Hit (673) Y-1837

Haldun Taner

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : 20.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : İstanbul D.Tarihi : 1915
Ö.Yeri : İstanbul Ö.Tarihi : 07.May.86
Görevi : Yazar Uzm.Alanı : Tiyatro
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Almanca Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Serkan Boztilki/2008-02-09 Güncelleyen : /0000-00-00

Haldun Taner
Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesinde (1935) tamamladı.
Almanya'da Heidelberg Üniversitesindeki yükseköğrenimini, tüberküloza yakalandığı için (1938) yarım bıraktı.
1950 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.
Üniversitelerde sanat tarihi asistanı olarak çalıştığı yıllarda ilk oyunu olan Günün Adamı (1953) Şehir Tiyatrolarında sahnelenmeden yasaklandı. Daha sonra tiyatro öğrenimi için gittiği Viyana'da Max Reinhardt Tiyatro Enstitüsünü bitirdi.
Viyana'daki çeşitli tiyatrolarda reji asistanlığı yaptı.
1957 yılında yurda dönerek İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü ile Edebiyat Fakültesinde edebiyat, sanat tarihi ve tiyatro, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde tiyatro dersleri verdi.
1955–60 yılları arasında Tercüman gazetesinde kültür ve sanat yazıları yazdı, yine bu gazetede yazdığı köşe yazılan bir ara başyazı olarak yer aldı. Tercüman gazetesi ile 1974 yılından ölümüne kadar Milliyet gazetesinde çıkan yazıları daha sonra kitap olarak da yayımlandı.
Haldun Taner, hikâyeleri ile oyunlarında ince bir mizah ve eleştiriyi gözeterek, her kesimden kentli ve kasabalı tipleri ustalıkla işledi. Oyun yazarlığı serüveni içinde ulusal deyişi ısrarla ve bilinçle arayan bir yazardır. Lütfen Dokunmayın adlı oyunu bu çabanın ilk denemesidir. Keşanlı Ali Destanı'nda bu arayış iyice belirginleşti ve Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım ise bu çabanın ustalık dönemi ürünüdür. Oyunlarında tarz olarak geleneksel Türk tiyatrosundan faydalanmaya özen gösteren Taner, bu çabasıyla çağdaş epik Türk tiyatrosunun öncüsü sayıldı. Oyunları arasında en ünlüsü ve Türk tiyatrosunda epik tiyatronun ilk örneği olarak nitelenen Keşanlı Ali Destanı, yurtiçinde ve yurtdışında başarıyla sahnelendi, ayrıca sinema ve televizyona uyarlandı.
Taner, 1953 yılında Herald Tribune gazetesinin açtığı uluslararası yarışmada Şişhaneye Yağmur Yağıyordu hikâyesiyle Türkiye birincisi oldu.
1955 yılında On İkiye Bir Var adlı oyunuyla Sait Faik Hikâye Armağanını, 1969 yılında Sancho'nun Sabah Yürüyüşü adlı hikayesiyle uluslararası Bordegherra ödülünü, 1972 yılında Sersem Kocanın Kurnaz Karısı adlı oyunuyla TDK Tiyatro ödülünü, hikâyelerinden oluşan Yalıda Sabah ile 1983 yılında Sedat Simavi Vakfı Edebiyat ödülünü (Pertev Naili Boratav ile birlikte) kazandı.
Haldun Taner'in oyunları İstanbul Şehir Tiyatroları, Devlet Tiyatroları ve özel tiyatrolar tarafından defalarca sahnelendi, ölümünden sonra adına bir hikâye ödülü düzenlendi. Hikâye, oyun ve yazılarından oluşan kitaplarının yeni toplu basımları yapıldı.
"Haldun Taner bir yandan Geleneksel Türk Tiyatrosu kaynağına eğilirken, öte yandan çağdaş Batı tiyatrosunun yönelişlerini gözden geçiriyor. Bugün Batıyı da saran 'epik tiyatro' modası içinden 'göstermeci tiyatro'nun temel ilkelerini ayıklıyan Taner, bu biçimsel unsurlarla geleneksel Türk tiyatrosunun unsurları arasındaki benzerlikleri ortaya koyuyor.
"Geleneksel Türk Tiyatrosu, toplumumuzun türlü özellikleriyle biçimlenmiştir. Onda, toplumsal özelliklerimizin yansımalarını bulabiliriz. Ancak o günden bu yana toplum yapımızdaki değişiklikleri unutursak bugünkü toplumumuzdan da çok geriye düşebiliriz. Bu noktada Batılı yöntem bize yol gösterecektir. Asıl Batılı olmak budur. Yoksa, Batılının salt biçimsel yönünü, kalıplarını alırsak, kötü bir taklitçilikten öteye gidememiş oluruz. Tıpkı, bir vakitler Tomas Fasulyeciyan Efendi'nin ve öteki Ermeni tiyatro sanatçılarının yaptığı gibi
"Batı konularını, Batılı kalıplar içinde vermek, hem de iyi anlamadan. Bu taklitçilik dönemini Bati konularını yerli kalıplara dökme çabası geliyor. Adaptasyonculuk, kötü taklitçilikten çok daha ileri bir aşama. Ama yeterli mi?
"Son olarak da Bati konularını yerli kalıplarla karıştırıp garip bir karışım yaratan ilkel ve bilinçsiz çözümleme çabası.
"Taner, Türk tiyatrosundaki bu üç aşamayı bir tek oyunla vermeye çalışıyor. Oyunun belgesel bir yönü de var. Oyun kişileri Türk tiyatrosuna büyük emek vermiş kimseler." (Ömer Atilâ)

ESERLERİ:
HİKÂYE:

  • Tuş (1951)
  • Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu (1953)
  • Ayışığında "Çalışkur" (1954)
  • On İkiye Bir Var (1954)
  • Konçinalar (1967)
  • Yaşasın Demokrasi (1969)
  • Sancho'nun Sabah Yürüyüşü (1969)
  • Hikâyeler I (1970)
  • Hikâyeler II (1971)
  • Kızıl Saçlı Amazon (1983)

OYUN:

  • Günün Adamı (1953)
  • Dışarıdakiler (1957; 1990)
  • Fazilet Eczanesi (1960; 1982)
  • Lütfen Dokunmayın (1960)
  • Keşanlı Ali Destanı (1964, bas., 1979)
  • Gözlerimi Kaparım Vazifemi Ya-parım (1964)
  • Eşeğin Gölgesi (1965; 1995)
  • Zilli Zarife (oyn. 1966)
  • Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1971)
  • Vatan Kurtaran Saban (1989)
  • Bu Şehr-i istanbul ki, Astronot Niyazi, Ha Bu Diyar (1971)
  • Aşku Sevda (1972)
  • Dev Aynası (1973)
  • Yar Bana Bir Eğlence (1974)
  • Hayırdır inşallah (1980)
  • Ayışığında Şamata (1987)
  • Ve Değirmen Dönerdi Lütfen Dokunmayın (1991).

SOHBET:

  • Hak Dostum Diye Başlayım Söze (1978).

GEZİ:

  • Düşsem Yollara Yollara (1979)
  • Berlin Mektupları (1984).

DİĞER ESERLERİ:

  • Devekuşuna Mektuplar (sanat-edebiyat yazıları, 1960)
  • Tiyatro Terimleri Sözlüğü (Metin And ve Özdemir Nutku ile, 1966)
  • Ölür ise Ten Ölür Canlar Ötesi Değil (portreler, 1979)
  • Çok Güzelsin Gitme Dur (1983)
  • Koyma Akıl Oyma Akıl (1985)
  • Önce İnsan Olmak (1987)
  • Yaz Boz Tahtası (1987)

ÇEVİRİ:

  • 15. Asır Türk Halısı (K.Erdmann'dan, 1957).