Hit (2412) F-896

Peygamberimiz Anıldığında Ona Salatı Selam Getirmenin Hükmü, Ezan Okunurken Müezzinin Dediklerini Tekrarlamanın Hükmü, Ezan Duası

İlim Dalı : Fıkıh Konusu : Ezan,Tesbih, Zikir, Vird
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2012-08-15 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Bu hadis Sahih midir?
Übey bin Ka'b Şöyle anlatır:
Peygamber (sas) efendimize:
"- Ya Rasulallah! Ben Siz'e çok salevat-ı şerife getiriyorum. Aceba ne yapmam gerekir? diye sordum.
"- Dilediğin kadar."buyurdular.
"-Dualarımın dörtte birini salevat-ı şerifeye ayırsam uygun olur mu?"diye sordum.
"-Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur"buyurdular.
"-Öyleyse duamın yarısını salevat-ı şerifeye ayırayım!"dedim.
"-Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur"buyurdular. Bne yine:
"-Şu halde üçte ikisi yeter mi? diye sordum.
"-İstediğin kadar. Ama arttırırsan senin için hayırlı olur." buyurdular.
"-Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsine Sana salevat-ı şerife getirsem nasıl olur?" deyince:
"-O takdirde Allah Teala, dünya ve ahirete ait bütün arzularını ihsan eyler ve günahlarını bağışlar!" buyurdular. (Tirmizi, Kıyamet. 23/2457; Hakim, II, 457/3578; Beyhaki, Şuab, III, 85/1418; Abdurrazzak, II,214)

el Cevab:
İmam et Tirmizi bu hadisi es sünen isimli eserinde rivayet etmiş ve sıhhat derecesi hakkında ''hasen-sahih '' bir hadistir demiştir.
Hadisin Tirmizi'nin es Sünen'indeki arapça metni ve senedi aşağıdaki gibidir.

حدثنا هناد وحدثنا قبيصة عن سفيان عن عبد الله بن محمد بن عقيل عن الطفيل بن أبي بن كعب عن أبيه قال كان رسول الله إذا ذهب ثلثا الليل قام فقال يا أيها الناس اذكروا الله اذكروا الله جاءت الراجفة تتبعها الرادفة جاء الموت بما فيه جاء الموت بما فيه قال أبي قلت يا رسول الله إني أكثر الصلاة عليك فكم أجعل لك من صلاتي فقال ما شئت قال قلت الربع قال ما شئت فإن زدت فهو خير لك قلت النصف قال ما شئت فإن زدت فهو خير لك قال قلت فالثلثين قال ما شئت فإن زدت فهو خير لك قلت أجعل لك صلاتي كلها قال إذا تكفى همك ويغفر لك ذنبك
 

Mülahaza: Yunus Emre Suzan
Müslüman birine yakışmayacak şekilde düşünüp davranmış ve şeytana uyumuşsam Rabbim affetsin inş. Ahzab 56.ayeti ve paylaştığınız diğer şeyleri biliyorum ve hepsine yürekten katılıyorum. Yalnız Furkan 77 tekrar hatırlatmak isterim.rabbimin böylesi güzel bir sözü varken ,duayla geçirilecek zamanın tamamını salâtla geçirilmesi ...bilmiyorum Rabbim affetsin inş. Sizlerde hakkınızı helal edin

el Cevab: ( Yunus Emre Suzan Peygamberimiz (s.a.s) böyle bir hadisinin doğru olduğunu düşünmek Ona haksızlık ve iftira olur. Hayatının tamamında kendisini Kur'anla inşa etmiştir. Furkan süresi 77 de duanız olmazsa Rabbinizin katında ne ehemmiyetiniz var diyor. Salavat getirmeyelim demiyorum ama duaya ayırdığımız zamanın hepsini salavata ayırıp ayırmamayı yüreğin söylesin sana )
Yunus Emre Suzan yukarıdaki
'' Peygamberimiz(s.a.s) böyle bir hadisinin doğru olduğunu düşünmek O'na haksızlık ve iftira olur '' şeklinde bir cümle rivayetin sıhhat derecesini yazmamızdan sonra çok cüretli bir ifade olur.
-Bu tür bir şey ancak bir hadis ve Akaid otoritesi tarafından yapılsa dikkate alınır. Onun da dikkate alınması ancak çok güçlü delillerle bu düşüncesini desteklerse olabilir.
''Allah ve melekleri peygambere salt ve selam ederler. Ey iman edenler sizde ona salat ve selam edin'' ayeti ile salat ve selam emredilmiştir.
Ayrıca peygamber efendimize salat ve selam mukabilinde hataların silinmesi ve ecir yazılmasını ifade ve ispat eden çok sayıda sahih hadis vardır.
Efendimizin adı anıldığında ona salat etmek farzdır. Ezan okunduğunda müezzinin dediklerini tekrarlamak sünnettir. Ezan bitince efendimize ''Makam-ı Mahmud'' u ver, şeklinde dua etmek bizzat Allah Rasulünün ümmetine hakkıdır.

- ''Ezan bitince bana salat ve selam getirin. Her kim bana bir salat getirirse Allah ona 10 katı salat eder. (10 misli mükafat ihsan eder) Ayrıca bana ''vesileyi'' de niyaz edin ki, vesile cennette bir makamdır. Kim bana vesileyi niyaz ederse, şefaatime nail olur.''[1] buyurmuşlardır.
[(Şefaati elde etmek için gayret etmek salih ameldir. Siz salatı ve selamı sanki angarya bir iş ve olsa da olmasa olur bir fiil olarak algılıyor gibisiniz. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Salatı selam Allah’ın emriyle sabit dini bir fiildir ve Allah’ı zikretme türlerinden biridir.)]

من صلى علي صلاة واحدة صلى الله عليه بها عشراً " صحيح

جاء من حديث عبد الله بن عمرو بن العاص رضي الله عنهما أنه سمع النبي - صلى الله عليه وسلم -يقول إذا سمعتم المؤذن فقولوا مثل ما يقول ثم صلوا علي فإنه من صلى علي صلاة صلى الله عليه بها عشرا ثم سلوا الله لي الوسيلة فإنها منزلة في الجنة لا تنبغي إلا لعبد من عباد الله وأرجو أن أكون أنا هو فمن سأل لي الوسيلة حلت له الشفاعة

 

-Bir başka hadisi şerifte salat selam getirenlere bir salata karşılık 10 misli derece verileceği ve 10 günahına da aff edileceği ifade edilmiştir.
-Ayeti kerimede ''Peygamberin ümmetine duası onlar için Allah'tan bağışlanma ve rahmet inmesine sebeptir''[2] buyrulmuştur.

خذ من أموالهم صدقة تطهرهم وتزكيهم بها وصل عليهم إن صلاتك سكن لهم والله سميع عليم

Hulasa olarak; peygamber Allah’ın insanlara rahmetidir. Ve rahmeti olan şeriatinin tebliğcisidir.
1-Ona salat ve selam etmek, ayetle sabit Allahın emridir.
2-O'na saygılı olmak,
3-Yanında sesini yukseltmemek,
4-O'nu canından ve ailesinden daha fazla sevmek imandır. Sevmemek iman eksikliğidir.
5-O'nun hakemliğini kabul etmemek ona karşı içinde bir sevgisizlik beslemek küfürdür.
6-Dikkat edin onun ümmetine salatı ümmetleri için rahmet vesilesidir.
7-O'na salat etmek karşılığında günahlar mağfiret olunur. (ona salat etmek tevbe etmekle denk bir ameldir.)
8-''Nefislerine zulmedenlere o aracılık edip Allah'a niyazda bulunsa Allah onun aracılığını kesin olarak kabul edip o zulmedenlerin günahlarını affedeceğini'' ayetlerle haber vermiştir.
İnsanların en şereflisi kılınmış peygamber efendimize salat selam getirmek ayetlerle ve hadislerle sabit bir dini değer iken, meşru ve yapıldığında hem derece kazandıran hem istiğfar hem zikir olma özelliği olan hem de kıyamet günü şefaatına nail olma karşılığı olan bir salih amel iken; Arife Vildan’ın sorduğu hadise hurafe ve iftira demek hiçbir şekilde dindar bir insana yakışmaz.

Furkan 77 duayı özendiriyor elbette. Kul rabbine dua eder. Dua ibadetin ta kendisidir.
Ama zikir de namaz da sadaka da vs. diğer ibadetler de dinimizde ayrı ayrı yerleri olan fiillerdir. Soruyu soran sadece salatı selam getireyim dediğinde hem salatu selam getir hem de dua et deseniz belki bir kendinizce güzel hatırlatma yapmış olacaksınız.
Ama bu hadis iftiradır vs ifadeler yanlış ifadeler olmuştur.

Diğer taraftan efendimiz,''bütün duanız bana salat selam olsun'' dememiştir.
Efendimizin öğrettiği ve yüzlerce sayfa tutan dua cümleleri vardır. Bunlar sahihtir. Onlarca dua cümlesi içeren ayet vardır. Bunlar dua mecmualarında özellikle bir araya getirilmiştir.
Ama bu rivayette efendimiz, salatı selamın hem hasene kazandıran, hem günah affedilmesine vesile olan yönünü öğrenen bir Sahabiye ''bütün duamı sana salat ve selam getirerek yapsam bu caiz olur mu'' diye sorunca;
-'' Evet caiz olur. O zaman da Allah'ın rızasını kazanırsın, Allah duanı kabul eder, Allah dertlerini senden uzaklaştırır'' diyerek bu isteğe cevaz vermiştir.
Biliyorsunuz Makam-ı Mahmud; peygamberin ümmetine şefaat etme makamıdır. Efendimiz,''bana çok salatı selam edin ki Allah bana Makam-ı Mahmud’u lutfetsin. O' da kıyamet günü şefaat etme makamıdır '', buyurarak bunu açıklamıştır.


Soru: Salatı selam getirip işlediği günahlara tevbe etmese bu caiz olur mu?

el Cevab:
Tevbe başlı başına meşru kılınmış ve emredilmiş bir dini fiildir. Tevbe farzların ihmal edilmesinden ve haramların işlenilmesi sebebiyle yapılması gerekiyorsa mutlaka ayetlerde ve hadislerde emredildiği şekilde niyetle ve lafızla ve şer’i karşılığı olan cezayı çekmek suretiyle yapılmalıdır.
Salat ve selamla getirildiğinde silinen günahlar şer’i had (yaptırım) gerektirmeyen günahlardır. ve küçük günahlardır. Kul hakkını içeren günahlarda da yine salatı selamı çok getirmekle tevbe edilmiş olmaz.
Erkeğin eşi üzerinde çok sayıda hakkı vardır.
Anne babanın çocukları üzerindeki hakları vardır. Bunlar da çok salatı selam getirerek giderilmiş olmaz. Mutlaka ayet ve hadislerdeki hukuki gereklilikler uygulanmalıdır. Yoksa tevbe edilmiş olmaz.


Soru: Ezan duasını müezzin ya da cemaatten birinin okumasını nasıl değerlendiriyorsunuz? (3.8.2015)

el Cevab: Ezan Duası başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde ezan esnasında ve ezan sonrasında her bir birey tarafından okunabilir.
Birisinin yüksek sesle okumasında bir beis olmaz. Ezbere bilmeyenler içlerinden tekrar etsin ve öğrensinler kastıyla tabii.
Müezzinlerin namaz öncesi ve sonrasındaki tesbihatı sesli olarak tekrar etmeleri de hatırlatma kastıyla mübahtır. Topluca yapılmasının sünnet olmadığı bilgisi zaman zaman verilmelidir.

Namaz Sonrasında Müezzinin Cemaate Tesbih Çektirmesinin Hükmü İçin Tıklayınız;

 


 

[1] İmam Müslim, es Sahih h.no: 384

[2] Tevbe Suresi 103

all wives cheat online women who cheated
click here read here why do married men cheat