Hit (1634) F-1043

İslamı Yaşamanın Güzel Örnekleri, Zayıf Örnekleri Ve Kötü Örnekleri Hakkında Ölçü

İlim Dalı : Fıkıh Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2006-12-15 Güncelleyen : /0000-00-00

İslamı Yaşamanın Güzel Örnekleri, Zayıf Örnekleri Ve Kötü Örnekleri Hakkında Ölçü
1-Güzel Örnek Ve Model: İslamı yaşamanın güzel örneği efendimizdir. efendimizden hakkında bilgi olan her davranış; güzel örnek arayanlara esas modeldir. Hakkında ayet ya da sünnet nassı olamayan alanlarda ise müctehid alimlerin fetvalarına göre amel etmek Allah’ın ve Rasulünün razı olduğu İslami hayat tarzıdır. Ve elhamdulillah bu örneği esas alarak hayatlarını düzenleyen insanlar çoktur.

2-Zayıf Örnek Ve Model: İslamı yaşanın zayıf örnekleri de vardır. Cemaat meşrebi çerçevesinde veya bireysel ve şahsiyet ve yöresel algılar çerçevesinde İslam dininin değerlerini yaşayan insanlar vardır. Bu durumda olanların İslam anlayışları sağlıklıysa sağlıklı bir İslami hayat sağlıklı değilse bazı kişisel ya da yerel eklemelerle bir İslami hayat yaşanmaktadır.

3-Kötü Örnek Ve Model: Kötü örnekler ise Müslüman olmalarına rağmen, İslami olarak kabul ettikleri değerlerin ana kaynaklarını ihmal ederek İslami değerlerini öğrenenler ve bu sağlaması yapılmamış kültüre göre dini hayatlarını düzenleyenlerin yaşadıkları İslami hayattır.

II--İslami Değerlerin Ve Hayat Modelinin Öğrenilmesi Ve Yaşanılmasının Engellenmesi Problemi
Maalesef hayatın her alanında dindarlık adına ya da dini değerleri umursamama sebebiyle yetki aşımı ve ihlali yapan Müslümanlar hep var. 
Dini yönelişleri kendilerine göre bir sebeple engelleme durumunda olan Müslümanlar hep var...
-Fert planında yapılan bu engellemeler dini açıdan Müslüman bireyleri hep ikilemde bırakır, bırakmıştır. Bırakmaktadır...
-Cemaatlerde de bu engelleme maalesef hep var...
Bir cemaat diğer cemaate bir tekke diğer tekkeye bir hoca diğer hocaya bir parti diğer partiye hep engelleme yapar...

III--Karşılaşılan Problemin Nasıl Çözülebileceği: 
-Çare nedir? Bunu gördüğümden ve yaşadığımdan beri hep düşünürüm. 
-Medeni Normlar Arasına İslamın Bireysel ve Kamu Hukuk Normlarını ''İmanın 6 esası'' gibi sokmak lazım. 
-Yetki aşımı dini açıdan mahzurludur. Bazen haram bazen mekruh, bazen de farzdır. 
-İdare yetkisindeki Müslüman birey ve yöneticiler hak ihlallerini yaptıklarında Allaha isyan ettiklerinin bilincine vardırılmalıdırlar.
-Cemaatlerin meşrepli İslam anlayışlarını meşrepsiz İslami değerleri öğretme ve bunlardan biri ya da birkaçını en güzel şekilde ihya etme gayretine girmelerinin önemine ikna edilmelidir. (meşrepten bir hoca ve ya şahsın kişiye özgü tespitleriyle ve anlayışıyla İslami anlayışın oluşturulmasını kastediyorum. Hep onun gözüyle hayata ve olaylara bakılmasını kastediyorum. -İnanç amel ve ahlaki mezhepleri yetkinlikleri sabit ilim adamları oluşturduğundan meşrep olarak görmüyorum)
-Her ihtiyaç duyulan dini konuda o konunun kitap ve sünnet ve diğer dini delillere dayanan dayanaklarının yalın şekilde ulaşılabilir hale getirilerek ortak kültür olmasının sağlanmasını çözüm olarak görüyorum. 
-Fetva ehliyetinde olmayanlarla fetva ehliyetinde olanların en net şekilde belirlenmesi suretiyle ''bilmiyorsanız zikir ehlinden sorun'' emrine uyulurken kimlere soru sorulacağının Müslüman kitlelere gösterilmesini çözüm olarak görüyorum.