Hit (944) Y-2601

Ahmed Bican

Künyesi : Lakabı :
Tabakası : E-Posta :
D.Yeri : D.Tarihi :
Görevi : Uzm.Alanı : Mutasavvıf, İslâm Bilgini
Görev Aldığı Kurumlar : Mezuniyet :
Bildiği Diller : Mezhebi : İtikad : , Amel : , Ahlak :
Ekleyen : Fıkıh Dersleri/2008-07-03 Güncelleyen : /0000-00-00

AHMED BÎCAN

Envârû'l-âşıkin adlı eseriyle tanınan âlim ve mutasavvıf.

XV. yüzyılda yaşayan Türk âlim, mu­tasavvıf, mütercim ve nâşirlerindendir.

Yazıcıoğlu, Yazıcızâde veya nadiren İbnü'l-Kâtib (Ahmed) dahi denilmekle be­raber daha çok Bîcan lakabıyla meşhur olmuştur.

Muhammediyye adlı man­zum eseriyle tanınan Yazıcıoğlu Mehmed'in (ö. 855/1451) küçük kardeşidir.

Babaları, Yazıcı (Kâtib) Salih'tir (Sâlihüddin ?). Bu ismin eski veya yeni bir kısım eserlerde Selâhaddin şeklinde zikredil­mesi yanlıştır (Çelebioğlu, s. 173 vd.).

Bu bakımdan iki kardeş ve daha ziyade de Mehmed (Muhammed), Yazıcıoğlu laka­bıyla şöhret kazanmıştır. Dedeleri, hak­kında hiçbir bilgimiz olmayan Süleyman adında bir zattır

Yazıcı Salih, bazı rivayetlere göre An­kara veya Bolu civarındandır.

Devlet hiz­metinde kâtip olarak çalışmıştır.

811'de (1408) tamamladığı, Anadolu'da as­troloji sahasında muhtemelen Türkçe ilk manzum eser olan beş bin beyte yakın "melhame" nevinden Şemsiyye'sini, An­kara'da yaşayan Devlet Han ailesinden İskender b. Hacı Paşa'ya ithaf etmiştir.

Mezarı, kesin olarak belli değilse de şi­fahî rivayetlere göre Gelibolu'da, elli alt­mış sene öncesine kadar türbe olan ve bugün Yazıcıoğlu Mescidi denilen bina­da bulunmaktadır.

Ahmed Bîcan, babası ve ağabeyi, Mal­kara'dan veya ona bağlı Kadıköyü'nden gelip Gelibolu'ya yerleşmişlerdir.

Bu iti­barla onun Malkara veya Kadıköyü'nde doğduğunu tahmin etmek mümkünse de Envârü'l-âşıkin'de yer alan, "Hak Teâlâ Hazretleri, miskin Ahmed-i Bîcan'ı, deniz kenarında gaziler şehrinde, Ge­libolu'da yarattı" (İstanbul 1305, s. 403) ifadesinden, Gelibolu'da doğduğunu da söylemek mümkündür.

Ahmed Bîcan'ın devrinin ilimlerini tahsil ettiği, Arapça'yı ve Farsça'yı gayet iyi bildiği eserlerin­den de anlaşılmaktadır.

Kendi ifadesiy­le de sabit olduğu üzere mezhepçe Ha­nefî, tarikat olarak da Bayramîdir.

Dev­rinin "mâna sultanı" telakki edilen Hacı Bayrâm-ı Velî’nin (ö. 833/1429) Yazıcı­oğlu Mehmed'i ve kardeşi Ahmed Bî­can'ı irşadı, onun, Sultan II. Murad ile görüşmek için Edirne'ye seyahati dola­yısıyla vuku bulmuştur.

Bayramiyye er­kânından olan riyazet sebebiyle de­vamlı oruç tutup çile çıkarmasından ve­ya yine Bayramiyye esaslarından olan aşk ve muhabbetinin, âşıklığının çok­luğundan yiyip içmekten kesilmek ve bedenen de çok zayıflamakla "Bîcan" (cansız) sıfatıyla meşhur olduğu söylen­mektedir.

Çilehanesi, ağabeyi Yazıcıoğlu Mehmed'in, Gelibolu'da Namazgah yö­resinde Hamzakoyu sahillerindeki bü­yük bir kaya blokuna oyulmuş, birbiri içinden geçilen iki küçük hücresinin üze­rindeki bir hücre imiş ki bugün bu kısım mevcut değildir.

Envârü'l-âşıkin'deki, "Elhamdülillah ki Gelibolu'da nice kez kâfir ile ceng idüp gazalar idüp duru­ruz. Gâh kâfir bize geldi. Gâh biz kâfire varup dururuz" (Süleymaniye Ktp., Hasib Efendi, nr. 211, vr. 285a) sözlerinden, Ah­med Bîcan'ın veya iki kardeşin sadece şeyh ve derviş olmayıp hem nefislerine ceza, "hem de düşman ile gaza" ettik­leri anlaşılmaktadır (bk. Muhammediyye, haz. Âmil Çelebioğlu, IV, 820).

Ahmed Bîcan'ın ölüm tarihi kesin ola­rak bilinmemektedir. Babasının Şem­siyye'sini yine aynı adla 870 (1466) tarihinde nesre çevirdiğini doğru kabul edersek en erken zikredilen tarihte ve­ya müteakip yıllarda ölmüş olmalıdır.

Bu yüzden 1455 yılını veya gösterilen başka tarihleri doğru kabul etmemek gerekir.

Mezarı, eskiden Yazıcıoğlu Me­zarlığı adını taşıdığı halde günümüzde aynı isimle park haline getirilmiş olan yerde, ağabeyi Yazıcıoğlu Mehmed'in kabrinin takriben 150 adım ilerisin­dedir.

Evliya Çelebi'nin ihtiyatla naklet­tiği, Ahmed Bîcan'ın mezarının Sofya'da olduğu iddiası (Seyahatname, V, 232) ve­ya yine E. Hakkı Ayverdi'nin Gelibolu'da, içinde iki lahit bulunan kapalı türbeyi ona ait göstermesi (Osmanlı Mimarîsi II, s. 493 vd.) yanlıştır.

Ayrıca kabrin bi­raz aşağısında İstanbul yolu kenarında, biri 807 (1404) ve diğeri daha sonra­ki yıllara ait iki kitabesi olan Yazıcıoğlu Çeşmesi bulunmaktadır.

Bu çeşmenin ilk kitabesi ve muhtemelen kurna taşı eski olup diğer kısımları yakın devirler­de inşa edilmiştir.

Eserleri:

  • Envârü'l-âşıkin.
  • Acâibü'l-mahlûkât.
  • Dürr-i Meknûn.
  • Kitâbü'l-Müntehâ ale'l-Fusûs.
  • Şemsiyye.
  • Cevâhirnâme.