Hit (3979) K-1257

el Muhalla (el-Muhalla bil-asar fi şerhil-Mücella bil-ihtisar)

Yazar Adı : İbn Hazm, Ali b. Ahmed b. Said İlim Dalı : Fıkıh
Kitap Dili : Kitap Tipi :
Konusu : Sitedeki Kayıt Türleri :
Ekleyen : /2014-10-01 Güncelleyen : Fıkıh Dersleri/2014-10-02

el-Muhalla
İbn Hazm'ın (Ö. 456/1064) Zahiri bakış açısına göre kaleme aldığı fıkıh kitabı.

Tam adı el-Muhallâ bi'l-âsâr fî şerhil-Mücellâ bi'î-ihtisâr olup İbn Hazm'ın kaleme aldığı fıkıh kitaplarının sonuncusudur.
Müellif, önce Kitâbü'l-Hisâl el-câmia li-muhassali (mahşaiî) şerâî'l-İslâm adıyla iki ciltlik bir eser yazmış, ardından bunu temel alarak-kendi ifadesiyle- İslâm coğrafyasının doğusunda ve batısında 440 küsur yıldan beri Kur'an, sünnet ve icmâa dair rivayet edilen her şeyi bir araya getirmek üzere el-îsâl ilâ fehmi Kitabi'1-Hisâl isimli çalışmasını telif etmiştir.
Ardından hem öğrencilere hem ulemâya hitap etmeyi amaçlayan bir rehber niteliğindeki el-Mücellayi hazırlayan İbn Hazm, ömrünün son yıllarında bu eserinin ihtiva ettiği her mesele hakkındaki başlıca rivayet ve görüşleri değerlendiren, böylece kendi görüş ve yaklaşımlarının haklılığını ispatlamaya çalışan bir kitap yazmaya başlamış, fakat el-Muhallâ adını verdiği bu eserini tamamlayamadan vefat etmiştir.
İbn Hazm'ın büyük oğlu Ebû Râfi' el-Fazl. el-îsâl'den yaptığı özetleri 285 mesele halinde ekleyerek bir ikmal çalışması yapmışsa da İbn Halîl el-Abderî'ye göre Ebû Râfi' 479'daki (1086) Zellâka savaşında şehid olduğu İçin çalışmasını bitirememiş ve hazırladığı metinler müsvedde halinde kalmıştır.
Günümüze ulaşan el-Muhallâ nüshaları, İbn Hazm'ın bıraktığı metinle beraber Ebû Râfi'in ikmal çalışmasını da ihtiva etmektedir.
Bazı mesele ve paragrafların aynı ifadelerle tekrar edilmesinden eserin daha sonraki dönemlerde de tashihe uğramadığı anlaşılmaktadır.

Bazı kelâm ve fıkıh usulü konularının özetlenmesiyle başlayan eserde fıkıh literatüründeki yaygın tasnife uygun bir bölüm sıralaması görülür. Yalnız ana başlıklara (kitab) sahip olan bölümler iç tasniften yoksundur ve konular meseleler halinde incelenmektedir.

Müellif "mesele" başlığının ardından önce kendi görüşünü Kur'an. sünnet, sahabe icmâı ile delillendirrnekte, daha sonra farklı görüşlerin gerekçelerini ve özellikle hadisten getirilen delilleri tartışmaktadır.
Ebû Râfi'in ikmaliyle birlikte 2308'e ulaşan meselelerin bazıları müstakil risale hacrnindedir.

Eserin bu tarzda yazılmış olmasını Muhammed Muntasır el-Kettânî bir tür kanunlaştırma girişimi olarak değerlendirmektedir. Zikrettiği hadislerin isnadını kesintisiz olarak zikreden İbn Hazm yer verdiği bütün görüşleri sahiplerine ulaşacak bir isnadla aktarır; bu görüşleri yöntemlerinin meşru ve dayandırıldıkları rivayetlerin sahih olup olmadığı, ilgili konu için gerekçe sayılıp sayılmayacağı ve görüş sahiplerinin kendi ilkeleriyle tutarlı kalıp kalmadıkları açısından değerlendirir. Karşı görüş sahiplerini eleştirirken yer yer rencide edici ifadeler de kullanır.

Mezheplerin gelişiminden sonra fıkıh literatürünün üzerinde yoğunlaşmadığı birçok kişiyi ve görüşü bir araya getiren el-Muhallâ, bu Özelliğiyle erken dönem fıkıh ve hatta İslâm ilimleri tarihi için vazgeçilmez bîr kaynak teşkil etmektedir.
Ehl-i hadîs anlayışının ve özellikle Zâhirîlik akımının Endülüs'te zirvede olduğu bir dönemin ürünü olan eser yalnızca kıyasa değil, aynı zamanda fıkhın müstakil bir ilim haline gelişinden itibaren büyük bir kısmı İslâm coğrafyasının merkezinde ve doğu topraklarında geliştirilen birçok metot, kavram, tasnif, yaklaşım ve kuruma yönelik tenkitlerle doludur. Bu yaklaşımından dolayı İbn Hazm fıkıh ilminin teşekkül dönemini, bilhassa sahabe ve tabiîn nesillerini esas almış, bu zaman diliminde ortaya çıkan görüş ve anlayışları eserinin temel referansı haline getirmeye çalışmıştır. Hemen her meselede sahabe fıkhına yer vermesi, Tâvûs b. Keysân, İkrime el-Berberî, Eyyûb es-Sahtiyânî, Ebû İdrîs el-Havlânî gibi yaşayan fıkıh mezheplerinin tarihleriyle doğrudan irtibatlı olmayan birçok tabiîn rnüctehidi-nin, Zeynelâbidîn b. Hüseyin, Muhammed el-Bâkır, Ca'fer es-Sâdık gibi Ehl-i beyt imamlarının, Ümmü Seleme ve Sehle bint Süheyl gibi sahabe neslinden, Âişe bint Talha b. Ubeydullah, Ümmü'd-Derdâ eş-Şâmiyye ve Amre bint Abdurrahman gibi tabiîn neslinden kadın müctehidlerin görüşlerini, mezheplerce benimsenmediği için terkedilen ve fıkhın klasik çağında tatbik edilmemiş bulunan erken döneme ait ictihadları ihtiva etmesi eserin değerini arttırmaktadır.
İbn Hazm'ın diğer mezheplerin dayandığı birçok hadis ve sahâbî asarını, özellikle bunların râvilerini eleştirmek suretiyle geçersiz kılmaya çalışması el-Muhallâ'yı hadis ricali konusunda da önemli bir kaynak haline getirmektedir.
Eser, müellifin kendi ölçütüne göre belirlediği seksene yakın mütevâtir hadis ihtiva etmesiyle de dikkat çekmektedir Öte yandan tarih, siyer, edebiyat gibi sahalarda ilginç tesbitlere, anekdotlara ve nüktelere yer veren el-Muhallâ İbn Hazm'ın Emevî iktidarına dair görüşlerinden hadis sahasındaki faaliyetlerine kadar hayatı ve değişik konulardaki düşünceleri hakkında da önemli bir kaynaktır.
Eserin yaklaşık üçte birini Hanefî ve Mâliki görüşlerinin reddine ayıran İbn Hazm, Zahirî düşüncenin gereği olarak Şafiî mezhebine daha ılımlı yaklaşmakta, Ahmed b. Hanbel'in fıkhı görüşlerine ise çok az ve genellikle eleştirmeden yer vermektedir.
Erken dönem fıkıh tarihi hakkında zengin bir muhtevaya sahip olmasına rağmen el-Muhal-lâ'nın fıkıh mezheplerini temsil eden görüş ve delillerini yansıtma konusunda yer yer yetersiz kaldığı görülmektedir.
Eserde imamlardan sonra fıkıh mezheplerinin bünyesinde geliştirilen görüşler yeterince yer almadığı gibi bazan bir mezhepçe hiçbir dönemde benimsenmemiş hükümler o mezhebin görüşü olarak zikredilmekte, hatta birbirine zıt bazı görüşler eserin farklı yerlerinde aynı mezhebe izafe edilmektedir.

Eserin kaynakları arasında başta hadis ve âsâr kitaplarını zikretmek gerekir.
Buhârî, Müslim. Ebû Dâvûd es-Sicistânî, Nesâî, Mâlik b. Enes. Ahmed b. Hanbel, Bezzâr, Hâkim en-Nisâbûrî. Bakî b. Mahled. Kasım b. Asbağ, Zekeriyyâ b. Yahya es-Sâcî, Kasım b. Sellâm. Abd b. Humeyd
gibi musanniflerin isimlerine atıf yapıldığı göz önüne alınırsa İbn Hazm'ın kendi dönemine kadar gelen hadis külliyatına muttali olduğunu ve el-Muhallâ'nm çok zengin hadîs kaynaklarına dayandığını düşünmek mümkündür.

Bununla birlikte ei-Muhallâ'da bunların dışında adı açıkça zikredilen eser sayısı son derece sınırlıdır.
Bunlar Abdurrahman b. Zeyd'in Kitâbü's'Seb'a'si, Kadı İsmail b. İshak'ın el-Mebsût'u. Ebû Hanîfe ed-Dîneverî'nin Kitabü'n-Nebât'ı, Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî'nin el-Câmius-sağir, Hâlid b. Saîd'in Ahbâru fukahâi Kurtuba'sı ve Muhammed b. Sahnûn'un babası Sahnûn'un Kayrevan kadılığı yaptığı sırada verdiği hükümleri topladığı el-Ahkâm'mından ibarettir .
el-Muhallâ, anılan özelliklerinden dolayı bilhassa İslâm medeniyetinin gelişim çizgisini eleştiren ve ıslah etmek isteyen kişi ve hareketler tarafından seçkin bir kaynak kabul edilmiştir. Bir yandan kelâmın ve özellikle Eş'arîliğin, öte yandan mantığın ve mütekellimîn fıkıh usulü telakkisinin etkisine karşı Şafiî ve Mâlikî mezhepleri içinde gelişen ehl-i hadîs muhalefetinin temsilcileri, temel telakkileri ve delil anlayışıyla müslümanlara örneklik teşkil edecek eserler arasında el-Muhallâ'yı da zikretmektedir.
İzzeddin b. Abdüsselâm, İslâm'da yazılan kitaplar içinde el-Muhallâ ve el-Muğnî gibisini görmediğini söylemekte, Zehebî de onun bu ifadesini teyit etmektedir.
Öte yandan Safedî'nin. Takıyyüddin İbn Teymiyye'nın kişiliğinden bahsederken "muhallâ"nın "süslenmiş" anlamına gelmesinden hareketle, "Zihni el-Muhallâ ile süslüydü ifadesine yer vermesi bu açıdan manidardır.
XVIII ve XIX. yüzyıl ihya hareketi önderlerinin de İbn Hazm'a ve el-Muhallâ'ya yoğunlukla başvurduğu görülmektedir. Meselâ Şevkânî'nin es-Seylü'l-cerrâr adlı eserinin kaynaklarından biri el-Muhallâ'dır Yine el-Muhallâ'nm neşrinde esas alınan nüshalardan olan Yemen nüshasının hâşiyesindeki birçok ta'likatın Emîr es-San'ânî tarafından kaleme alındığı ve müstensihinin de Şevkânî olduğu bilinmektedir.
Bu yaklaşımın bir uzantısı olarak modern İslamcılık düşüncesinin de el-Muhallâ'yı Önemli bir kaynak kabul ettiği görülmektedir. Nitekim M. Reşîd Rızâ el-Menar'daki bir makalesinde, müceddidlerin el-Muhallâ'nın kıymetini İzzeddin b. Abdüsselâm kadar bilmesi ve bir gün bu eseri neşretmesi gerektiğini yazmış ve bundan yaklaşık üç yıl sonra talebesi Ahmed Muhammed Şâkir eserin neşrine başlamıştır.

Muhtemelen el-Muhallâ hakkında kaleme alınan en eski eser. Muvahhidler'in Mâlikî metinlerine karşı ehl-i hadîsi ve Zâhirî yaklaşımları destekleyen siyasetlerinin sonucunda İşkenceye uğrayan İbn Zerkün Muhammed b. Ebü Abdullah el-İşbîlî'nin reddiyesidir. VII. (XIII.) yüzyıl Endülüs'ünün Mâliki önderlerinden olan İbn Zerkün'un bu çalışması el-Mu'allâ fi'r-reddi'ale'l-Muhallâ adını taşımaktadır.
Aynı asırda yaşadığı zannedilen İbn Halîl Muhammed b. Abdülmelikel-Abderî, el-Kıdhu'l-mu'allâ fî ikmâli'l-Muhallâ adlı eserini kaleme almıştır.
el-Mevridü'l-ahlâ müellifinin el-Kıdhu'l-mu'allâ'-dan kendi eserine iktibas ettiği mukaddime metnine göre Abderî. İbn Hazm'ın oğlu Ebû Râfi'in el-Muhallâ'yı ikmal çalışmasını gereği gibi yapmadığı kanaatindedir. Ona göre Ebû Râfİ' el-Mücellâ'dan yararlanmamış, bunun yerine el-îsal'den aldığı metinleri kısaltmakla yetinmiştir. Böylece bir yandan el-Mücella'da yer almayan bazı meseleler esere dahil edilirken öte yandan söz konusu kitapta zikredildiği için el-Muhallâ'da da bulunması gereken birçok mesele Ebû Râfi'in ikmalinde yer almamıştır.
Zâhirîliğin VIII. (XIV.) yüzyıl boyunca Mısır-Suriye ekseninde yeniden canlanması üzerine el-Muhalla'nın birçok ihtisarı yapılmıştır.
1. Muhyiddin İbnü'l-Arabî, el-Muallâ îî muhtasarı'l-Muhallâ
İbnü'l-Harrât Abdülhak el-İşbîlî'den İbn Hazm'ın eserlerini rivayet eden ve İbn Hazm Zâhirîliği'ni çeşitli kitaplarında savunan İbnü'l-Arabî'nin bu çalışmasının belirli çevrelerde yaygınlaştığı anlaşılmaktadır. Abdül-vehhâb eş-Şa'rânî'nin de bizzat mütalaa ettiği eserler listesinde zikrettiği kitabın günümüze ulaştığı Öne sürülmektedir.
2. Ebü'l-Hayyân el-Endelüsî, en-Nûrü'l-eclâ fi'fytişâri'l-Muhallâ.
Başlangıçta Mâliki iken daha sonra Zâhirîliği benimseyen, ardından Şafiî mezhebine geçse de Zahirî tavrını birçok alanda sürdüren Ebü'l-Hayyân'in ihtisar çalışmasının adıyla ilgili farklı rivayetler bulunmaktadır. Kâtib Çelebi eseri el-Enverü 'l-a'lâ olarak kaydederken M. İbrahim el-Kettâniye göre eserin ismi el-Enverü'l-ahlâ'dır.
3. Zehebî. el-Müstahlâ min Kitabi'l-Muhallâ.
Üç cilt olduğu kaydedilmektedir.
4. el-Mevridü'l-ahlâ fi'htisâri'l-Muhallâ.
Müellifi meçhul olan bu eserin ilk cildi, M. İbrahim el-Kettânî'nin verdiği bilgiye göre Miknâs'ta Mektebetü'l-câmü'l-kebîr'de mevcuttur. Zehebî'nin öğrencileriyle aynı tabakadan olduğu zannedilen müellif, Zehebî'yi hem bazı meseleleri hazfettiği hem de eserde bulunmayan bir dizi meseleyi dahil ettiği için eleştirmekte, buna karşılık Abderî ihtisarını çok daha başarılı bulmaktadır.
Hem el-İsal'den hem el-Mücellâ'dan yararlandığını belirten müellif, çalışmasının mukaddimesinde İbn Hazm'ın eserlerindeki isnadlann listesini çıkarmış ve ihtisar çalışmasında bu isnadları hazfetmiştir.
el-Muhallâ'nın ilk altı cildini Ahmed Muhammed Şâkir VII. cildi Abdurrahman el-Cezîrî VIII-XI. ciltleri Muhammed Münîr ed-Dımaşki tahkik ederek yayımlamıştır.
Eserin ikinci baskısı. Ahmed Muhammed Şâkir'in ilk baskıdaki taliklerinin üzerine Muhammed Halîl Herrâs tarafından bazı yeni ta'likler ilâve edilmesi suretiyle Mısır Matbaatü'l-imâm'da gerçekleştirilmiştir. Bu baskının tarihi bulunmamakla beraber Muhammed el-Muntasır el-Kettânî'nin tahminine göre 1384 (1964) yılıdır.
el-Muhallâ'nın ayrıca Hasan Zeydân Tilbe'nin ve Abdülgaffâr Süleyman el-Bündârî'nin neşirleriyle yapılan iki baskısı daha bulunmaktadır.
Modern dönemde el-Muhallâ hakkında birçok çalışma yapılmıştır.

BİBLİYOGRAFYA:İbn Hazm, el-Muĥallâ (nşr. Ahmed Muhammed Şâkir), Kahire 1347-52, I-XI; İbnü’l-Arabî, el-Fütûĥâtü’l-Mekkiyye, Bulak 1297, II, 302, 519; Zehebî, AǾlâmü’n-nübelâǿ, XVIII, 193; Safedî, AǾyânü’l-Ǿaśr (nşr. Ali Ebû Zeyd v.dğr.), Beyrut-Dımaşk 1418/1998, I, 335; İbn Ferhûn, ed-Dîbâcü’l-müźheb, II, 261; İbn Hacer, Lisânü’l-Mîzân, IV, 198; Şa‘rânî, Kitâbü’l-Mîzân, Kahire 1862, I, 84; Keşfü’ž-žunûn, I, 462; II, 1617; Şevkânî, es-Seylü’l-cerrâr (nşr. Mahmûd İbrâhim Zâyed), Beyrut 1405/1985, I, 12, 33, 290; II, 113; III, 28, 82; Osman Yahya, Histoire et classification de l’euvre d’İbn Arabi, Damas 1964, I, 307; I. Goldziher, Zâhirîler (trc. Cihad Tunç), Ankara 1982, tür.yer.; Hasan Mahmûd Ebû Heniyye - Hâlid Îsâ Abdülâl, Fihrisü’l-eĥâdîŝ ve’l-âŝâr li’l-Muĥallâ, Riyad 1991; M. Muntasır el-Kettânî - Eşref b. Abdülmaksûd, MevsûǾatü taķrîbi fıķhi İbn Ĥazm ež-Žâhirî, Kahire 1412/1992, I-III, tür.yer.; M. Muntasır el-Kettânî, MuǾcemü fıķhi’l-Muĥallâ, Beyrut 1416/1996, s. 9-74, ayrıca bk. tür.yer.; Ali Rızâ b. Abdullah b. Ali Rızâ, el-Mücellâ fî taĥķīķi eĥâdîŝi’l-Muĥallâ, Dımaşk 1415/1995; Zekeriya Güler, Zâhirî Muhaddislerle Hanefî Fakihleri Arasındaki Münakaşalar ve İhtilâf Sebepleri, Ankara 1997, s. 13; Reşîd Rızâ, “Kelimetün fî fevâǿidi kitâbeyi’l-Muġnî ve’ş-Şerĥi’l-kebîr”, el-Menâr, XXVI, Kahire 1344/1925, s. 276; M. İbrâhim el-Kettânî, “Ĥavle kitâbeyn hâmmeyn el-Mevridü’l-aĥlâ fi’ħtiśâri’l-Muĥallâ li’bn Ĥazm ve el-Ķıdĥu’l-muǾallâ fî ikmâli’l-Muĥallâ li’bn Ħalîl”, MMMA (Kahire), IV (1950), s. 309-344; R. Arnaldez, “La place du Coran dans les uśūl al-fiķh d’après le Muĥallā d’Ibn Ĥazm”, St.I, XXXII (1970), s. 21-30.
H. Yunus Apaydın

...