Hit (14) F-1374

Peygamberimizin Vefatından Sonraki Ümmetiyle İrtibatı Nedir, Peygamberimizle Bu Yolla Haberleşip Peygamberimizin Emrini Yerine Getiriyorum Şeklinde Düşünmek Doğru Olur Mu

İlim Dalı : Konusu : Tevessül
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2020-04-15 Güncelleyen : /2020-04-15

Soru: Hz. Peygamber'in vefatından sonraki ümmetiyle irtibatı nedir. Örneğin bir Müslüman, malumunuz olan Hz. Peygamber’e salavat ve selam getirme ve Hz. Peygamber’in doğrudan veya dolaylı biçimlerde bunlardan haberdar olması, hatta selama karşılık vermesi vb. durumlardan hareketle Hz. Peygamber’in kendisinden haberdar olduğunu düşünmesi yanlış olur mu? (Nisan 2018)

el Cevab: (Efendimizin vefatından sonraki ümmetiyle irtibatı nedir demişsiniz.)
Efendimiz peygamberlik görevini tamamlamıştır. Din tamamlanmıştır.
Kuran tamamdır. Sünnet tamamdır.
Efendimizin ümmetiyle irtibatı bir ilahi ikram olarak devam edebilmektedir. Efendimizin rüya da ya da uyanıkken görülmesi keramet ve lütuf olarak çok sayıda ilim adamı tarafından itiraf edilmiş kabul edilmiştir.
Ruhi terakkisi efendimizi rüya da veya uyanıkken görmeye uygun olanlar efendimizi görmektedirler. Ya da görmeleri caizdir.
Ama bu görme ve konuşma bir dini konuda olabilirse de kişiseldir. Peygamberin dini bir tebliğ etme görevi vefatından önce tamamlanmış olduğundan Dini açıdan yeni bir değer içermez. Ayet ya da hadislere ek bir açıklama olarak delil olarak kullanılamaz. En fazla görenlerin kişisel ictihadlarında veya ilim adamı iseler yapacakları içtihadda bir ilham olarak yer alabilir.

Peygamberimizi rüya da veya uyanıkken gören birisinin (kendisi yalan söylemiyor olsa bile) peygamberi görme iddiası keramet izharı olacaktır.

Kerametle peygamberi görenlerin peygamberimiz böyle dedi şöyle yapın dedi gibi cümlelerle ümmeti Muhammedi etkilemeye çalışmalarının caiz olup olmaması konusu da günümüzde cehaletin had safhaya çıkması sebebiyle incelenmelidir.

1- Salihlerin peygamberimizden bu yolla duydukları gelecekle ilgili öngörülere göre kendilerini ayarlamaları caizdir. Ama Sultan Abdulhamit’e nispet edilen meczuplar bu hükmün(padişahlığın) sizden alındığını haber verdi lafı üzerine 31 martçılara karşı tedbir almaması gibi fiillerde kullanılması caiz olmaz.
--Yine 10 yıllardır nurcuların seslendirdikleri peygamberimizin Türkiye de İslamı nurculara emanet ettiği vs. gibi lafların da seslendirilmesi uygunsuz bir seslendirmedir. İspat et denildiğinde ispat edilemeyecek bir keramet iddiasıdır. Said Nursi tarafından peygamberimizin görülmesi elbette mümkündür. Muhtemelen de görmüştür. Ama bu kişisel şeref, ben peygamberimizi gördüm ya da biz gördük böyle dedi kim yapmazsa efendimize isyan etmiş olur, herkes bizim cemaate tabi olsun gibi bir surette kullanılmamalıdır.
-- Türkçe olimpiyatlarında efendimizin orada hazır bulunduğu söylentisinin yayılması da yine o cemaatin daha inkılaba yeltenmeden yaptığı büyük bir dini kabahatti. Aynı kötü değerlendirmeyi yaptılar ve efendimizin daha peygamberlikle görevlendirilmeden bile gitmediği eğlence meclislerinden daha kötü bir eğlence meclisine peygamberlikten sonra geldiğini iddia ettiler.
14-25 yaş aralığındaki açık ya da başörtülü kızların vücut hatlarının belli olduğu kıyafetlerle oyun ve dans ettikleri sefihlerin şuh ifadelerle tatmin oldukları bu gösterilere gece gündüz cevşen okuyanların nasıl ses çıkarmadıkları ve utanmadan efendimiz gelmiş demeleri dejenerenin en üst seviyelerindendi.

Sarıklı ya da cübbeli şahısların 40 ları gördüm yedileri gördüm vs. diye başlayan cümleleri ve sonunda fısklarını ve büyük günahlarını dine uygun gösterme gayretlerini "cehenneme gidersiniz inşallah" duygularıyla takip ediyoruz. Bunları bilerek kastederek yapıyorlar. Allah tevbe nasip etmesin. Amin
-Peygamberimize ve dindarlığımıza rüya da görerek kerameti kullanarak dalalet izafe etmeye çalışanlara Allah korkumuz ve peygamber sevgimiz ve sağ duyumuzla kapılmamak; yapmamız gereken en doğru davranış olacaktır.