Hit (971) Y-492

Rauf Yekta Bey

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : 19.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : İstanbul D.Tarihi : 1871
Ö.Yeri : İstanbul Ö.Tarihi : 08.Oca.35
Görevi : Bestekâr Uzm.Alanı : Bestekâr,Müzik
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Fransızca, Osmanlıca, Türkçe Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Abdulkerim Aydın/2008-01-06 Güncelleyen : /0000-00-00

RAUF YEKTA BEY;

Besteci ve müzikbilimcidir.
Asıl adı Mehmet Rauf’tur.
Aksaray Mahmudiye Rüştiyesini (ortaokul) bitirdikten sonra Divanı Hümayun'da memur olarak çalışmaya başladı. Aynı zamanda Lisan Mekteb-i Alisi (Yüksek Dil Okulu)'nin Fransızca Bölümünü bitirdi. Beylikçi muavinliğine kadar yükseldiği Sadaret Dairesinden 1922'de emekliye ayrıldı.
Emekliye ayrıldıktan sonra Darülelhan'da (konservatuar) Türk müziği tarihi ve kuramı dersleri vermeye başladı. Bu okulun 1926'da Türk müziği bölümü kapatılınca aynı okul bünyesindeki Tarihi Türk Musikisi Eserleri TespitveTasnif Kurulunun başına getirildi. Ölümüne kadar görev yaptığı bu kurulda, din dışı klasik yapıtların yanı sıra dinî müziğin de en önemli yapıtlarının notaya alınıp yayımlanmasını sağladı.
Klâsik Türk müziğinde Batılı anlayış ve yöntemlerle ilk müzikbilim çalışmalarını yapmasıyla ünlüdür.
Müziğe genç yaşta Zekai Dede Efendi ile Bolahenk Nuri Bey'den meşk ederek başladı, Celalettin Dede'den tambur dersleri aldı. Cemal Efendi ile Aziz Dede'den de ney çalmayı öğrendi. Yenikapı Mevlevihanesinde zaman zaman neyzenbaşılık yaptı. Fizikçi Salih Murat Uzdilek'ten akustik dersleri aldı; müzik kuramına ilişkin Fransızca, Arapça ve Farsça kaynakları taradı. Bu çalışmalar sonunda Ataullah Dede, Celalettin Dede ve Hüseyin Fahrettin Dede'yle ilk kez Türk müziği ses sistemini akustik açıdan açıklamaya çalıştı. Türk müziğinin Batı notasıyla yazılabilmesi için özel yöntemler belirledi. Albert Lavignac yönetiminde bir kurulca 1922'de Fransa'da yayımlanan En-cyclopedie de la Musique'e yazdığı "La Musique Turque" adlı uzun makalesi, uluslararası Türk müziği çalışmalarında öncelikli bir başvuru kaynağı olma özelliğini sonraki yıllarda da korudu. Bu eseri 1986'da Türk Musikisi adıyla Türkçeye çevrilerek yayımlandı. 1932'deki Kahire Müzik Kongresinde Mesut Cemil Beyle (Tel) Türkiye'yi temsil ederken; kongrenin makam, ika (ritm), bestekârlık komisyonu başkanı seçildi.
Darülelhan'ın yayımladığı tüm notalarda onun belirlediği ve "Rauf Yekta Sistemi" adı verilen yöntem kullanıldı. Daha sonra Saadettin Arel ve Suphi Ezgi'nin belirlediği Arel-Ezgi Sisteminin temelini oluşturdu.
Türkiye'de gerçek anlamda müzikbilim yayımcılığının öncüsü olan Rauf Yekta "Yegah Mevlevi Ayini", "Mahur Peşrev", "Bayatiaraban Saz Semaisi" başta olmak üzere geleneksel üslupta bestelediği eserler, türünün başarılı örnekleri kabul edilir.
Şark Musikisi Tarihi (1925) ve Türk Musikisi Nazariyatı (1924-29) adlı eserleri Türk müziği tarihi ve kuramı açısından Önemli birer kaynak oluşturmakla birlikte basımları - 2005'e kadar -tamamlanamadı.

ESERLERİ;

  • Hoca Zekâi Efendi (1900),
  • Haca Abdülkadir Meraği (1902),
  • Dede Efendi (1925),
  • Esatiz-i Elhan (Hoca Zekai Dede Efendi, Hoca Abdülkadir-i Meraği, Dede Efendi, 2000).