Hit (3830) K-457

Kıssai Yusuf

Yazar Adı : Ali İlim Dalı : Türk Dili ve Edebiyatı
Kitap Dili : Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : Aybike Şeker/2008-07-17 Güncelleyen : Fıkıh Dersleri/2008-07-18

Kıssa-i Yusuf

Çeşitli Türk şivelerine ait değişik özel­likler taşıyan eserin dili de farklı yorum­lara sebep olmuştur.

C. Brockelmann, Ali'nin bu kıssasını Eski Osmanlı Türkçesi'nin ilk eserlerinden sayarken

W. Barthold Moğollar devrinde Kırım'da yazıl­mış olabileceğini belirtmektedir.

Fuad Köprülü ise eseri XIV. yüzyıl Kıpçak ede­biyatı mahsullerinden saymıştır.

Ahmet Caferoğlu, eldeki yazmalarına göre, ese­rin Hz. Yûsuf kıssasının benimsenmesi sebebiyle ya "Müşterek Orta Asya Türkçesi" etkisi içindeki bazı yerli Türk şive­lerinden birine çevrilmesiyle meydana gelmiş, ya da bu dillerde yeniden yazıl­mış olabileceğini belirtmekte ve karı­şıklığı buna bağlamaktadır.

Nitekim "Kı­rım dili", yahut "Dest dili'ne çevrilerek yazılmış olan Dresden' ve Berlin nüsha­ları tamamıyla orijinaldir.

Kazan'da bir­kaç defa basılan Kıssa-i Yûsuf (1839, 1899) ise şivece bu üç yazma nüshadan farklıdır.

Bütün bunlara rağmen A. Ca­feroğlu, eserin Orta Asya'da Hârizm'in Oğuzlar'la meskûn bir bölgesinde Oğuz Türkçesi tesiri altında yazılmış olacağını kabul etmektedir.

Saadet Çağatay ise, eldeki bilgilerle eserin hangi lehçeyle ve nerede yazıldığı kesin olarak anlaşıla­madığından, yeni bilgiler bulunmadıkça meseleye çözüm getirmenin tahminler­den ileri gidemeyeceğini belirtmektedir.

Ali'nin, eserinde rubâî veya hece vez­ninin bilhassa "Hikmet'lerin yazıldığı 4 + 4 + 4=12 ölçüsünü kullanmasından Ahmed Yesevî tesirinde kaldığı ve bu tarzı dinî hikâye edebiyatında ilk defa uyguladığı kabul edilmektedir.

Ayrıca yarım kafiyelerin yer aldığı dörtlükler­den meydana gelmesi, dördüncü mısraların redifli bir nakarat halinde tekrar­lanması ve lirizmden tamamen mahrum olmaması gibi hususlar, şairin Yesevî taklitçisi olduğunu gösteren özellikler­dir.

İran edebiyatında Firdevsiden beri daima manzum hikâye konusu olarak kullanılan Yûsuf kıssası Türk edebiyatına ilk defa Ali ile girmiştir. Ancak Firdevsî tesirinin çok az olduğu Ali'de Ho­ca Ahmed Yesevî ve takipçilerinin tesiri kuvvetle hissedilmekte, ayrıca konuyu Kur'ân-ı Kerîmin verdiği bilgilere uygun biçimde kaleme almış olmasıyla da Firdevsiden ayrılmaktadır.

Kıssa-i Yûsuf, edebî Oğuz Türkçesi'ne ait izler taşıması, doğrudan Kur'ân-ı Kerîm'deki kıssaya dayanması ve bu konu­daki ilk eser olması bakımından önem­lidir.

Eserin Gotha, Dresden ve Berlin kü­tüphanelerinde üç yazma nüshası bu­lunmaktadır.

Gotha yazması şive bakı­mından ötekilerden farklı olup Ahmet Caferoğlu'na göre Güney Türkçesi'nin Azerî şivesine meyleden "Dedem Kor­kut" karakterindedir.

...