Hit (1808) Y-3976

Ali Ufki Bey

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : 17.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : Polonya/Lvov D.Tarihi :
Ö.Yeri : İstanbul Ö.Tarihi : 1672-1680
Görevi : Tercüman Uzm.Alanı : Bestekâr
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Arabça, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Latince, Lehçe, Türkçe, Yunanca Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-11-11 Güncelleyen : /0000-00-00

Ali Ufki Bey

Leh asıllı bestekâr ve musikişinas, Kitâb-ı Mukaddes'i Türkçe'ye ilk çeviren mütercimdir.

Aslen Leh (Polonya) mühtedisi olup asıl adı Albert Bobovvski'dir.

Adı Latince ki­taplarda Albertus Bobovius, Batı kay­naklarında ise Hali Beigh olarak geç­mektedir.

Bazı kaynaklarda 1610'da Po­lonya'nın Lvov şehrinde doğduğu kayıtlı ise de bugüne kadar yapılan araştırma­larda hayatı, doğum, ölüm tarihi ve yeri hakkında kesin bilgiler elde edilememiş­tir.

Ailesi, çocukluğu ve ilk öğrenimi ko­nusunda da aydınlatıcı bilgiler yoktur.

Ancak eserlerinden, muhtemelen esir olarak İstanbul'a gönderilmeden önce iyi bir tahsil gördüğü ve birkaç dil öğ­rendiği anlaşılmaktadır.

Claes (Nicholas) Ralamb, 1657de bizzat kendisinden din­lediğini belirterek onun 1645'te Venedikliler'le yapılan savaşta Osmanlılar'a esir düştüğünü, sarayda Enderun'a alı­narak yetiştirildiğini ve burada on yıl ha­nendelik yaptıktan sonra padişah tara­fından azat edilerek sipahi ulufesi aldığını nakletmektedir.

Polonya kaynakla­rına dayanan Franz Babinger ise önce sarayda esir olarak çalıştığını, adını be­lirtmediği bir Türk asilzadesinin hizme­tine girdiğini, bir müddet sonra da azat edildiğini yazmaktadır.

Bizzat kendisi, Sultan İbrahim ve IV. Mehmed dönemlerinde sarayda görev aldığını, Enderun'da ilim, fikir ve sanat kabiliyetini geliştirdiğini, bazı genel ma­hiyette bilgiler yanında Doğu ve Batı dil­leri ile Türk klasik ve halk mûsikisini öğ­rendiğini, kısa sürede santur çalmakta maharet gösterdiğini, Ufkî mahlası ile şiirler yazdığını ve besteler yaptığını an­latmaktadır.

Yine kendi ifadesine göre, Enderun meşkhanesinde on yıl kadar kalmış, kabiliyet ve maharetiyle dikkati çekmiştir.

Çeşitli yayınlarda, Ali Ufkî'nin başta Latince, eski Yunanca, Lehçe, İn­gilizce, İtalyanca, Fransızca, Arapça ve Türkçe olmak üzere on yedi kadar dil bildiği ve bu bilgisinden dolayı IV. Meh­med zamanında Dîvân-ı Hümâyun baş-tercümanlığında bulunduğu belirtilmek­tedir.

Muhtemelen, hayatının büyük bir kısmını geçirdiği İstanbul'da ölen Ali Uf­kî'nin ölüm tarihine dair verilen bilgiler de birbirini tutmamaktadır. Çeşitli kay­naklarda 1672, 1675, 1676 veya 1680 tarihlerinde ölmüş olabileceği yolunda rivayetler vardır.

Çok yönlü bir şahsiyete sahip olan ve şöhreti IV. Mehmed devrinde iyice yayıl­mış bulunan Ali Ufkî eserler bestelemiş, çeşitli hatıratlar kaleme almış ve tercü­meler yapmıştır.

İstanbul'da bulundu­ğu yıllarda dönemin önde gelen devlet adamlarıyla, Hafız Post, Nazîm Çelebi gi­bi sanatçı ve musikişinaslarla tanışan, zaman zaman onların meclislerinde bu­lunan Ali Ufkinin yabancı sefirler, şar­kiyatçılar ve Bat kütüphaneleri için yaz­ma eser toplayanlarla buluşup sohbet ettiği, daha sonra hâtıralarını yazan bu kişilere saray teşkilâtı ve yaşayışı hak­kında bilgi verdiği de bilinmektedir.

Ja-cop Spon, Cornelio Magni, John Covel, J. B. Tavernier ve Antoine Galland bun­lar arasındadır.

Ayrıca dostlarından Hol­landa'nın o zamanki İstanbul sefiri müs­teşrik Levinus warner'in siparişi üzeri­ne Kitâb-ı Mukaddes'i Fransızca çeviri­sinden bölümler halinde Türkçe'ye ter­cüme etmiştir.

Eserleri:

Kitâb-ı Mukaddes Tercümesi

Mûsiki ile İlgili Eserleri:

Şiir ve Şarkı Mecmuası

Mecmûa-i Sâz ü Söz'

Saray ve İslâmî Âdetlere Dair Eserleri:

Serai Enderum Cive Penetrale deli' Serraglio detto nuovo dei G. Stie Re Ottomani, La descrittione del loro vi-vere e costumi ed altri essercitii da me Alberto Bobovio...

A True Relation ot Designes Menaged by the Old Oueen, Wiie of Sultan Ahmed....

Tractatus Alberti Bobovii Turcarum Imp. Mohammedis IV. olim Interpretis Primarii, De Tur­carum Liturgia...

İslâmî Âdetler, Resmi Şahsiyelere Verilen Elkâb

Dile Dair Eserleri:

Türkçe Gra­mer

Dia-logues en Français et en Turc. Fransızca

Dillerin Altın Kapısı

Yukarıda sayılan eserlerden başka, İstanbul'da 1657-1658 yıllarında İsveç büyükelçiliği yapmış olan Claes (Nicholas) Ralamb'ın Ali Ufkîden satın aldığı 137 adet minyatürün de Ali Ufkînin eseri olabileceği belirtilmektedir. Bu minyatürler halen Stockholm'de Kungelige Bibliothek'te (nr. 10) bulunmaktadır. Ali Ufkînin ayrıca Dr. lsaac Basire'e 1666'da yazdığı mektupları ile Mezmûrlar tercümesi ve besteleri tesbit edilmiştir. Paris Bibliotheque Nationale'de Şark Yazmaları arasında (Suppl. Turc 472) kayıtlı bulunan eser Hz. Davud'un ilk on dört mezmûrunun hece vezniyle Türkçe'ye tercümesi ile notalarından meydana gelmektedir.
website website open