Hit (1164) F-1122

Kuran Ayetlerinin Bazılarının Tarihselliği İddaası ve Kuran Ayetlerinin Tarihselliği İnancının Hükmü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Kur'an
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2016-04-16 Güncelleyen : /2016-04-20
Soru: Bir insan Kur-an ayetlerinin bir kısmı indirildikleri zamandaki insanlara muhatap olur bu günde geçerli değil dese bu kişinin iman durumu ne olur tekrar Kelime-i şehadet getirmesi gerekir mi delilleri ile beraber izah ederseniz sevinirim. (14 Nisan 2016)

el Cevab: Kuranın bazı ayetlerinin ve hükümlerinin tarihselliği tezinin sahipleri benim araştırmalarım ve eserlerinde okuduğum fikirleri çerçevesinde dayanakları ve vardıkları neticeler açısından çok sayıda ayetle ve islami değerle çelişen bir inançtır. Ve sahipleri İslam dairesi dışındadır.

İnançlar Açısından Kuran İslamı Ve Geleneksel İslami Anlayışın Farklılaştığı Konular
Dinin sadece Kuranda var olan inanç amel ve ahlak değerlerinden oluştuğu görüşü aşağıdaki konular açısından asrı saadetteki İslam anlayışıyla kuran ayetleriyle ve sünnet naslarıyla çelişki halindedir.
Bu konuların tamamı hakkında geniş delilleri içeren cevaplarımız daha önce grupta verilmişti.

1-Allah Ve Rasulune İtaat Gereği İnanç İlkesi İle İlişkisi: 
2-Kadere İmanın İnkarı Problemi: 
3-Kadının Yaratılışı Konusu 
4-Kadınların Cehennem Ehlinin Çoğunluğunu Oluşturmaları Konusu:
5-İsa Asın Ref Ve Nuzulü Konusu
6-İsra Ve Miraç Mucizesi 
7-Ehli Kitabın Cennete Girmesi:
8- Kur'an Tasavvurları 
9- Vahiy Tasavvurları
10- Melek Tasavvurları 
11- Ahiret Ve Cennet Ve Cehennemle Alakalı Tasavvurları
12-Peygamberlere İman İle İlgili Tasavvurları

1-Allah Ve Rasulüne İtaat Gerekliliği İnanç İlkesi Açısından, Kuranın Bazı Ayetlerinin Tarihselliği Düşüncesinin Durumu 
Ayetler: 
"Bir şeyde ihtilaf ettiğinizde Allaha ve Rasulüne müracaat edin." 1
"Peygamber size ne getirirse onu alın, nelerden sakındırırsa onlardan da sakının." 2
"Ey Peygamber sana rabbinden indirileni tebliğ et, eğer tebliğ etmezsen onun sana verdiği elçilik görevini yerine getirmemiş olursun." 3
- "Ey İman edenler Allaha ve Rasulüne itaat edin 4 Onlara eğer Allah’ı seviyorsanız, bana itaat edin ki Allah ta sizi sevsin de..." 5
- "Allah Resulünde sizler için güzel örnekler vardır." 6
Biz sana zikri (vahyi) insanlara indirileni (Kur'anı) açıklayasın diye indirdik" [4] denilmek suretiyle Kuranın açıklamasının da peygamber tarafından vahiyle yapıldığı ifade edilmektedir.
Peygamberin Kur'an açıklamaları en azından "O hevasından konuşmaz söyledikleri hep kendisine indirilen vahiydir"7 ayetine göre vahye dayanmaktadır. Kuranın Allah'ın kasdettiği şekilde anlaşılması, daha önce' araplarca bilinmeyen bu yeni Şeriatin kavramlarının (örneğin namazın içeriklerinin) vahiyle tesbit edilmesini zorunlu kılar.

Bu ifade ettiklerimizden teşri için indirilen vahyin Sünnet ve Kitap şeklinde indirildiği anlaşılmaktadır. Teşri için indirilen vahyin bir kısmının tahrif olmak için bırakılıp, bir kısmının korunma altına alınması diye bir şey söz konusu olamayacağına göre , "Zikri biz indirdik onu yine biz koruyacağız", ayeti kerimesinin kapsamına sünnet te zorunlu olarak giriyor olmalıdır...

Geleneksel İslam mensupları islamın ana kaynaklarının kuran ve onun tebliğcisi olan peygamber (sas) in haber verdiği değerlerden (sünnetten) olduğunu söylemektedirler. 
Kuran islamı anlayışının Peygamberin açıklamalarının teşri değeriyle alakalı muttarıd bir görüşü yoktur. 
Ama hemen hemen hepsinin sünnet metinlerinin korunmuş olması üzerinde ciddi kuşkuları vardır. sünnetin tedvininin bizzat Allah Rasulü tarafından yasaklanmasıyla alakalı rivayetle sünnetin dinden olmadığına delil getirmektedirler.
Peygamberin tebliğci ve açıklayıcı olarak gönderildiğini ifade eden ayetler çok sayıda ve gayet eçık bir şekilde sünnetin teşri değerini ispat ederken, sünnet metinlerinin Allah Rasulü tarafından yazılmasının yasaklanmasından sünnetin dinden olmadığına delil bulmaya çalışmaları tutarsızdır. 
Kuran karşısında sünnetin yazılmasını yasaklayan hadis rivayetiyle delillendirme esasen kendi büyük iddialarını çürütücü niteliktedir.
Sünnetin teşri değeri olmadığına sünnetten delil getirmiş olmaktadırlar. 
Söz konusu yasak kuranın henüz yeni yazılmaya başlandığı dönemde ve vahiy katiplerine getirilmiş bir yasaktı. Aynı dönemde yazma bilen diğer sahabilerin sünnet metinlerini yazmaya devam ettikleri sünnet tarihi ile ilgili kaynaklarda mervidir. 

Sahabenin bir konuda anlaşmazlığa düştüklerinde kurana müracaat etmelerini de sünnetin teşri değerini reddederken kullanmaktadırlar. Yine aynı çelişki burada da söz konusudur.

Sahabe sünneti değil kendilerinin daha önce duymadıkları bir hadisi duyduklarında ve bu hadis iyi bildikleri diğer kitap ve sünnet kültürüyle çeliştiğinde bu tür tavırlar sergilemişlerdir.