünüdür.
-Fıkıhçıların bu hükmü kıyasla söylemiş olmaları da nedir. Ortada açık bir uyarı ve efendimizin asla yapmayıp şiddetle kaçındığı bir fiil vardır. Ve efendimizin şiddetle kaçınması usul u fıkıh kuralları açısından tahrim, haramlık karinelerindendir. Ayeti kerimede ''zinaya yaklaşmayın'' el İsra 32 buyurulmuştur. Bu zina etmeyin denilmesinden daha keskin ve hikmetli bir yasaklamadır. Ayet zinaya götürecek amel ve konumlarda bulunmaktan ve yapmaktan men içermektedir. Tokalaşmanın yasaklanması da bu çerçeve de mütalaa edilmelidir.
İddia 6: -Esasen Kur'an da veya sünnet kaynağında açıklanmış böyle bir gerekçenin bulunmadığını, bunu fıkıhçıların kendi ictihadlarına (yorumlarına) dayanarak söylediklerini yukarda zikrettik.
Kritik: Bir konuda bir delil olarak öne sürülen verinin butlanından iddianın ispatı da butlanı da gerekmez. Bu tür durumlarda diğer delillere bakılır. Ama konu hakkında başka delil yokmuş gibi zayıf olduğu vehmedilen delillendirmenin üzerine asrı saadetten bu güne müslümanların amel edegeldikleri yabancı kadınla tokalaşmaktan kaçınmak ameli reddedilmekte, laik bakış açısı paralelinde bir kadın erkek ilişkisi hukukuna yol ve imkan aranmaktadır.
İddia 7: - Özellikle yabancı kadınlar ellerini uzattıklarında Müslüman erkekler karşı tarafın imanına, din duyusuna zarar vermemek için musafaha yapmalıdırlar.
Kritik: Müslüman erkekler Müslüman kadınlarla tokalaşmasın manası da çıkabilecek bir söz ne derece ilmidir.
Gayrimüslim olan ya da dindar olmayan kadınlarla tokalaşın tavsiyesinde bulunma manasına gelen ne hazin bir söz.

Ek değerlendirme:
Genç kadın ve genç erkek şehvet duymadan tokalaşsalar buna mani bir dini nas yoktur şeklindeki cevaz verenlerin delillendirmesinin eleştirisi için şu örneğin ironisi sizler için epeyce aydınlatıcı olacaktır.
Genç bir kadınla genç bir erkek dans edecek olsalar, dans türü de halk oyunu olsa, sadece arada bir erkekle kadın el ayalarını birbirlerine değdirerek ya da vurararak karşılıklı ya da yan yana dans etseler, bu dans da okuldaki eğitsel ve tercihli olarak katılınan bir ders gereği olsa; bu kadınla bu erkeğin ellerini birbirlerine değdirmeleri caiz olur mu?
- Bu soruya cevaz verenlerin, - caizdir çünkü peygamberimizden açık bir yasaklama yok sözlerini ve diğer delillendirmelerini uygulasak; cevabın vehameti ortaya çıkar.
-Kadın erkek tokalaşmasında zaruretten bahsedilemez. Efendimiz kesinkes yasaklamadı da denilemez.
-Birbirleriyle evlenmeleri caiz olan kadın ve erkekler birbiriyle oynayabilirler ama oynaşamazlar denilemez. Halk oyunu oynarlar ama bu oyunda sadece ellerini değdirebilirler denilemez. Halk oyunu olabilir ama tango vs. oynayamazlar denilemez.
-Ellerini birbirlerine değdirmeleri gereken bir oyun oynayabilirler ama tesettüre riayet etmeliler denilse ne kadar komik olursa, şehvet duymamaları şartıyla tokalaşmalarına bir engel nas bilinmemektedir demekte o kadar komik olacaktır.

Mülahaza: Peygamber (s.a.v) kadınlarla tokalaşmamıştır. Alimlerin bir kısmı efendimiz (s.a.v)'ın bu tavrının şahsı ile alakalı olduğunu söylemişler ancak bazıları ise bağlayıcı olduklarını zikretmişlerdir. Zaruret yoksa el sıkışmamak ihtiyata en uygun olanıdır.
el Cevab:
Düzeltme 1:
Ersan Urcan'ın notunda, bir yanlış ifade vardır. Alimlerin bir kısmının, peygamberimizin tokalaşmamasının kendine özel bir hüküm olduğunu söylemeleri diye bir şey yoktur. Bunu söyleyenler son dönemdeki laik-demokratik ülkelerde yaşayan ve devlet görevleri bulunan akademisyenlerdir. 
-İslam alimlerinden bu güne kadar bu harama cevaz veren olmamıştır.
Düzeltme 2:
Zaruret kavramı hakkındadır. Zaruret, bir Müslümanın yapmadığı takdirde öleceği ya da bir uzvunun telef olacağı ya da bedeninde kalıcı bir hasarın oluşacağı bir durumla karşı karşıya kaldığında; o durumdan kurtulması için bazı haramları yapması halidir.  -gülünç bir durumdur ki; kadınlarla tokalaşmakta bir beis yoktur diyenler, konu hakkında yasaklayıcı bir hüküm yoktur. Efendimiz tokalaşmamıştır ama yasaklamamıştır, diyerek cevaz fetvası verdikten sonra zaruret durumu oluştuğunda kadınlarla tokalaşmak caizdir, gibi sözler söylüyorlar. Zaruret demek o fiilin ya da sözün haram olduğunu peşinen itiraf etmeyi gerektirir... 
-Zaruret bir ''İslam fıkhı'' kavramıdır ve manası; ''karşınızdaki insan yanlış anlayacaksa, bazı haramları işleyebilirsiniz'' demek değildir.
Müslümanlar bilirler ki; Allah’a isyan edilerek mahlukunun gönlünü yapmak gibi bir fiil özülmemiş bilakis yerilmiştir kınanmıştır.
Burası bir İslam memleketidir. Ve bu memleketin insanlarından kadın erkek tokalaşmasının haramlığını bilmeyen yoktur. Yabancı bir kadını öpmenin haram olduğunu bilmeyen de yoktur. Zina etmenin haram olduğunu bilmeyen de yoktur.
-Ama zamanın akışı içerisinde devlet dairelerinde başörtüsü yasaklanmış, namaz kılmak yasaklanmıştır. Bir insan Müslüman mı (dindar mı ) değil mi anlamak için ateist yöneticiler, dindar çalışanlara eziyet için onları kadınlarla tokalaşmak durumu gibi durumlarda bırakmışlardır. (Allah onları affetmesin. âmin)
Bu durum zarurete girer mi diye tartışılmış, işte o zaman.
-Önce bazı ihtiyaçlar zaruret mesabesindedir, kaidesi öne sürülerek devlet görevlerinden atılmamak için memurlara kerhen amirlerinizle tokalaşabilirsiniz fetvası verenler olmuştur. 
Bu konuştuğumuz konular din konularıdır. Ve iyi bilmediğiniz bir konuda ''bu haramdır, bu helaldir demekten uzak durmanız gerekir. 
Mülahaza: 
-Önder kardeş ana kaynaklara bakarsan bir cariyenin peygamber (s.a.v.)in elinden tutup bir yere götürdüğü ile alakalı ibareleri de görürsünüz. Fetavel muasıra diye Zuhaylı'nın bir eseri var orada da bu fetva sorulmuştu. Uygun bir şey demedik zaten. Sadece bir şeyin haram olması için ya ayet lazım ya da delaleti ve Subuti kati bir nas olmalı... Mesela sakal kesmenin haram olduğunu söyleyenler de aynı hataya düşüyor... Sakal bırakmak sünnetir ama kesmek haramdır diyemezsiniz... Ayrıca ayette la tesuıfu elsınetukum haza helalun ve haza haramun. Litefteru alAllahıl kezıb.... Umarım mesaj anlaşılmıştır... 
el Cevab:
Cariye efendimizin cariyesi mi? (Kaynaktan tam alıntı yapın ki bakabileyim. Cariye küçük kız çocuğu manasına kullanılır. Her iki halde de cariyenin elini tutmak tartışma dışıdır. Giriş bölümünü tekrar okuyun.)
Bir şeyin haram olması için tek kural konu hakkında haramdır şeklinde bir delil olması lazımdır mı diyorsunuz. Elbette böyle bir şey söz konusu değildir. Çünkü kadınlar erkeklerle tokalaşmasın diye bir hadis yoktur.
Sizin ifadenize göre tokalaşmanın haramlığının anlaşılması için ''tokalaşmak haramdır'' şeklinde ayet ya da mütevatir hadis mi olması lazım. Giriş bölümünde ifade ettim. Meselenin özü, evlenmesi caiz olan belirli niteliklerdeki kadın ve erkeğin ten teması açısından durumlarının hükmüdür. 
Ten teması haram mıdır helal midir? Ten teması belirli şartlarda haramdır. Zina nikah akdi olmaksızın olan ten temasıdır. Eğer cinsel ilişki içerirse ayrıca had cezası gerektirir bir büyük günah olur.  Tokalaşmanın, öpüşmenin, el öpmenin, koklamanın, videosunu seyretmenin hükmünü de yine bu asla göre veriyoruz ve onlarda haramdır.  İslam fukahası da bu açıdan belirli bir çerçevede tokalaşmak haramdır demişlerdir. Mesele de buradan sonra başlıyor. Kadınlarla erkekler tokalaşabilirler mi diye baktığımızda efendimizin ben kadınlarla tokalaşmam dediği ve hiçbir yabancı kadınla tokalaşmadığı sabittir. Elin zinası da tokalaşmaktır hadisi de sabittir.  Bunları yukarda açıklamıştım. Açıkladığım konular konu hakkında apaçık nas olmadığını ifade eder niteliktedir.  
Ama konu hakkındaki hüküm efendimizin davranışı ve tokalaşmak isteyenleri reddetmesi, istekler karşısında ayıp olur utanırlar vs. diye düşünmemesi, şiddetle kaçınması haramlık karineleridir. Ben kadınlarla tokalaşmam sözü de konu hakkında apaçık bir tavırdır. O dönem ortamında zinaya yaklaşmayın denilerek zina fiilen işlenirken yasaklanmış zinanın öncüsü fiiller de min babi evla yasaklanmıştır. ''Allaha iftira etmek.'' ile alakalı ayeti bu konuda yazmanız ise nezaketsiz bir delillendirme olmuş. Yazdıklarımı delilleriyle yazdım. Vechul istidlallerle yazdım. 
Tek haramlık hükmü verme aslı; bir konudaki açık nas olmasıdır lafı; mebadi seviyesinde usul okumuş bir adam lafıdır. Allaha iftira ise lanet sebebidir. Bu yazılanları yazan bir insan Allah’a iftira etmekten korkmayacak bir insana mı benziyor.
Ayeti nereden aldınız acaba ayetleri bir konu da delil olarak kullanırken de ayetleri yazarken de doğru yazmalısınız. Böyle yazmışsınız. '' La tesuıfu elsınetukum haza helalun ve haza haramun. Litefteru alAllahıl kezıb.... '' Ama ayetin doğru yazılışı söyle olmalıdır. 
وَلاَ تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ الْكَذِبَ هَذَا حَلاَلٌ وَهَذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُواْ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ إِنَّ الَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى اللّهِ الْكَذِبَ لاَ يُفْلِحُونَ {النحل/116}
 

[1] el Elbani, Sahih el Camii's-sağir, ıı.1205 h no: 7177 2 el Elbani, Sahih el Camiis Sağir, II. 1205 7177. Ayrıca bkz. et Terğib ve't-Terhib, ıı. 39 s. 
[3] İbn Hacer el Askalani, Fethul Bari, xı.504. Ayrıca bkz. Ahmed b. Hanbel, el Müsned, II.349 ; el Iraki, Tarhu't-Tesrib, VIII.21.
[4] en Nevevi, Şerh Sahih Müslim, XVI. 205 vd.
[5] en Nevevi, Şerh Sahih Müslim, XIV. 139 s.
[6] Ebu Davud, es Sünen, II.246; et Tirmizi, es Sünen, v.101; Ahmed b. Hanbel, el Müsned, v. 353; el Hakim, el Müstedrek III. 194.
[7] et Tirmizi bu rivayete hasen –sahih derecesindedir hükmünü vermiştir. et Tirmizi, es Sünen, IV. 152 s. İbn Kesir bu rivayete sahihtir demiştir. İbn Kesir, Tefsiru'l-Kurani'l-azim, IV.352 s.
Bu hadis hakkında bkz. İbn Abdurrezzak, el Musannef, VII.6s. H no: 9826.
[8] Ahmed b. Hanbel, el Müsned, II. 213 s.; İmam el Munavi bu hadisin senedinin hasen derecesinde olduğunu ifade eder. el Munavi, Feydul Kadir, V. 186 s.
[9] Bkz. İbn Hacer,Telhis el Habir ,IV. 169 s.
[10] Bkz. İbn Hacer, Fethul Bari XIII. 204; karşılaştırın; İbn Hacer, el İsabe IV.235 ; İmam Malik, el Muvatta 1842; İbn Mace, es Sünen,H no: 2874 .
[11] el Mümtehine 10 
[12] el Kurtubi, Ahkamu'l-Kuran XVIII. 62 s.; Bu konudaki Buhari'nin rivayeti için Fethu'l-bari şerh Sahih el Buhari , XI. 345 vd.; en Nevevi, şerh Sahih Müslim'e XIII.10 s. müracaat edilebilir.
[13] İbn Hacer,Fethul Bari Şerh Sahih el Buhari , X. 261 s.; en Nevevi, şerh Sahih Müslim XIII. 10 .Ayrıca bakınız el Elbani , Sahih Sünen ibn Mace, h no: 2324.
[14] el Merginani, el Hidaye, VIII. 460 - (el Hidaye maa Tekmilet şerh Feth el Kadir)
[15] es Semerkandi, Tuhfetul Fukaha, III:334 s.
[16] el Meydani, el İhtiyar li ta'lil el Muhtar , IV. 156 s.
[17] ibn Abidin, el Haşiye  VI. 367
[18] ez Zeylai, Tebyinul Hakayik ,VI.18
[19] el Kasani, el Kasani Bedaius Sanai, VI .2959.
[20] el Kurtubi, Ahkamul Kuran, IV. 1791; Arıdat el Ahvazi VII. 95; el Munteka Şerhul Muvatta; VII. 308.
[21] en Nevevi, el Ezkar, 228 s.; İbn Hacer ,Fethul Bari XVI. 330 s.
[22] Menaru's Sebil II.142 
[23] en Nizam el İctimai fil İslam s. 35