Hit (486) Y-1337

Salih Zeki Bey

Künyesi : Prof.Dr. Lakabı :
Tabakası : 18.Yüzyıl E-Posta :
D.Yeri : İstanbul D.Tarihi : 1864
Ö.Yeri : İstanbul Ö.Tarihi : 1921
Görevi : Akademisyen,Bilim adamı,Rektör Uzm.Alanı : Araştırmacı-Yazar
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Fransızca, Osmanlıca Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : /2008-02-15 Güncelleyen : /0000-00-00

Salih Zeki Bey
Kastamonu'nun Boyabat ilçesinden Hasan Ağa'nın oğludur.
Romancı Halide Edip Adıvar'ın ilk eşiydi.
Kandilli Rasathanesinin kurucusu Fatin Hoca (Gökmen), öğrencisidir.
Daha çocuk yaşlarında iken annesi Saniye Hanım'ı yitirdi.
Aile ocağını bu ölüm üzerine terk eden babası da gittiği memleketinde ölünce, Salih Zeki büyükannesi tarafından büyütüldü.
1873'te Darüşşafaka Lisesine verildi ve 1882'de buradan mezun oldu.
Bu okulda parlak zekâsı ve matematiğe olan yeteneği ile öğretmenlerinin dikkatini çekti. Matematik, fizik ve kimya öğretmeni Mehmed Nadir Bey tarafından özel bir ilgiyle yetiştirildi.
1882'de girdiği Posta ve Telgraf Nezaretinin, uzman telgraf mühendisi ve fizikçi yetiştirme kararı üzerine, Paris'e gönderildi.
Derslerine devam ettiği Yüksek Mühendislik Okulunda ileri bir integral hesabının çözümünde gösterdiği başarı, sınıfındaki Fransız arkadaşları tarafından, kendisine "Sen çok intelligent (zeki) sin" denilmesine sebep olmuş ve bundan sonra artık daima Salih Zeki diye anılmaya başlamıştır.
Fransa Politeknik Yüksek Okulunda elektrik mühendisliği öğrenimi görerek 1887'de İstanbul'a döndü.
Posta ve Telgraf idaresinde elektrik mühendisliği ve telgraf müfettişliği görevini yürütürken, 1889'da ek görevle Mekteb-i Mülkiye-i Şahane (Siyasal Bilgiler Okulu) lise kısmına hikmet-i tabiiye (fizik) ve Kimya profesörü olarak atandı. 1895'te Rasathane müdürlüğü, Meşrutiyetin ilânından (1908) sonra ise Maarif Nezareti Meclis-i Maarif (Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurulu) üyeliği yaptı. 1910'da, şair Tevfik Fikret'in istifası üzerine, Galatasaray Sultanisi (Lisesi) müdürlüğüne (1910) atandı.
1913'te Darülfünun (İstanbul Üniversitesi) Rektörü oldu.
Bundan sonra Salih Zeki Bey, kendisini sadece Fünun (Fen) Fakültesi Riyaziye (Matematik) Şubesindeki derslerine verdi.
Hocalık hayatının ilk döneminde Darüşşafaka ile Deniz Harp Okulunda ve Mülkiye Mektebi ile Yüksek Mühendis Mektebinde matematik ve fizik dersleri okuttu. 1920'de ruhsal bir rahatsızlığa yakalanarak Fransız Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Ancak bu rahatsızlıktan kurtulamayarak öldü. Fatih Camii bahçesinde toprağa verildi. Salih Zeki Bey'in, ilk eşi piyanist Vecihe Hanım'dan olan oğlu Jeoloji Mühendisi Malik Sayar'dır.
İkinci evliliğini yaptığı Halide Edip'ten de Ayetullah (Ö. 1985) ve Zeki (Sayar) adlarında iki oğlu oldu. Salih Zeki Bey, Galatasaray Lisesi Müdürü iken, üçüncü evliliğini öğretmen Münevver Hanım (Ö. 1973) ile yaptı.
Bu evliliğinden Tarık ve Faruk (Sayar) adlarındaki çocukları dünyaya geldi.
Salih Zeki Bey'in en önemli çalışmaları, Ortaçağ matematik tarihi ile ilgili olan ve Asâr-ı Bakiye adıyla ancak ilk iki cildi yayımlanan incelemesi, Kamus-i Riyaziyat adlı büyük matematik - fizik ansiklopedisi ve bilim felsefesi, hatta ahlâk konularını içeren tercümeleri ile yazdığı Mizân-ı Tefekkür adlı mantık kitabıdır.
Darülfünun hocalığı sırasında birçok konularda konferanslar verdi, günlük gazetelerde ve bazı dergilerde pozitif bilim konularında polemik ve eleştiri yazılan yazdı.
İkdam gazetesinde, Darüşşafaka Mecmuasında, İktisadiyat ve Darülfünun dergilerinde makale ve incelemeleri yayımlandı. Ünlü gazeteci-yazar Ahmed Mithat Efendi ile müzik teorileri üzerinde, izmir’li Ferit Efendi ile bazı bilimsel konularla ilgili olarak, matematikçi Mehmed Emin Beyle cebir denklemleri derecesi üzerinde, hatta teslis-i zevâyâ (bir açıyı üç eşit parçaya bölme) konusu üzerinde kalem tartışmalarına girdi.
Zamanında mantıkçı diye ün kazanan Ali Sedad Bey (1856-1900)'le de yeni-eski mantık konuları üzerinde eleştirel tartışmalar yaptı.
Salih Zeki Bey'in makalelerinde açık seçik, kuvvetli ve sağlam örgülü bir mantık olduğu kabul edilir. Hakkında bilgi veren kaynaklar kendisini "Deha mertebesinde bir matematik kabiliyet ve zekâsına sahip" bir bilim adamı ve "Türkiye'de bilim tarihinin kurucusu" olarak anar.

ESERLERİ:

BİLİM TARİHİ:

  • Âsâr-ı Bakiye (Ortaçağ matematik tarihi, 2 cilt, 1913),
  • Darülfünun Konferansları (1915),
  • Mizân-ı Tefekkür (mantık kitabı, 1916),
  • Kamûs-ı Riyaziyat (büyük matematik-astronomi ve fizik ansiklopedisi, yarım kalmış bir çalışmadır, 1924)



ÇEVİRİ:

  • İlim ve Faraziye - Felsefe-i İlmiye (Henry Poincare'dan, 1906),
  • İlmin Kıymeti (Poincare'dan, 1914).
  • Salih Zeki Beyin, ayrıca matematik,
  • fizik ve astronomi alanlarında Hikmet-i Tabiye, Elektrik-i Mıknatısi,
  • Cazibe-i Umumiye,
  • Hisab-ı İhtimali,
  • Nazariye-yi Temevvücat gibi çok sayıda eseri vardır.