Hit (745) Y-4643

İshak Hocası (Şemseddin Ahmed)

Künyesi : Lakabı : Acem Ahmed Efendi
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : Aydın D.Tarihi :
Görevi : Allame,Hattat,Müderris,Şair Uzm.Alanı : Hat Sanatı
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2014-09-21 Güncelleyen : /0000-00-00

İshak Hocası(Şemseddin Ahmed)
Âlim, şair ve hattat.

Asıl adı Şemseddin Ahmed'dir.
Aydın'ın Sobuca köyünde doğdu.
Kaynaklarda Aydın'ın Güzelhisâr-ı Aydın veya Aydın Güzelhisan şeklinde geçmesi sebebiyle bazı araştırmacılar doğum yerini yanlış olarak Aydın'ın Güzelhisar kazası, bazıları da Menemen'in kuzeyindeki Güzelhisar şeklinde kaydetmişlerdir.
Babası Hayreddin Efendi'nin yanında başladığı öğrenimini Şirvan'da Ni'metullahzâde Efendi'den tamamladı ve ondan icazet alarak Bursa'ya gitti. Bu şehirde büyük itibar gördü.
Uzun süre İran'da kaldığı için ilk zamanlar Acem Ahmed Efendi diye anıldı.
Sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın tezkirecisi İshak Efendi'nin özel hocası olunca İshak Hocası adıyla şöhret buldu.
Sadrazam Fâzıl Ahmed ve Fâzıl Mustafa paşaların hizmetinde bulundu. Fâzıl Mustafa Paşa kendisini İstanbul'a davet ederek Anadolu muhasebecisi yaptı ve beraberinde Belgrad seferine götürdü. Sadrazamın şehid olması üzerine (1102/1691) Bursa'ya döndü.
Yıldırım, İshak Paşa, Hudâvendigâr ve Muradiye (Bursa) medreselerinde müderrislik yapan İshak Efendi Rebîülevvel 1103'te (Aralık 1691) mûsıle-i Sahn, 1107'de (1696) Sahn müderrisi oldu.
1703'te getirildiği Bursa Muradiye Medresesi müderrisliği sırasında 10 Şaban 1120'de (25 Ekim 1708) vefat etti. Sârban Şeyh Meh-med (Deveciler) Mezarlığı'nda Şeyhülislâm Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi'nin kabri yanına defnedildi.

Ölümüne,
"Eyledi Ahmed Efendi ravza-i adni makam" (mücevher);
"Eyleye medrese-i cennet-i ulyâda makam"
mısralannın yanı sıra şiirde Vâkıf mahlasını kullanan oğlu müderris Hocazâde Mahmud Efendi tarafından da,
"Ref edip iki elim fevtine târîh dedim Vâlidim Hâce Efendi ede adni menzil" beytiyle tarih düşürülmüştür.

İshak Hocası, Bursa'da Halvetiyye tarikatının önemli şeyhlerinden Niyâzî-i Mısrî'nin dergâhına devam ederek ona intisap etmiş, Nefeszâde İsmail Efendi'den hat meşkederek ta'lik, tevki' ve siyâkat başta olmak üzere sülüs ve nesihte meşhur isimler arasında yer almıştır.
Her ramazanda nesih hattıyla bir mushaf yazıp Bursa'da selâtin camilerine vakfettiği kaydedilmektedir. Ayrıca onun çeşitli vesilelerle yazdığı edebî mektuplarını (münşeat) bir araya topladığı nakledilir.

Eserleri:
Astronomi, edebiyat, tefsir, hadis, kelâm, mantık gibi alanlarda telif, tercüme, haşiye ve ta'lik şeklinde manzum ve mensur birçok eseri bulunan İshak Hocası'nın başlıca eserleri şunlardır:

1. Risale fi'l-amel bi'r'rub'i'l mukantarât:
Türkçe olan eserde astronomiyle ilgili aletlerin nasıl kullanılacağına dair bilgi verilmiştir. İshak Efendi adına yazıldığı için İshâkıyye adıyla da bilinen eserin Süleymaniye Kütüphanesi'nde nüshaları vardır.

2. Risale ma'mûle fî beyâni'z-zılli ve tahdîdi'l'-cihât ve ta'yîni semti'l-kıble bi'd dâireti'l-Hindiyye.

3. Şerhu dâ'ireti'l-Hindiyye.
Osmanlı Müelliflerinde yanlışlıkla Dâire-i Hendesiyye Şerhi olarak kaydedilen eser kıble tayininde kullanılan dâire-i Hindiyye hakkında bilgi veren Arapça iki varaklık küçük bir risaledir.

4. Vahdetnâme-i Âlem-engîz. (Vahdetnâme)
Divan şiiri diliyle kaleme alınan 2918 beyitlik eser astronominin yanı sıra tarih konularını, peygamber kıssalarını ve yer yer dinî-tasavvufî öğütleri ihtiva etmektedir. Büyük bir kısmı Türkçe, pek azı Farsça olan eser Vahdetnâme adıyla basılmıştır (İstanbul 1302).

5. Sandûkatü'l-ma'ârif.
Muamma ve lugazdan bahseden Farsça bir eserdir.

6. Manzûme-i Akâid.
"Emâlî" ve "Nûniyye" kasideleri tarzında yazılmış Türkçe bir eserdir (İstanbul 1284).

7. Tercüme-i Mukaddimetü'l-edeb,
Zemahşerînin lugata dair eserinin tercümesi olup Aksa'l-ereb fî tercemeti Mukaddimeti'l-edeb (İstanbul 1313) adıyla basılmıştır.

İshak Hocası'nın ayrıca, Tirmizinin Şemâ'ilü 'n-nebî 'sine Akvemü'l-vesâil fî tercemeti'ş-Şemâil adlı tercüme ve şerhiyle Fâzıl Ahmed Paşa'nın isteği üzerine derlediği kırk hadisin tercüme ve şerhi Beyzâvî'nin Tavâli'u'l-envâr fi'l-kelâmı ve Mîr Ebü'l-Feth'in âdâb-ı münazaraya dair eserine haşiyesi ; Kâdî İyâz'ın eş-Şifa Beyzâvî'nin Envârü't-tenzîl ve Teftâzânî'nin Tehzîbü'l-mantık adlı eserlerine ta'likâtı bulunmaktadır.
Türkçe şiirlerinde Ahmedî, Farsça şiirlerinde Hâce mahlasını kullanan İshak Hocası'nın mecmualarda kalmış pek çok gazel, kaside ve lugazı da vardır.
H. Nihal Atsız, asıl adının Ahmed Rızâî olduğunu söylüyorsa da kaynaklarda onun Rızâî nisbesine rastlanmamıştır.