Hit (3084) M-1736

Ermeni Toplumunu Osmanlıdan Koparan Ermeni ve Amerikan Ermeni Okulları

Yazar Adı : İlim Dalı : Tarih
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Makale Türü :
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-11-03 Güncelleyen : /0000-00-00

Ermeni Toplumunu Osmanlı'dan Koparan, Ermeni ve Amerikan-Ermeni Okulları

Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan çeşitli azınlık gruplarından biri olan Ermeniler, Osmanlı tebaasının tabi olduğu yasalar ve kurallar çerçevesinde yaşamlarını sürdürmekte,tıpkı diğer cemaatler gibi kendi millet okullarında çocuklarını eğitmekteydiler.

Yıllarca süregelen olağan bir yaşantının birden bire değişime uğraması, huzursuz ve gitgide bağlı olduğu devletten her anlamda uzaklaşan bir toplum oluşması, buna bağlı olarak siyasi bir kimliğe bürünen millet okullarının tarihi süreç içerisindeki hikayesi“Ermeni Sorunu”ifadesinin ortaya çıkışına neden olan olgulardır.[1]

Ermeni toplumundaki bu hızlı değişimi sağlayan da Ermeni-Amerika ilişkisi olmuştur. Ermenilerin Amerikalılar ile tanışıp kültürel ve siyasi açıdan etkilenmeleri, Ermenilerin Osmanlı toplumundan kopmasının başlangıç noktası olmuştur.

Bu olayın mimarları da Amerikalı misyonerler ve tüccarlardır.

Osmanlı topraklarında ve yönetiminde söz sahibi olmak isteyen her Yabancı Devlet için en kestirme en etkin yol, Osmanlı tebaasındaki cemaatleri kazanmak ve böylece onları kullanmaktı.

Her Yabancı Devlet özellikle dini açıdan kendisine yakın bulduğu bir topluluğu maddi-manevi karşılıksız yardımlarla önce etkisi,sonra himayesi altına alır,zamanla kontrolünü elde ederdi.[2]Bunun sağlanabileceği en elverişli yer okullar,bunu saptayacak en elverişli kişiler de misyonerlerdi.

Bu konuya girmeden önce Ermeni toplumunun değişime uğramasında büyük payı olan tüccarlar üzerinde durmak yerinde olacaktır.

Siyasi anlamda Amerika-Ermeni İlişkisinin gerçek mimarları Amerikalı tüccarlar, Osmanlı topraklarına ilk olarak 1797 yılında gelmişlerdi.

Onlar sayesinde 1830 yılında Amerika ile Osmanlı Devleti arasında Amerika’ya“en ziyade müsaadeye mazhar devlet” olma ayrıcalığını tanıyan ticaret anlaşmasının imzalanması Amerika-Ermeni ilişkisinin temelini oluşturmuştu.

Çünkü bu anlaşmanın 3.maddesine göre Amerikalılar Osmanlı topraklarında Simsar kullanabileceklerdi. Simsarlar her din ve devletten olabilecekleri gibi Osmanlı Devleti de bunların çalışmalarına karışmayacaktı. Simsar denilince akla gelen Rumlar ve Ermeniler olduğundan Amerikalı tüccarlar seçim yapma durumunda kalmışlardı.Rumlar kadar fazla iş bağlantısı olmayan Ermeni yakınlaşması,Ermenilere Amerikan Vatandaşlığı hakkının da tanınmasını sağlayan çeşitli imtiyazlar getirmişti.[3]

Tüccarların yanı sıra Amerikalı misyonerlerin de güçlü ve etkin çabalarıyla Ermenilerin Protestanlığa kazandırılmaları konusunda öyle büyük bir çalışma yapılmıştı ki, sonunda 1848 yılında Osmanlı Devleti Protestanları bir cemaat olarak tanımakla kalmayıp Ermeni Milletini de Gregoryan,Katolik ve Protestan Ermeniler olarak üç ayrı kategoride kabullenmek zorunda kalmıştı.[4]

Bütün bu çabaların nedeni de dine kazandırılan her kişinin siyasi açıdan da o devlete sadık bir eleman olarak kazanılması demek oluşuydu.[5]

Misyonerlerin bu çalışmalarına hizmet edecek en elverişli ortam eğitim kurumlarıydı.

Önceleri çok çeşitli yardımlarla yanaştıkları Ermeni Cemaat Okullarını himayeleri altına alıp Amerikan-Ermeni okulları olarak programlayan sonra da Ermenileri de öğrenci olarak kabul eden Amerikan okullarını açan Amerikalılar; bu Okulları siyasi kimliğe büründürüp, eğitimi maske olarak kullanan,siyasi faaliyet ağırlıklı kurumlar olarak çalıştırmaya başlamışlardı.

Aslında azınlık ve cemaatler de herhangi bir Yabancı Devlet’in himayesine girmekte büyük bir istek ve sabırsızlık gösteriyorlardı. Çünkü böylece Osmanlı Devleti’nin denetiminden uzak ve himayesine girdiği devlete tanınan imtiyazlardan yararlanabilecek[6]kendisine daha önce aşılanmış olan“bağımsızlık” bilinciyle rahat hareket edebileceklerdi.[7]

Bu da eğitim maskesi altında siyasi faaliyetlerin odak noktası haline gelmeye başlayan okullar sayesinde olacaktı. Misyonerlerin dini nedenlerle başlattıkları bu etkileme çalışmaları giderek azınlık okullarının, himayesine girdikleri devletin çıkarları doğrultusunda Osmanlı toplumu için zehirli otlar haline gelmelerine yol açtı.[8]

1906 tarihli bir belgede Sivas Vilayetinde ve civarında bulunan bazı misyonerlerin aslında Amerikalı Misyonerler olmadıkları, o kıyafete girmiş kötü niyetli Ermeniler oldukları belirtilmektedir.[9]

Bazı belgelerde Protestan Misyonerlerinin silah ve zararlı evrakla yöre halkını ayaklanmaya teşvik ve tahrik ettikleri konusu yer almaktadır.[10]

Ermeni çocukların misyonerler tarafından bazen kandırılarak, bazen zorla okullara öğrenci olarak alınışını konu edinen,Hacin kazasında Amerikan Misyonerleri tarafından daha önceden inşa edilmiş olan yetimhanenin gittikçe genişlemekte olmasından ve Ermeni çocukların zorla denilebilecek bir şekilde yetimhaneye alınmalarından söz eden belgeden,Amerikan Misyonerlerinin çabalarını,Ermeniler üzerinde yoğunlaştırdığı anlaşılmaktadır.[11]

Amerikalı misyonerlerin Ermeni okullarını, dolayısıyla Ermeni toplumunu etki altına alabilmelerinde en büyük rolü maddi olanaklar oynuyordu.Bu olanaklar da 1810 yılında Boston’da kurulan“American Board of Commisioners for Foreign Missions” Misyonerlik örgütü tarafından sağlanıyordu.

Amerikan halkı bu örgüte Osmanlı topraklarındaki eğitim-öğretim amacı için harcanmak üzere 200.00 dolar vermişti.[12]

Bu örgüt özellikle 1819 yılında Osmanlı topraklarını programına alınca 1821 yılından itibaren maddi olanaklarla donatılmış misyonerler gönderilmeye başlanmıştı. Amerikalı Protestan Misyonerleri Osmanlı topraklarını karış karış gezerek kapsamlı, bilinçli,planlı ve programlı bir çalışma sergilemeleri A.B.of C.For.F.M.Örgütünün diğer misyoner teşkilatlarını geride bıraktığının bir göstergesidir.

Maddi bakımdan oldukça güçlenen misyonerler 1830’lardan sonra Ermeniler arasında eğitim seferberliği başlatmışlardı.[13]

Ermeniler için ilk Misyoner okulu 1834 yılında İstanbul-Beyoğlu’nda açıldı.1836 yılında açılan İkinci Ermeni Misyoner Okulu, Ermeni Kilisesi’nin direnişi üzerine kapatılınca, Amerikalı misyonerler Anadolu’ya ağırlık verdiler. Önceleri yalnızca din eğitimi üzerinde duran misyonerler daha fazla öğrenci çekmek amacıyla laik eğitime ağırlık vermeye, ruhban okullarını High School’lara,kolejlere dönüştürmeye başlamışlar,1852 yılında çok önemli bir merkez konumunda olan Harput Misyoner İstasyonu’nu hizmete sunarak,kuruluştan yedi yıl sonra bu merkeze bağlı olarak“Harput Misyoner Koleji”ya da diğer adıyla Ermenilerin “Yeprad Koleji”dediği“Fırat Koleji”ni açmışlardı.[14]

Bu okulda halıcılık, marangozluk, demircilik, kunduracılık,çiftçilik eğitimi verilmekte olup biçki-dikiş atölyelerini de içine alan imalathaneler de bulunmaktaydı.Okuldan mezun olan başarılı Ermeni gençler eğitimlerini tamamlamak üzere Amerika’ya gönderilmekteydi.[15]

Ancak bu okulda verilen eğitimin yanı sıra Ermeni Gençlere kazandırılan siyasi kimlik olukça önemliydi. Osmanlının aleyhine, Amerikalıların lehine bir görünümle bu okulda Ermeniler,Amerikalı Prof.Earle’ün“American Missions in the Near East”adlı eserindeki deyişiyle“dillerini ve tarihsel geleneklerini yeniden üstün tutmayı öğrenip,Batı’nın siyasal,toplumsal ve ekonomik ilerleme ideallerini tanıdılar.Bulundukları duruma karşı daha etkin bir hoşnutsuzluk duymayı ve köylü Müslüman komşularına karşı daha keskin bir üstünlük duygusu beslemeyi”öğrenmişlerdi.[16]

İşte tüccarların başlatıp Misyonerlerin sürdürdüğü Ermeni Protestanları himaye konusu Amerika’nın Osmanlı toprakları için belirlediği siyasetin çıkış noktasını oluşturmuştur. Amerikalılar,Ermeniler için çalışıyor gibi görünüp,kendi çıkarları doğrultusunda onları yönlendirip kullanmayı amaçlamışlardı.Çünkü Amerika için Ermeni Milleti değil onların kendisine sağlayacağı olanaklar ön plandaydı.Bunu düşündürün şeye gelince;Amerika’nın Sivas Konsolosu Mr.Jewet’in kendi ifadesiyle ilintilidir.

Mr.Jewet’in“ Ermeniler karaktersiz ve yurt sevgisinden yoksun bir topluluktur.Sıradan bir Ermeni göze girmek ve para kazanmak ve hatta intikam almak için casus,muhbir ve çok zamanda sahte muhbir olmaktadır.”Ermeniler aleyhindeki delilleri genellikle Türkler değil,Ermeni casuslar,paralı Ermeni muhbirler veya tutukluların Ermeni Arkadaşları toplamaktadır.[17]sözleri karşısında,haklarında bu kadar olumsuz düşündükleri bir topluluğu neden koruma altına aldıkları,ancak Osmanlı topraklarının yeraltı ve yerüstü zenginliklerini kullanabilmek için,hak sağlayıp,söz sahibi olabilmek amacıyla Ermenileri bir araç olarak kullanmayı düşündükleri şeklinde yorumlanabilir.

4 Kasım 1887 tarihli, Sivas Konsolosu Mr.Jewet’in raporunda“Anadolu’nun maden kaynakları açısından zengin olduğu bu kaynakların pek geliştirilmediği,başka bir yönetimin elinde olsaydı yüzyılın en büyük veriminin ve servetinin sağlanacağı” sözlerinin yer alması,Amerika’nın ekonomik açıdan asıl hedeflerini ve bu nedenle Ermenilerin koruyuculuğunu üstlendiğini ortaya koymaktadır.[18]

Amerikalılara göre Ortadoğu’ya yerleşmenin, Rusların Akdeniz’e inişinin engellenmesinin anahtarının, ancak kendisine sadık ve yakın olan bağımsız bir Ermeni Devletinin kurulmasıyla olacağı kanısıdır ki, Amerikalıların Ermeniler için birkaç yönde uğraş vermesine neden olmuştur.[19]

Hem Osmanlı toprakları üzerindeki Ermenileri himayesine alıp etkilemiş, hem Amerika’da Ermenileri ezilmiş zavallı bir toplum olarak tanıtarak duygusal yönden ve maddi açıdan büyük taraftar toplamış hem propaganda aracılığıyla bu düşüncelerini diğer devletlere anlatabilme olanağını bulmuş hem de misyonerler ve konsolosluklar vasıtasıyla Ermenilerle arasındaki bağı daima canlı ve sıcak tutmuştur.[20]

Ermenilere yakınlık gösteren yalnızca Amerikalılar değildi. Ermenilere Fransızlar da yeterince destek ve yardımda bulunmuşlardı. Bu yardımlar öylesine büyük boyultarda idi ki bazı Ermeni Okulları’nın yönetim kademesi yardım aldığı Fransa’yı benimsemiş adını da Fransız-Ermeni Okulu olarak değiştirmişti.[21]

Ermeni Okulları planlı—programlı, düzenli ve devamlı gelişmekte olan eğitim kurumlarıydı. Yeni ve değişik eğitim sistem ve tekniklerini de uygulayan yerlerdi.[22]

Yeri gelmişken bunlardan biri olan İstanbul Şişli’de ki“Nortibros Ermeni”okulundan söz etmek konuya açıklık getirecektir.[23]

18 Ekim 1909 tarihinde Ohannes Hintliyan ve Kalust Malatyan tarafından kurulan okulda Belçika’dan uyarlanan Pedagojik bir düşünce ürünü olan“Ecole Nouvelle”metodu uygulanmıştı.[24]

Bu fikir 1889 yılında İngiltere’de“The New School Abbotshorme”adıyla Dr.Cecil Reddie’nin müdürlüğü sırasında uygulamaya konulmuştu. Bu sistem yatılı-yatısız erkek öğrencilerin fikir eğitimi yanında beden eğitimi alması, öğrencinin her şeyi pratik olarak görmesi, bilgiyi kendisinin arayarak bulması,dışarıdan içeriye değil içerden dışarıya doğru öğrenmenin benimsenmesi ve öğrencinin yaşantısını her yönüyle göz önünde bulunması ilkesine dayanmaktaydı.[25]

Ermeni Okullarının tarihi süreç içerisindeki gelişimine XVIII. Yüzyılın sonlarına dönerek bakacak olursak; XVIII. Yüzyılın sonlarında Ermeni okullarının dini denetimden uzak modern okullar görünümünde olduğunu anlarız.[26]

İlk resmi Ermeni Okulu 1790 yılında Amira Miricanyan tarafından Kumkapı Fıçıcı sokakta açılmıştı. Ermeni toplumunun varlıklı kesiminden olan Amiraların önderliği ve Kilisenin işbirliği ile açılan okullara mali kaynak bulma işi“Ermeni Cemaat Meclisi Esnaf Temsilcileri”tarafından üstlenilmiş,sonunda“10 Amira”dan oluşan bir kurula devredilmişti.[27]

Gittikçe yaygınlaşan ve gelişen okullar Yüksek Okul ihtiyacını doğurmuştu.1838 yılında Üsküdar’da ilk yatılı Ermeni Okulu olan“Cemeran”açılmıştı.[28]1841 yılında kapatılmış 1846 yılında Yedikule’de yeniden açılan okula yoksul öğrenciler parasız, varlıklı öğrenciler 3.000 kuruş vererek devam etmeye başlamışlardı.

Okul yönetmeliğinde öğretmenlerin öğrencilere dayak atmasının yasak olduğu ibaresi yer almaktaydı. Öğrenciler yalnızca Ermenice konuşacaklar, okul idaresinin izni olmadan çocuklar okuldan alınıp sanata verilemeyeceklerdi.

Ancak Amira’ların kullandığı eğitim sistemi, onlarla esnaf arasında sürtüşmeye yol açmıştı. Osmanlı Devleti’nde 1851 yılında Encümen-i Daniş’in kurulmasıyla da bu fikir çatışmasının boyutları büyümüştü. Çünkü 1853 yılından sonra Ermenilerin kendi içlerinde kurdukları 14 kişilik“Maarif Komisyonu”eğitimi Amiraların denetiminden alıyordu.1860 yılında Ermeni Cemaatinin uyguladığı“Nizamname-i Milleti Ermeniyan”ile Ermeni okullarının denetimi Maarif Komisyonuna verilmişti.[29]1900 yılında İstanbul’da 40 adet,Anadolu’da 800 civarında Ermeni Okulu bulunmaktaydı.[30]

Ermeni“Hayoç Miyacyal Interrutyan Cemiyeti”ile“Azkanivar Hayuhyaç lnterrutyan Cemiyeti”Anadolu’nun çeşitli yerlerinde önemli sayıda okul açmışlardı.[31]

Bunların yanı sıra misyonerlerin de Ermeniler için açtıkları okullar olukça etkin durumdaydılar.

1852 yılında Harput Misyoner İstasyonu’nun açılmasına bağlı olarak 1855 yılında açılan Harput(Yeprad-Fırat)Koleji’nin ilk amacı Ermeni-Protestan din adamı yetiştirmekti*Bu okul hakkındaki bilgileri Harput Amerikan Konsolosluğu’nun raporlarından öğreniyoruz.[32]

16'sı Ermeni olan 300 Amerikan vatandaşının çalıştığı konsolosluk, okulun diploma törenini konsolosluk binasında düzenleyecek kadar okulla iç içe, dayanışma halindedir.[33]

26 Haziran 1901 tarihindeki Diploma Törenine parayla satılan biletlerden alan 1000’e yakın konuk katılmış, pek çok kimse bilet bulamadığı için törene katılamamıştı.[34]Bu rakam okula duyulan ilgi ve nüfus yoğunluğu hakkında bir bilgi vermektedir. Törende konsolos Mr. Thomas H.Norton’un yaptığı İngilizce konuşma Türkçe ve Ermenice’ye çevrilmişti.[35]

Okul ve tören hakkındaki bilgileri içeren konsolosluk raporunda törene Vali’nin Kaymakamın, Maarif Müdürü’nün ve Ordu Kumandanı’nın katıldığı ve çalışmaları takdir ettikleri belirtilmektedir.

Konsolosluk Mr.Norton raporunda;Harput Koleji’nin Amerikan ideallerini,yaşama biçimini yerleştirmede etkili olduğunu, Amerika’dan buraya getirilen en iyi şeyin kolejin bütün sınıflarında Amerikan ticaret yaşantısı,konforu ve serveti hakkında bilgi verilmesi olduğunu,Amerikanvari yaşama ideali,iş ahlakı ve zaman kavramını,modern bilimdeki gelişmeleri,Amerikan düşünce sistemlerini ve hayat kazanma biçimini toplumun bütün sınıflarına öğretmekte bulunduğunu belirtmekte ve devam etmekteydi“okulda 1000 den fazla öğrenci vardır.Bu rakam Anaokulu ve Lise çağındaki çocukları kapsar.Yeni inşaatlar sürdürülmekte olup Harput Koleji ve birimleri tam bir kampüs görünümündedir”[36]

Okul binaları daima taştan birkaç katlı ve değişik hizmetleri verebilecek nitelikteki müştemilata ve büyüklüğe sahipti.

Giresun’daki Ermeni okulundan söz eden bir belgede erkek ve kız çocukları için yaptırılacak okul için ruhsat istenmekte ve ruhsat alabilmenin şartlarından olan binanın, boyutları hakkında bilgi verme işlemi sırasında okulun 36.5 m.Uzunluğunda 28.5 m. Eninde ve 20 m. Yüksekliğinde,3 kapılı 140 pencereli 43 odalı ve 5 mağazalı bir yapı olduğu belirtilmektedir.[37]

Bu belgeden de anlaşılabileceği gibi okul binaları geniş, büyük ve her türlü hizmet için elverişli yapılardır.

Bir bakıma Amerikalıların açtıkları konsolosluklar Ermeniler ve Misyonerler içindir. Çünkü o tarihlerde Anadolu’da misyonerler ve bazı kurumlarda görev yapan personelden başka Amerikan vatandaşı olmadığı gibi ticari çıkarlarda söz konusu değildi.[38] Ama çıkarları söz konusuydu. Amerikalılar Osmanlı topraklarının yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin kullanılabilmesi açısından söz sahibi olabilmek amacıyla Ermenilerin aracı-basmak olarak kullanılması düşüncesiyle Osmanlı toprakları üzerinde bağımsız bir Ermeni Devleti kurulması yolunda destekleyici olmuşlardı.[39]

Ermeni sorunu yalnızca Amerika tarafından yaratılmış ve desteklenmiş bir sorun olmamakla birlikte, bu devletin tutumu nedeniyle büyük boyutlar kazanmıştı ki burada Amerikalıların yanı sıra Fransızların Katolik Ermenilerle olan ilgisini de vurgulamak gerekir.

I.Dünya Savaşı içinde Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak amacıyla İtilaf Devletlerinin yaptıkları anlaşmalarda Fransa, Harput dahil Sivas’a kadar olan Ermenilerin bulunduğu yöreyi kendi payına almış açık seçik Ermeni milliyetçiliğinin destekleyicisi olmuştu.[40]

Ancak şurası da bir gerçek ki bu sorunun ortaya çıkışında en önemli etken, stratejik merkezler konumundaki Ermeni okullarıydı.

--------------------------------------------------------------------------------

Dipnotlar

*Ankara Üniversitesi,Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi,Ankara.

[1]POLAT,İlknur(Haydaroğlu);Osmanlı İmparatorluğunda Yabancı Okullar,Ankara,1990,s.205.

[2]POLAT,A.g.e.,s.199.

[3]ŞİMŞİR,Bilal;Ermeni Propagandasının Amerika Boyutu Üzerine,Atatürk Üniversitesi Yayın.,628,Erzurum 1984,s.81.

[4]ŞİMŞiR,A.g.e.,s.94.

[5]POLAT,A.g.e.,s.193-196.

[6]POLAT,A.g.e.,s.94.

[7]POLAT,A.g.e.,s.180.

[8]POLAT,A.g.e.,s.181.

[9]KIRŞEHİRLİOĞLU,Erol;Türkiye’de Misyonerlerin Faaliyetleri,İstanbul,1963,s.147.

[10]KIRŞEHİRLİOĞLU,Erol;A.g.e.,s.146,157.

[11]KIRŞEHİRLİOĞLU,Erol;A.g.e.,s.150.

[12]American National Archives,Despatches from U.s.Consults in Sivas(1886-1966),Microcopy No:T-681 Roll 1,15 Eylül 1887 tarihli rapor.

[13]ŞİMŞİR,A.g.e.,s.94.

[14]ŞİMŞİR,A.g.e.,s.95.

[15]ŞİMŞİR,A.g.e.,s.95.

[16]ÖYMEN,Örsan;“Politika Kazanı”Köşesi,29 Eylül 1984 tarihli Milliyet Gazetesi.

[17]ŞİMŞİR,Bilal;Tarihte Ermeni Terörü ve Sivas vilayeti,Uluslararası Terörizm ve Gençlik Sempozyumu Bildirileri(24-26 Nisan 1985),Cumhuriyet Üniversitesi yay.No:17,1986,Sivas,s.102.

[18]ŞİMŞİR,Ermeni Propagandasının Amerika Boyutu Üzerine,A.g.e.,s.111.

[19]ŞİMŞİR,A.g.e.,s.111.

[20]POLAT,İlknur,“Osmanlı İmparatorluğu’nda Açılan Amerikan Okulları Üzerine Bir İnceleme”,Belleten,c.LII,Ağustos,1988,sayı 203,s.634.

[21]Milli Eğitim Bakanlığı Arşivi,Belge No:69.

[22]ÇETİN,Atilla;“Maarif Nazırı Ahmed Zühdü Paşa’nın Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Yabancı Okullar Hakkkındaki Raporu,”İ.Ü. Edebiyat Fakültesi,Güney Doğu Avrupa Araştırmaları Dergisi,10-11,1988-82,s.200.

[23]Özel Okullar Rehberi,MEB.Yay.İstanbul,1964,s.193.

[24]Özel Okullar Rehberi,s.192.

[25]Özel Okullar Rehberi,s.193.

[26]POLAT,Osmanlı İmparatorluğunda Yabancı Okullar,s.183.

[27]POLAT,A.g.e.,s.183.

[28]Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,c.II,İstanbul,1985,s.464.

[29]Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,s.464.

[30]Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,s.493.

[31]Tanzimattan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,s.493.

*Bu Protestan din okulu’nda izlenen ders programını örnekleyen bir belgeden alıntı yapmak,okulların amacı ve kimliği hakkında yeterli bilgisi içermektedir.Mardin’deki Amerikan Protestan Kız Okulu’nun ders programı:“Arapça usulü,Kıraat,Sart ve Nahiv, İnşaa,Türkçe,İngilizce,Hesap,Cebir,Musiki,Coğrafya,Nebatat,Tarih,Felsefe,Hüsn-i Hatt-ı inşaa...” ÇETİN,Zühtü Paşa’nın Raporu, Defter Kısmı.

[32]American National Archives,Despatches from U.S.Consults in Harput(1895-1906),Microcopy No:T.579,Roll 1,No:44,13 Mart 1901 tarihli rapor.

[33]American National Archives,Despatches from U.S.Consults in Harput...13 Mart 1901 tarihli rapor

[34]13 Mart 1901 tarihli aynı rapor.

[35]American National Archives,Despatches from U.S.Consults in Harput.(1895-1906),Microcopy T.579,Roll 1,No:61,27 Haziran 1901 tarihli rapor.

[36]American National Archives,Despatches from U.S.Consults in Harput...1 Temmuz 1901 tarihli rapor.

[37]Başbakanlık Arşivi,Kilise Defterleri,Defter No:7,Belge No:15.

[38]ŞİMŞİR,A.g.e.,s.115

[39]POLAT,Osmanlı İmparatorluğunda Yabancı Okullar,s.206.

[40]POLAT,A.g.e.,s.207.

Yayınlandığı Kaynak :
Yayınlandığı Dergi :
Sanal Dergi :
Makale Linki :