Hit (3943) M-54

Muhammed Esed ve Meali (VI)

Yazar Adı : İlim Dalı : Tefsir
Konusu : Dili : Türkçe
Özelliği : Makale Türü : Kitap Eleştirisi
Ekleyen : Nurgül Çepni/2009-06-22 Güncelleyen : /0000-00-00

Muhammed Esed ve Meali (VI)

Türkçe meallerin bazılarıyla kıyaslandığında, 17 yıllık bir mesainin ürünü olan Esed Mealinin, çeviriyi "bilim" olarak kabul eden birinin elinden çıkmış olduğu görülür. Bu çalışma, "Çeviribilim'in imkan ve zaaflarının farkında olarak nasıl bir Kur'an çevirisi yapılabilir?" sorusuna verilmiş güzel bir cevap sayılmalıdır.

Unutulmamalıdır ki eldeki Türkçe çeviri, çevirinin çevirisidir. Bu, onun en büyük zaafı olarak görülebilir. Her ne kadar bu durum "suyunun suyu" nitelemesiyle bire bir uyuşmasa da, yine de "yorumun yorumu" sayılmak durumundadır. Çünkü çeviri, imkanlar ne kadar zorlanırsa zorlansın, nihai tahlilde yine de "yorum içerir". Bu açıdan Esed çevirisi "başarılı" denmeyi haketmişse, bu Türkçe'ye nisbetle değil kendi diline nisbetledir. İtalyanların "döndüren dönektir", dolayısıyla "çevirmen haindir" gibi bir anlama gelen o ünlü sözünü hatırlamak gerek: "Traditore, traditore!"

Esed Mealinin önce artılarını maddeler halinde sıralayalım:

1. Metne sadakatle hem veciz hem de sözlü bir 'hitab' olan Kur'an'ın bu özellikleri arasındaki dengeyi koruma hususunda azami titizliği göstermiştir:

Bunun dışında iki şık kalıyordu: Ya "parantezsiz meal" iddiasında olduğu gibi, metne sadakat adına çeviriyi kekeme ve anlaşılmaz bir üsluba mahkum etmek, ya da "yaklaşık çeviri" adı altında keyfi ve gelişigüzel bir "metin üretip" adına "Kur'an'ın anlamı" demek.

Oysa ki vahiy, ilk muhatabına söz olarak iletilmiştir. Dili, konuşma dilidir. Özellikle bir başka dile çevrildiğinde, eğer onun bu vasfı gözden ırak tutulursa, üsluptan manaya kadar bir dizi problem ortaya çıkacaktır. Esed, bir mütercim olarak bunun farkında olduğunu tercümesinde ortaya koymuştur. Köşeli-köşesiz parantez içi açıklamalarla, söz konusu problemleri çoğu zaman başarılı bir biçimde aşmıştır. Bunu yaparken metne sadakatten de taviz vermemiştir. Lafzi anlamları dipnotta vermesi bunun güzel bir ifadesidir.

2. Notsuz bir Kur'an çevirisinin, noksan bir çeviri olduğunu isbat etmiştir: Esed, mealini değerli ve özgün kılan notlarında a) Kur'an'ın iç bütünlüğünü göstererek, parçanın gerçek anlamına ait olduğu bütün içerisinde ulaşılacağına dikkat çekmiş; b) kısmen de olsa alternatif kıraat ve anlamlara yer vermiş; c) tercihlerinin dilsel gerekçelerini göstermiş; d) öznel tercihlerini çok az nokta hariç, İslam ilim geleneğine referansla kullanmış, buna karşın geleneğin otoritesini istismara yeltenmemiştir.

3. Verdiği en aykırı ve özgün karşılıkları lafız, mana ve maksat üçlüsüne dayandırmaya çalışmış ve bunda da genellikle başarılı olmuştur: Mesela 7.124'teki "min hılafin"e verdiği "dönekliğiniz/muhalefetiniz yüzünden" anlamı geleneksel yaklaşıma aykırı olmakla birlikte lafzın ve dilin desteklediği bir anlamdır. Yine 8.65'ya verdiği anlam, anlamın çatısını etkileyecek kadar özgündür. Herhangi bir referans gösteremediği böylesi durumlarda dahi dilin sınırları ve imkanları içerisinde kalmıştır.

4. Metnin yananlamlarının içerisinde gizlendiği edatlar üzerinde bir çok Kur'an müterciminin durmadığı kadar ince bir işçilik sergilemiştir: Bir çok mütercimin anlama katkısı ve işlevi üzerinde yeterince durmadığı sıradan gibi görünen edatlar, Esed tarafından titizlikle ait oldukları bütün içerisine yerleştirilmiş ve bu durum notlarla da gerekçelendirilmiştir. "Ve" bağlacının anlamları arasında "sekiz"in de bulunduğunu söyleyenler, onun çok yerinde tesbitle "ev" bağlacına "yani" anlamını vermesini neden kabul edilemez bulurlar, anlamak gerçekten zor.

5. Anlam kaymasına uğramış kelime, terkip ve deyimler, ideomatik anlamına dilsel gerekçeleri ve geleneksel referansları gösterilerek döndürülmüştür: Esed, asli anlamlarından sapmış Kur'ani ıstılahlar için "yapıçözüm" metodunu yer yer başarıyla uygulamıştır. Terimleşmiş kelime ve terkiplere getirdiği bu özgün açılımlar üzerinde daha önce durmuştuk.

6. Ayet düzeninde anlamı esas almıştır: Ne ille de her ayeti müstakil bir paragraf olarak almak gibi yanlış bir yöntemi benimsemiş, ne de ayetlerin başı ve sonunun birbirinden ayırdedilemediği karma(şık) usulü benimsemiştir.

Fakat sözün aidiyyet ihtimallerinin birden fazla olduğu yerlerde aynı titizliği sergileyemediği de bir gerçek. Mesela Yusuf 52 ve 53'e düştüğü notu daha aykırı konumdaki Şuara 57-58'e düşmemiştir. Oysa bu ayetlerin içeriğinin Firavun'a olduğu kadar Allah'a atfedilmesi de mümkündür. Yine aynı suredeki 88-89'un Hz. İbrahim'e de Allah'a da atfedilebilir niteliğine dikkat çekmemiştir. Aynı durum Furkan 19 ve 29'de olduğu gibi bir tek ayet içerisinde de vuku bulmuştur. Fakat Esed bunların hiçbirine not düşmemiştir.

Esed mealinin artıları bunlarla sınırlı değildir. Bunlar sadece ilk elde göze çarpan hususlar. Böylesine zor ve yorucu bir çalışmanın eksileri de olacaktır kuşkusuz. Ben bütün bir meali kritik edecek değilim. Fakat, burada gördüğüm birkaç noktaya dikkat çekmek isterim:

1. Eksik çeviriler.
2. İsabetsiz manalar.
3. Oturmamış karşılıklar.
4. Aşırı yorumlar.
5. Referans problemleri.

Pazartesi yazımızda bu başlıkların ayrıntılarına ilişkin sınırlı örnekler vererek, bir gazete köşesine zaten ağır gelen bu mevzua noktalı virgülü koyalım.


Esed mealinin artıları bunlarla sınırlı değildir. Bunlar sadece ilk elde göze çarpan hususlar. Böylesine zor ve yorucu bir çalışmanın eksileri de olacaktır kuşkusuz. Ben bütün bir meali kritik edecek değilim. Fakat, burada gördüğüm birkaç noktaya dikkat çekmek isterim: 1. Eksik çeviriler. 2. İsabetsiz manalar. 3. Oturmamış karşılıklar. 4. Aşırı yorumlar. 5. Referans problemleri.
Yayınlandığı Kaynak : 2005-09-03
Yayınlandığı Dergi : Tarihi Osmani Encümeni Mecmuası
Sanal Dergi :
Makale Linki : http://www.mustafaislamoglu.com/makaleler.php?Makale_id=697&Kat_id=8