Hit (1145) F-1158

Cemaatle Namazın Şekli

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Namaz
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2017-06-12 Güncelleyen : /0000-00-00


Soru: Sünnet olan cemaatle namaz kılmak nasıldır? Bizdeki mi doğru Arapların kıldığı gibi mi doğrudur?

el Cevab:
Sünnet olan cemaatle namaz kılma şekli:
Ezan: 
Ezan okunur. Ezanı duyan Müslüman erkek, evinde ise abdest alır ve o vaktin ilk sünnetini evinde kılar. İş yerindeyse işyerinde ve ya camiye gelip vaktin ilk sünnetini kılar ve cemaatin toplanmasını beklemeye başlar. Bu bekleme süresi çevredeki evlerde ezanı duyup abdest alıp ilk sünnetleri evlerinde kılabilecekleri kadar bir vakit olur. (yaklaşık 20 dk. 30 dk. arası)

Evden Çıkma: 
Evden çıkan Müslüman yürüyerek geliyorsa acele etmez aceleci bir koşuşturma yapmadan vakur bir yürüyüşle yürüyerek mescide ulaşır. 
Camiye varınca tahiyyetül mescid namazı:
Cemaat henüz kalkmamışsa iki rekat tahiyyetül mescid namazı kılar. Vaktin ilk sünnetini kılmamışsa vaktin sünnetini de kılar. Cemaat ikame de Kad gamet es salat çağrısına kadar yerinde durur o çağrıyla birlikte kalkıp en alimlerini imamet noktasına buyur ederler.

Cemaate İmam Olacak Şahıs En Alimleri Ya Da En İyi Kuran Okuyanları Olmalıdır: 
İmam olan şahsın en arka sağ tarafında ondan sonraki en alim ve kıraati en düzgün sünneti seniyyeye en uygun davrananları saf tutar. 

Cemaatin Saf Tutması:
Diğer imamlık yapma salahiyetindeki şahıslar imamın sağ ve solunda saf tutaralar. Saflar imamın bir sağına bir soluna gidilerek sağa ve sola doğru tamamlanınca bir sonraki saf, imamın tam arka hizasından başlanarak bir sağa bir sola gidilerek tutulur. 
Saflar yaşları büyük olanlara hürmet yeri değildir. Kim önce safa gelirse onların yeridir. İlk safta olanlara meleklerin üç defa istiğfar etmeleri söz konusudur. 
-Saflarda oturarak namaz kılanlar kenarlarda safa iştirak etmelidir. 
-Caminin arka tarafında saf tutanların cemaatle namazları geçersizdir, fasittir.
-Cemaat dolmamasına rağmen birkaç kişinin müezzin mahfelinde cemaatle namaza durmaları da fasittir. Müezzinlik te sünnet olan cemaat içinde olması ve imam tarafından önceden tayin edilen birisinin müezzinlik yapmasıdır. 
-Cemaate kadın Müslümanların iştiraki söz konusuysa imamın onlara da imamlık etmeye ayrıca niyet etmesi gerekir. İmam onlara ayrıca niyet etmezse onların cemaatle namazları geçersiz olur. 
-Kadınların saflarının erkeklerin saflarına en uzak olanı en çok ecir alan saftır. En yakın olan safları da en az ecir alan saflarıdır. 
-İmam selam verince müezzinin sesli olarak dua okuması yoktur. 
Her mümin kendi duyacağı şekilde bu duayı tekrarlar. Başka dualar da okuyabilir. 

Cemaatle Namazdan Sonra Namaz Tesbihatı:
-Cemaatle namaz bitince efendimizin hiç bırakmadığı namaz tesbihatının yapılması müekked sünnettir. 
Müezzinin sesli olarak tesbihatını yapması Asrı Saadette yoktur. 
Müezzinin tesbihatı yönetmesi ve her bir tesbihten bir diğer zikre geçildiğinde sesini yükseltmesi de Asrı Saadette Ve Hanefi mezhebi fetvalarında yoktur. 
Ama namazın akabinde ülkemizde yapılan bütün tesbihatın sünnette aslı vardır. 
Ülkemizde cemaatin bu tesbihatı ihmal etmemesi için bu tesbihatler cemaatle birlikte yapılmaktadır. 
Yine namazların ilk ve son sünnetlerinin evde kılınması tavsiye edilmesine rağmen bu sünnetler de camide cemaat öncesi ve sonrası kılınmaktadır. Bu durum fıkhi açıdan mahzurlu ise de şu an için bu tür konulara girmek ve onları düzeltmek zor görünmektedir. Ama yapılan şeyin Asrı Saadetteki amel edilen olmadığı bilinmelidir. 
Arap Ülkelerinde insanlar Asrı Saadette yok diye camide sünnetleri kılmaktan uzak kalmakta ve sünnet için sünneti terk etmektedirler. Sonra da çoğunlukla başka şeylerle meşgul olup kılmamaktadırlar. 
Ülkemizde de sünneti kaçırmamak için sünneti cemaatten önce ve sonra camide kılmakta ''evlerinizi namazsız bırakmayın namazların sünnetlerini evlerinizde kılın'' emrine muhalefet edermiş gibi olmaktadırlar. (Bu emir evlerdeki çocukların namaz kılındığını görmesi eşlerin namaza teşviki namazın hatırlatılması içindir.) Ama müekked sünnetleri de hiç kaçırmadan kılmaktadırlar. Sünneti kılmak sünneti terk etmekten evla olsa gerektir. Ülkemizdeki amel daha doğruya yakındır. 

Yukarıda yazdığım bilgilerin tamamı hadisi şeriflere dayanmakta ve Hanefi Fıkhı ictihadlarına göredir.