Hit (4383) M-1552

Türkiye Türkçesi Üzerindeki Gramer Çalışmaları ve Bu Çalışmaların Günümüzdeki Durumu

Yazar Adı : İlim Dalı : Türk Dili ve Edebiyatı
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Makale Türü : Müstakil
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-06-25 Güncelleyen : /0000-00-00

Türkiye Türkçesi Üzerindeki Gramer Çalışmaları Ve Bu Çalışmaların Günümüzdeki Durumu

1. Gramer, yalnız bir dilin sağlıklı biçimde öğrenilmesini sağlayan ve o dilin sistem yapısını ortaya koyan kurallar bütünü değil, aynı zamanda, dilin kuşaktan kuşağa aktarılarak kaybolmasını önleyen bir araçtır da... bu bakımdan bir dilin yazı ve kültür dili olarak iki önemli dayanağı vardır. Bunlardan biri sözlük ise öteki de dilin anahtarı niteliğindeki gramer’dir. Gramer, aynı zamanda bir dilin sağlıklı gelişmesinin de temel dayanağıdır. Dil, kültürün ve ulusal varlığın başta gelen ögesi olduğuna göre, gramer de bu başta gelen ögenin temel koruyucusu ve besleyicisidir. Bu durumda bir dilin grameri, kültür değerleri açısından da dil tarihi açısından da o dilin önemli bir alanını temsil eder.

Konumuz Türkiye Türkçesi üzerindeki gramer çalışmaları ve bu çalışmaların günümüzdeki durumudur. Öncelikle, şunu belirtelim ki, Türkiye Türkçesi terimi, geniş ve dar kapsamlı iki anlam taşır. Bu terim, geniş kapsamı ile, Oğuz-Türkmen lehçesine dayanarak Anadolu ve Rumeli bölgesiyle bunlara yakın çevrelerde kurulup gelişen ve XIII-XX. yüzyıllar arasını dolduran Türk yazı diline verilen addır. Bu dönem kendi içinde, Selçuklu ve Beylikler dönemi Türkçelerini içine alan Eski Anadolu Türkçesi veya Türkiye Türkçesi, XV -XIX. yüzyılları içine alan Osmanlı Türkçesi ve günümüz Türkiye Türkçesi gibi alt dönemlere ayrılır. Bu ayrılış, dil tarihi açısından kendini gösteren farklı değişme ve gelişme süreçlerinden kaynaklanır. Dar anlamlı Türkiye Türkçesi ise, Osmanlı Türkçesinin son sınırı sayılan Millî Edebiyat Akımı’ndan ve Yeni Lisan hareketinden başlayarak, ortalama 1910 tarihinden günümüze kadar uzanan dönemi içine alan yazı dilinin adıdır. Buna genel çizgileri ile Cumhuriyet Dönemi Türkçesi de denebilir. Bizim üzerinde duracağımız dönem bu dönemdir; yani dar kapsamlı Türkiye Türkçesidir. Ancak, iki dönem arasındaki konu bağlantısını kurabilmek için, kısaca, birinci dönemin Türk gramerciliği açısından temel niteliğine işaret etme gereği vardır.

1.1. XIII-XIX. yüzyıllar arasını içine alan ve 1839 Tanzimat dönemine kadar uzanan klâsik dönem, gramer yazarlığı bakımından son derece kısır bir dönemdir. Bilindiği gibi, XIII-XIV. yüzyıllar, Türkiye Türkçesinin kuruluş dönemidir. Osmanlı Devletinin kurulup gelişmesi ile birlikte, XV. yüzyıl ortalarından başlayarak, Türkiye Türkçesi; Arapça, Frasça ve Türkçenin karışımından oluşmuş Osmanlıca diye adlandırılan karma bir dil yapısına dönüşmüştür. Bu değişimin ve o dönem anlayışının sonucu olarak gramer yazarlığı da Arapça, Farsça temelinde sarf ve nahivlerle yol almıştır. Osmanlı Türkçesi içindeki Türkçe nasıl horlanmış ve geri plana itilmiş ise, Türk dilinin grameri de aynı ihmal ve küçümsemeye uğramıştır. Osmanlı Devletinde medrese dilinin Arapça olması, bol bol Arapça gramerlerin yazılmasına yol açmıştır. XVI-XIX. yüzyıllar arasında Türkçenin yapısı ile ilgili olarak, yalnız Bergamalı Kadri'nin, Müyessiretü’l ûlum’u gibi tek bir eserin elde bulunması, genellikle böyle bir ihmalin sonucudur.

Bu dönemde batılılar tarafından yazılmış birkaç gramer ile gramer-sözlük arası bazı denemeler vardır. Ancak, bunlar da genellikle, batılı tüccar ve misyonerlere kılavuz niteliğinde pratik amaçlı küçük yayınlardır. Yalnız, içlerinde, bu genel niteliğin dışına çıkarak Osmanlı Türkçesi üzerine daha aydınlatıcı bilgi verenleri de vardır.1

Yapılan Çalışmalar:

1. 2. Gramer çalışmaları ve gramer yazarlığı açısından oldukça hareketli bir dönem, Tanzimat dönemidir. Tanzimat hareketi ile batıya yönelmiş olan Osmanlı toplumu, siyasal ve sosyal yapısı yeni bir düzene sokulmaya başladığından, bu durum, aynı zamanda dilde sadeleşme hareketine ve dolayısıyla gramer çalışmalarına da ağırlık kazandırmıştır. Tanzimat ve onu izleyen dönemlerde, dil konusunun-uygulama bir yana bilinçli bir düşünce olarak ortaya çıkması, o güne kadar geri plana itilmiş olan Türkçenin de ele alınması ve gramerinin yazılması gereğini gündeme getirmiştir. 1851 yılında Encümen-i Daniş’in kuruluşu ile Osmanlı Türkçesi gramerlerinin yazılması karar altına alınmıştır. İşte Ahmet Cevdet ve Fuat Paşa’ların birlikte yazdıkları Kavâid-i Osmaniyye (1851)’den başlayarak 1910 yılına kadar uzanan dönemde, birçok gramerin ortaya konmuş olması, bu anlayış değişiminin sonucudur.

Tanzimat’tan İkinci Meşrutiyet (1908) sonrasına kadar uzanan dönemde yazılan gramerlerin temel özelliği, genel olarak Türkçenin Arap grameri temelinde ele alınıp işlenmesidir. Daha açık bir anlatımla, Türkçenin dil malzamesi, Arap gramerinin kalıpları içine oturtulmuştur.

2. Türkiye Türkçesi ile ilgili gramerlerin başlangıcı 1908’e kadar uzanır. Bu dönemin gramer yazarları, genel olarak üç dilin karmasından oluşan Osmanlı Türkçesini değil, doğrudan doğruya Türkçeyi temel alan yeni bir anlayış ve yeni bir görüşle işe koyulmuşlardır. Ancak, bu tutum yanında, 1908’den Cumhuriyet dönemine hatta 1928 yazı devrimine kadar uzanan yıllarda, gramer anlayışına ve yazılan gramerlere yöntem bakımından batı gramerlerinin örneklik etmesi gibi bir tutum ve anlayışın da ağırlık kazandığı görülür. Böyle bir anlayışla eser veren ilk gramer yazarı Hüseyin Cahit (Yalçın)’tir. Hüseyin Cahit’in dört ayrı eğitim basamağını temel alarak hazırladığı Türkçe Sarf ve Nahiv adlı okul gramerleri (1908-1910) böyle bir temel görüşün ürünleridir. Yazar, Edebi Hatıralar adlı kitabında, siyası yaşamda olduğu gibi dilimizde de kapitülasyonların bulunduğunu Türkçenin içinde yabancı dillerin kanunlarının egemen olduğunu ve bundan dolayı da dilimizin bağımsızlığını ve adını bile yitirdiğini dile getirmiş; bağımsız bir Türkçenin varlığını ortaya koymak ve Türkçe öğrenmek için Arap ve Acem dillerini öğrenme gereğine set çekmek gerekir diyerek bir gramer yazmaya karar verdiğini bildirmiştir.2

1908-1928 arası yıllarda yazılmış olan A. Cevat (Emre)’ın Lisan-ı Osmani: Sarf ve Nahiv (1912-1913); Maarif Nezareti Sarf Encümeni nin Sarf ve Nahv-i Türki (3 cilt 1920-1921)’si; Köprülü Zade Fuat-Süleyman Saip’in Türk Dilinin Sarf ve Nahvi (1923), Ahmet Cevat (Emre)’ın Türkçe Sarf ve Nahiv (1923)’i; Mithat Sadullah Sander’in Türkçe Yeni Sarf ve Nahiv (1924) gibi eserler, bu anlayışla kaleme alınmış olan gramerlerdir.3

2. 1. 1928 yılında, M. Kemal Atatürk ün önderliğinde yazı devrimini hazırlayan Türk Dili Encümeni, Gramer Hakkında Rapor’un eki olarak 69 sayfalık Muhtasar Türkçe Gramer’i yayımlamıştır. Bu gramer o günün koşulları içinde, Türkçenin kendi yapı ve işleyiş özelliklerine göre düzenlenmiş küçük bir taslaktır. Daha sonra, bu taslaktaki esaslara uygun olarak birtakım okul gramerleri yayımlanmıştır. Mithat Sadullah (Sander)’ın, Yeni Türkçe Gramer 1, 2 (İstanbul 1929); Peyami Safa’nın, Türk Grameri 1, 2 (İstanbul 1929, 1931); İbrahim Necmi (Dilmen)’nin, Türkçe Gramer-Yeni Türkçe Dersleri 2 cilt (İstanbul 1929); M. Baha (Toven)’nın, Yeni Türkçe Gramer (1930), Necmettin Halil (Onan)-Ahter (Onan)’in, Dil Bilgisi “Gramer” 2 C. (1930-1932) adlı kitaplarında ve daha başkalarınca yazılmış olan gramerlerde bu ilkeler temel alınmıştır.

2. 2. Atatürk’ün öncülüğündeki dil devrimi, dilimizi Türkçeleştirme çalışmalarında olduğu gibi, gramer çalışmalarında da Arap (Fars) ve Fransız gramerlerinin kalıplarını taklit dönemine son vererek dilin kendi yapısına dayanan bir gramer anlayışını benimsemiştir. Bu maksatla Milli Eğitim Bakanlığı 1941 yılında, bir kılavuz gramer hazırlatma işine girişmiştir. T. Banguoğlu tarafından bilimsel yöntemlerle yazılmış ve Milli Eğitim Bakanlığınca oluşturulan Yüksek Gramer Komisyonun değerlendirmesinden geçirilmiş olan Ana Hatları ile Türk Grameri (Maarif Vek. yay., İstanbul 1940, 96 s.), okullardaki gramer dersleri için öğretmenlere kılavuz ve gramer ana kitabı için bir anket olarak hazırlanmıştır. Bu kitap, Türkiye Türkçesinin ses ve şekil bilgileri ile söz dizimi bölümlerini çok kısa ölçülerle ele aldığı halde, Türkçenin temel yapısını bilimsel yömtemlerle ortaya koyan ve daha sonra yazılan gramerlere örneklik eden bir özellik taşımaktadır. Bu konuda bizdeki çalışmalara örnek oluşturan bir başka eser de Fransız Doğubilimcisi J. Deny’nin yayımladığı Gramaire de la langue Turgue (Paris 1921)’tür. Bu eser Ali Ulvi Elöve tarafından 1941 yılında Türkçeye Türk Dili Grameri (Osmanlı Lehçesi) adı ile aktarılmıştır. 1945 yılından sonra yayımlanan orta ve yüksek öğrenim düzeyindeki gramerlerde, aralarında sınıflandırma ve değerlendirme ayrılıkları bulunmasına rağmen, genellikle J. Deny’nin ve T. Banguoğlu’nun etkileri görülmektedir. Bugün bu her iki eser de tarihi görevini yerine getirmiş ve artık yerlerini yeni yeni çalışmalara bırakmıştır. Rus Türkoloğu A.N. Kononov’un yazdığı Grammatika Sovremennogo turetskogo literaturnogo yazıka (Moskova-Leningrad 1956) adlı eserin Türkçeye çevirisi yayımlanmadığı için4 yalnız bilim çevrelerince tanınmış; yazılmış gramerler üzerindeki etkisi çok zayıf kalmıştır.

Cumhuriyet hükûmetinin ana dili konusundaki tutumu, benimsediği devlet felsefesi ve öncü eserlerin açtığı ufukla, ülkemizde, gramer çalışmaları daha hızlı yol almaya başlamıştır. 1940’lı yıllardan başlayarak günümüze kadar uzanan dönemde; Tahsin Banguoğlu başta olmak üzere Muharrem Ergin, Tahir Nejat Gencan, Kaya Bilgegil, Haydar Ediskun, Hikmet Dizdaroğlu, Nurettin Koç, Rasim Şimşek, Yüksel Göknel, Sezai Güneş, Ahmet Bican Ercilasun-Leyla Karahan, Metin Karaörs ve başkaları tarafından yazılan gramerler hep bu temelde hazırlanmış olan eserlerdir. Bunlar içinde, T. Banguoğlu’nun Türk Grameri I, Ses Bilgisi (Ankara TDK yay., 1959); Türkçenin Grameri (Ankara TDK yay., 1974, 1986, 1990, 1995) ve M. Ergin’in Türk Dil Bilgisi (İstanbul Ed. Fak. yay., 1958, 1962 vb.) gibi bilimsel yönü daha ağır basanlar vardır.

Cumhuriyet döneminde, üniversitelerimizde Türk dilinin bağımsız birer bölüm, kürsü ve ana bilim dalları biçiminde kurulması, dilimizin öteki alanlarında olduğu gibi gramer alanında da yalnız öğretim açısından değil, araştırma açısından da yeni gelişmelere ve daha kapsamlı eserlerin ortaya konmasına zemin hazırlamıştır. Gramer çalışmaları yalnız orta ve yüksek öğretim düzeyindeki gramer kitapları ile sınırlı kalmamış; içerik bakımından dilin kendi malzemesine dayanan ve başlıbaşına tek bir konuyu işleyen küçük ve büyük çaplı eserlere kadar uzanmıştır. Son 20-25 yıldır bu konuda, daha çok üniversitelerimizde ve Türk Dil Kurumu’nda olmak üzere epey eser yayımlanmıştır. Ancak, daha sonra bu noktaya yeniden parmak basılacağı üzere, yapılan çalışmaların beklenen hedefe ulaşılabilmesi açısından, daha, yetersiz olduğu da bir gerçektir.

Bugüne kadar Türkiye Türkçesi grameri alanında yapılan çalışmaları nitelikleri bakımından ana çizgileriyle şöyle bir sınıflandırmadan geçirebiliriz:

2. 2. 1. Çoğu ders kitabı olarak da hazırlanmış bulunan ve gramerin bütün bölümlerini bir arada veya ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi gibi ana bölümlerinden birini ele alıp işleyen gramer kitapları: Bu nitelikte kitapların sayısı oldukça kabarıktır. 1945 sonrası yıllara giren başlıca örnekleri şunlardır: Ahmet Cevat Emre, Türk Dilbilgisi (İstanbul, TDK 1945); Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi (İÜEF yay., 1958, 1962 vb.), Tahsin Banguoğlu, Türk Grameri I, Ses Bilgisi (Ankara, TDK 1959); Türkçenin Grameri (Ankara, TDK, 1974-1995 vb.); Haydar Ediskun Yeni Türk Dilbilgisi (İstanbul 1963); Kaya Bilgegil Türkçe Dilbilgisi (Ankara 1964); Kemal Demiray, Türkçe Dilbilgisi (Ankara 1964); Hamza Zülfikar, Yabancılar İçin Türkçe Dersleri-Dilbilgisi (Ankara 1969); Tahir Nejat Gencan, Dilbilgisi (İstanbul 1966, 1976); Neş’e Atabay ve arkadaşları, Türkiye Türkçesinin Sözdizimi (Ankara TDK 1981); Rasim Şimşek, Örneklerle Türkçe Sözdizimi (Trabzon 1987); Nurettin Koç;Yeni Dilbilgisi (İstanbul 1990); Leyla Karahan, Türkçede Söz Dizimi Cümle Tahlileri (Ankara 1991); Metin Karaörs, Türkçede Söz Dizimi ve Cümle Tahlileri (Kayseri 1993); Ahmet Bican Ercilasun-Leyla Karahan, Türk Dili Lise 1, 2, 3 (İstanbul 1994); Fuat Bozkurt, Çağdaş Dil Bilgisi (İstanbul 1994); Mehmet Hengirmen, Türkçe Temel Dilbilgisi (Ankara 1998); Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri: Şekil Bilgisi (Ankara TDK yay., 2002) vb.

2. 2. 2. Yazılan gramerlerin bir kısmı da 1981 yılından sonra Yüksek Öğretim Kurulunca hazırlanan çerçeve programı gereğince üniversitelerin bütün bölümlerinde okutulacak genel nitelikteki daha dar kapsamlı Türk dili (gramer) ve kompozisyon dersleri içindir. Zeynep Korkmaz ve arkadaşları tarafından hazırlanan Yüksek Öğretim Öğrencileri İçin Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri (Ankara YÖK yay., 1990 ve sonrası 4 baskı, Ankara Yargı yay., 2001) başta gelmek üzere, Muharrem Ergin, Üniversiteler İçin Türk Dili (İstanbul 1986); Hasan Eren-Hamza ZülfIkar, Türk Dili I. Ünite 1-8 (Eskişehir 1990); Ş. Tuncay Uyaroğlu, Yüksek Öğretim Öğrencileri İçin Türk Dili (Konya 1995); Kemal Yavuz ve arkadaşları, Üniversitede Türk Dili ve Kompozisyon Dersleri (İstanbul 1996); Mehmet Sarı-İnci Özgüven, Fakülte ve Yüksek Okullar İçin Türk Dili (Afyon 1997); Bekir Sami Özsoy, Üniversiteler İçin Türk Dili Ders Kitabı (İzmir 2000) gibi çeşitli üniversitelere mensup öğretim üyelerince hazırlanan kitaplar bu niteliktedir.5

2. 2. 3. Üniversitelerimizin Türk Dili Ana Bilim Dallarında veya Türk Dil Kurumunda hazırlanıp yayımlanan eserlerin bir kısmı da gramerin yalnızca belirli bir konusunu dar veya geniş kapsamlı olarak ele alıp işleyen eserlerdir. Bu alanda son yıllarda yapılan irili ufaklı çalışmalar ilerisi için hayli ümit vericidir. Bu gruba sokabileceğimiz bazı örnekler de şunlardır: B. Atalay, Türkçede Kelime Yapma Yolları (İstanbul, TDK 1946); H. Dizdaroğlu, Türkçede Fiiller (Ankara TDK 1963); V. Hatiboğlu, İkileme (Ankara, TDK 1971); M. Kükey, Uygulamalı Örneklerle Türkçede Fiiller (Ankara 1972); V. Hatiboğlu, Pekiştirme Kuralları (Ankara, TDK 1973)-Türkçenin Ekleri (Ankara, TDK 1974); N. Selen, Entonasyon Analizleri (AÜDTCF yayını 1973); K. İmer, Türkiye Türkçesinde Kökler (Ankara 1976); S. Özel, Türkiye Türkçesinde Sözcük Türetme ve Birleştirme (Ankara TDK 1977); Ö. Demircan, Türkiye Türkçesinde Kök-Ek Birleşmeleri (Ankara, TDK yay., 1977); Y. Çotuksöken, Türkçede Ekler-Kökler-Gövdeler (İstanbul 1991); H. Zülfikar, Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları (Ankara TDK 1991); N. Engin Uzun, Türkiye Türkçesinin Türetme Ekleri (AÜDTCF yay., 1992); G. Gülsevin-S. Gülsevin, (Kâmûs-ı Türkî’ye göre) Türkçede Yapım Ekleri ve Kullanılışları 1. Fii/den İsim Yapan Ekler (Malatya 1993); T. Kahraman, Çağdaş Türkiye Türkçesinde Fiillerin Durum Ekli Tamlayıcıları (Ankara TDK yay., 1996); A. Erkman-F. Ş. Özil, Türkçede Niteleme Sıfat İşlevli Yan Tümceler (İstanbul 1998); F. Türkyılmaz, Tasarlama Kiplerinin İşlevleri (Ankara TDK 1999); E. Yaman, Türkiye Türkçesinde Zaman Kaymaları (Ankara TDK yay., 1999); G. Sev, Etmek Fiiliyle Yapılan Birleşik Fiiller ve Tamlayıcılarla Kullanılışı (Ankara TDK 2001); L. Tseng, Türkiye Türkçesinde Orta Hece Düşmesi (Ankara, TDK yay., 2002); . F. Süreyya Kurtoğlu, Türkiye Türkçesinde Ünlemler ve Fonksiyonları (Yüksek lisans tezi, GÜ, SBE, Ankara 1995) vb.

2. 2. 4. Bu konuda yapılan araştırmaların az sayıda bir bölüğü de Türkiye Türkçesi Gramerinin belirli bir konusunu, bağlı bulunduğu lehçeler grubu içinde ele alan eserlerdir: Ayşe İlker’in Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil (Ankara, TDK yay., 1997); Himmet Biray’ın Batı Grubu Türk Lehçelerinde İsim (Ankara TDK 1999) adlı eserler bu gruba giren örnekleridir. Ayrıca, bir gramer konusunu Türkçenin bütünü içinde ele alan araştırmalarda, öteki lehçeler yanında Türkiye Türkçesini de değerlendiren eserler vardır sayıları da kabarıktır.

Z. Korkmaz’ın, Türkçede Eklerin Kullanılış şekilleri ve Ek Kalıplaşması Olayları (AÜDTCF yay., 1961, 1969 TDK 1994) - “Türkçede +ÇA Eki ve Bu Ekle Yapılan İsim Teşkilleri Üzerine Bir Deneme”, Türk Dili Üzerine Araştırmalar 1 (Ankara TDK 1995, s. 12-84); N. Hacıeminoğlu’nun Türk Dilinde Edatlar (İstanbul 1971); H. Zülfikar, Türkçede Ses Yansımalı Kelimeler İnceleme-Sözlük (Ankara TDK 1995) ; Y. Kocasavaş, Türkçede şahıs Zamirleri (Ankara TDK yay., 2002) adlı eserler gibi.

2. 2. 5. Gramerle ilgili çalışmaların bir bölüğü de herhangi bir konuyu makale çerçevesinde ele alan araştırmalardır: T. Banguoğlu, “Türkçede Benzerlik Sıfatları” (TDAY Belleten 1957 - Ankara 1957, s. 13-27) ; Ö. Demircan, “Birleşik Sözcük ve Birleşik Sözcüklerde Vurgu” (TDA Y Belleten 1977 - Ankara 1978 - s. 263-275); L. Johanson, “Türkçede Önceden Kestirilemez Nitelikteki Alomorflar” (TDAY Belleten 1977 - Ankara 1978 - s. 121-126); Z. Korkmaz, “Türkiye Türkçesinde İktidar ve İmkân Gösteren Yardımcı Fiiller ve Gelişmeleri” (Türk Dili Üzerine Araştırmalar, I. C., Ankara TDK, 1995, s. 607-619); M. Mansuroğlu, “Türkiye Türkçesinde Söz Yapımı Üzerinde Bazı Notlar” (TDED, İstanbul 1960, s. 5-25); E. Özdemir, “Türkçede Fiillerin Çekimlerine Toplu Bir Bakış” (TDAY Belleten 1967, -Ankara 1968-, s. 177-204) gibi çalışmalar bu niteliktedir.

2. 2. 6. Yapılan çalışmaların bir kısmı da gramer konularını genel dil bilimi çerçevesinde ele alan eser veya yazılardır. Bu gruba giren çalışmaların tipik örneğini Doğan Aksan’ın üç ciltlik Her Yönüyle Dil, Ana Çizgileri İle Dilbilim adlı eseri (Ankara, TDK yay., 1987) oluşturur. Bu eserin 2. ve 3. ciltlerinde Türkçenin, özellikle Türkiye Türkçesinin ses ve şekil bilimi konuları genel dil bilimi yöntem ve ölçüleri ile işlenmiştir. Doğan Aksan’ın, Anlambilimi ve Türk Anlambilimi (AÜDTCF yay., Ankara 1971) adlı eserinde de Türkiye Türkçesini ele alan anlam bilimi konuları aynı yöntemle işlenmiştir. Bir başka örnek de Kerime Üstünova’nın, Türkçede Yapı Kavramı ve Söz Dizimi İncelemeleri (Bursa 2002) adlı eseridir.

Türkiye Türkçesini geleneksel gramer yöntemi yerine, çağdaş dil bilimi yöntemi ile işleyen makale niteliğinde araştırma ve inceleme yazıları da vardır. Son yıllarda sayıları hayli artmıştır: Efrasyap Gemalmaz, Türkçenin Fonemler Düzeni ve Bu Fonemler Düzeninin İşleyişi, Fen. Ed. Fak. Edebiyat Bilimleri Araştırma Derg., Sayı: 12, fasikül (Atatürk Ü., Fen-Edeb. Fak. yay., 1980) s. 1-36.

Özkan Göksu, “Dilde Yapı Kavramı ve Geleneksel Yaklaşım”, Dilbilim ve Dilbilgisi Konuşmaları (Ankara TDK yay., 1980), s. 46-61; Talât Tekin, “Dilbilim Açısından Türkçe Gramerler”, Dilbilimin Dünü, Bugünü, Yarını Sempozyumu (18-19 Haziran 1987), HÜ. yay., 1987, s. 56-59;

Ünsal Özünlü, “Dilbilim ve Edebiyat Konusu Olarak Yinelemeler”, Dilbilimin Dünü, Bugünü, Yarını Sempozyumu (18-19 Haziran 1987), HÜ. yay., 1987, s. 44-51; Sumru Özsoy, “Söylem İçin Dönüşlü Yapı”, Dilbilim Araştırmaları, 1990, s. 35-40;

H. İbrahim Delice, “Türkçede Çatılım ve Edilim”, VII. Dilbilim Kurultayı Bildirileri, AÜDTCF yay., Ankara 1993, s. 141-154;

Fatma Erkman Akersan, “Türkçede Eş İşlevli Dilbilgisel Yapıların Kullanım Değerleri”, VII. Dilbilim Kurultayı Bildirileri, AÜDTCF yay., Ankara 1993, s. 95-103); Fatma Erman Akersan, “Türkçe Yüklemde Görünüş, Zaman ve Kip”, VIII. Dilbilim Kurultayı Bildirileri, İÜ İletişim Fak. yay., İstanbul 1994, s. 79-88; Kerime Üstünova, “Cümle Çözümlemelerinde Yüzey Yapı Derin Yapı İlişkileri”, Türk Dili, S. 563 (Ankara 1998), s. 398-406; Engin Uzun, “Türkçenin Uyumsuz Uyumları”, Dil dergisi, s. 115 (Temmuz-Ağustos 2002), s. 20-35 vb.

2. 2. 7. Gramer çalışmalarının bir kısmı da bu alandaki gelişme süreçlerinin nitelikleri ile birlikte ortaya konabilmesi ve yeni araştırıcılara daha elverişli bir ortam hazırlanabilmesi için, 1928 öncesi Türkiye Türkçesi ve tarihi devir gramerlerini bilimsel ölçülerle yeniden yayın alanına çıkaran çalışmalardır. Türk Dil Kurumu Gramer Bilim ve Uygulama Kolu içindeki bir proje çerçevesinde yürütülen çalışmaların konumuzla ilgili başlıca örnekleri şunlardır:

N. Özkan, Ahmet Cevdet Paşa-Fuat Paşa, Kavaid-i Osmaniyye (Ankara TDK 2000); N.Özkan, Ahmet Cevdet Paşa, Medhal-i Kavâ’id (Ankara TDK 2000); Emir İş İdben, Abdullah Ramiz Paşa, Emsile-i Türkiyye (Ankara TDK yay., 1999); K. Türkay, Halit Ziya, Kavaid-i Lisân-ı Türkî (Türkçe Dil Bilgisi) (Ankara TDK 1999); L. Karahan- D. Ergönenç, Hüseyin Cahit, Türkçe Sarf ve Nahiv (Ankara TDK 2000); G. Sağol-E. Şahin, N. Yıldız, Ahmet Cevat Emre, Türkçe Sarf ve Nahiv Eski Lisân-ı Osmanî Sarf ve Nahiv, (Ankara TDK yay., basılmakta); L. Karahan-Ü. Gürsoy, Tahir Kenan, Kavaid-i Lisân-ı Türkî (Ankara TDK yay., basılmakta), ile basılmakta veya hazırlanmakta olan öteki bazı gramerler.

Durum Değerlendirmesi ve Çözüm Bekleyen Sorunlar:

3. Yukarıdan beri yapılan açıklamalarla, Türkiye Türkçesi üzerindeki gramer çalışmalarını özet olarak ana çizgileri ile belirtmeye çalıştık. Sıralanan örnekler açıkça ortaya koymaktadır ki, Cumhuriyet dönemindeki gramer çalışmaları, sayıca daha önceki dönemlerle karşılaştırılamayacak derecede çoktur. İçlerinde verimli ve göreceli olarak kapsamlı olanlar da vardır. Kuralların ortaya konmasında daha çok hazır kalıplara değil, dil malzemesinin verdiği sonuçlara dayanıldığı için hayli yol alınmıştır da... Ancak, yapılan bütün bu çalışmalar üzerinde bir durum değerlendirmesi yapıldığında, ulaşılan noktaların ulaşılması gereken hedefler açısından asla yeterli olmadığı kolaylıkla söylenebilir. Bunun birkaç temel nedeni vardır. Başta gelen neden, Türk grameri alanındaki çalışmaların, yukarıdaki bölümde açıklandığı üzere, yüzyıllarca ihmale uğratılmış, dolayısıyla bir boşluk ve umursamazlık içinde bırakılmış olmasıdır. Bu durum, Cumhuriyet döneminde gramer alanını yeni eğitim ve öğretim politikası gereği olarak ister istemez büyük açıklıklar ve çözüm bekleyen birçok sorunlar ile karşı karşıya getirmiştir. Ayrıca Cumhuriyet dönemindeki acil sosyal ve kültürel gereksinimler de okul gramerleri yazımını ön plana geçirmiş; derinlemesine gramer araştırmaları ya çok ağır tempo ile yol almış ya da uzunca bir süre geri plana itilmiştir. Bunların dışında, Türk dilinin tarihi ve coğrafi yayılma alanı çok geniş olduğu ve araştırıcıların büyük bir kısmı da çalışmalarını Türkiye Türkçesi dışında kalan eski ve yeni yazı dilleri veya lehçeleri alanlarına yönelttiği için, Türkiye Türkçesi grameri üzerindeki çalışmaların payı da o oranda azalmıştır. Bu durumların doğal bir sonucu olarak da genellikle ayrıntılı araştırmalara dayanan bilimsel nitelikte gramerler ortaya konamamıştır.

Bu türlü süreçlerden geçen gramer çalışmalarının günümüzdeki genel durumu şu noktalarda özetlenebilir:

3. 1. Elde var olan eserlerin hemen çoğu, orta veya yüksek öğretim düzeyinde ders kitapları niteliğindedir; dolayısıyla, konuları değerlendirme ölçüleri sınırlıdır. Konuların işlenişi bakımından örnekler farklı olsa da verilen bilgiler çok kez doğrusu ile yanlışı ile birbirinin tekrarı durumundadır; yahut da çeşitli yönlerde birbiriyle çelişen yargılar ortaya çıkmaktadır. Bu bakımdan yer yer düzeltilmeye muhtaçtır.

3. 2. Türkiye Türkçesinde 80-90 yıllık dil malzemesine ve derinlemesine incelemelere dayanan temel gramerlere ihtiyaç olduğu halde, bu alanda halen büyük bir boşluk yaşanmaktadır. Yalnız, yüksek öğretim düzeyindeki bazı gramerlerde, bir dereceye kadar daha derinlemesine bir yöntemin yer aldığı göze çarpar. M. Ergin’in Türk Dil Bilgisi (1958, 1962 yay.) ve T. Banguoğlu’nun Türkçenin Grameri (1974, 1986, 1990, 1995 baskıları) gibi. Tarafımızdan hazırlanan Türkiye Türkçesi (Şekil Bilgisi) adlı gramer, (baskıda) böyle temel bir ihtiyacı karşılama hedefine yönelmiştir.

3. 3. Ülkemizde, geniş kapsamlı temel gramerlerin yazılamamasının başlıca nedeni, her bir gramer konusu üzerinde derinlemesine araştırma sonuçları veren monografilerin yazılamamış olmasındandır. Bu bakımdan, temel gramer niteliğinde, kapsamlı eser hazırlayacak olan bir kimse, öncelikle bütün gramer konularını didik didik edecek araştırmalar yapma güçlüğü ile karşı karşıya gelmektedir. Bu da tek kişinin altından kalkabileceği bir yük değildir. Biz Türkiye Türkçesi (Şekil Bilgisi)’nin bölümlerini yazaken, bu güçlüğü yakından yaşamış bulunuyoruz.<

Yayınlandığı Kaynak :
Yayınlandığı Dergi :
Sanal Dergi :
Makale Linki :
Otel Tekstili antalya escort sakarya escort mersin escort gaziantep escort diyarbakir escort manisa escort bursa escort kayseri escort tekirdağ escort ankara escort adana escort ad?yaman escort afyon escort> ağrı escort ayd?n escort balıkesir escort çanakkale escort çorum escort denizli escort elaz?? escort erzurum escort eskişehir escort hatay escort istanbul escort izmir escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort mardin escort muğla escort ordu escort samsun escort sivas escort tokat escort trabzon escort urfa escort van escort zonguldak escort batman escort şırnak escort osmaniye escort giresun escort ?sparta escort aksaray escort yozgat escort edirne escort düzce escort kastamonu escort uşak escort niğde escort rize escort amasya escort bolu escort alanya escort buca escort bornova escort izmit escort gebze escort fethiye escort bodrum escort manavgat escort alsancak escort kızılay escort eryaman escort sincan escort çorlu escort adana escort