Hit (106) F-1338

Kültürlü Bir İnsanla Uzman İlim Adamı Arasındaki Fark

İlim Dalı : Konusu :
Soruyu Soran : Cevaplayan : Önder Nar
Cevaplayanın Mezhebi:
Ekleyen : /2020-04-04 Güncelleyen : /0000-00-00

Soru: Kültürlü bir insanla uzman ilim adamı arasındaki fark nasıl anlaşılır?

el Cevab: İlimler müstakil disiplinler haline gelmiştir. Bir insanın uzman diye nitelenmesi için dini ilimler alanı dışındaki alanlarda ilim dalı uzmanlıkları yerini konu uzmanlıklarına bırakmak durumunda kalmıştır. Bunun İslami ilimler alanıma yansıma üniversiteler ve sistemleri yoluyla gerçekleşmiş İslami ilimler alanında da ilmin alt dalları uzmanlıkları başlamıştır.
-İslami ilimler uzmanlıklarından dini gaye, uzmanlık yapan şahsın dini bir konuda Allah’ın rızası nerededir sorusuna cevap arayıp bulacak alt yapıda olmasıdır.
İslami ilimler bunun için okunur. Ama bir meslek dalı olarak İslami ilimler söz konusuysa bu bizim bahsettiğimizi mevzunun dışındadır.
(Ne hazindir ki akademik uzmanlık sertifikası alan insanlar hadis tefsir fıkıh gibi alanlarda aldıkları sertifikalarla Allah’ın rızası nerededir ana eksenli cevaplama ameliyesine dahil olmaktadırlar. Bu yeterliliği kazanmamış ama akademik unvan olarak bir İslami ilimler alanında uzmanlaşmış bireylerin eski tabirle fetvaya benzer görüşler serdetmeleri büyük sıkıntı oluşturmaktadır.)
-İslami ilimler de Allah’ın rızası nerededir sorusunu dini bir görev olarak cevaplamak; İslami ilimlerin tamamının eğitiminin alınmasıyla ancak yetkili olarak cevaplanmış olabilir.

Akademik ünvanla ve onun birikimiyle bir meselenin cevaplanması ve hakkında doğrudur yanlıştır hükümlerinin verilmesi, ancak dışarıdan bütün İslami ilimler eğitim derslerinin gereği üzere alınmış olması durumunda ‘’dikkate alınabilir’’ niteliği kazanır. Yoksa dikkate alınmamalıdır.
Bütün bu yazdıklarımız şu soruyu cevaplamayı gerektirir.

İslam dininde fetva yetkinliği kazanmak nasıldır. Detayı nedir?

İslam dini Allah’ın peygamberi Muhammed as vasıtasıyla bütün insanlara gönderdiği yaşam tarzını ve değerlerinin genel adıdır. Temeli kuran dediğimiz Allah buyruklarına ve sünnet dediğimiz peygamber buyruklarına dayanır. (Burada sünnetin dinden olması probleminin zihinlerde netleştirilmesi gerekmektedir. Bunun için kurana göre sünnet korunmuştur isimli yazı okunmalıdır.)

-Kuran ve sünnet değerleri ve verileri beraberce baştan sona öğrenilmediyse ve konuları hakkında ilmi değerlendirmeler yapılmadıysa, (kuran ve sünnet bilinmiyorsa yani); kuran ve sünnete dayanan bütünsel İslam bilgisi ‘’ ilmi uzmanlık ‘’ olarak elde edilmemiş demektir. (Kuran ve sünnet bilgisinin mahiyetleri üzerine de kuran ve sünnet verileri ve olmazsa olmazları isimli yazı okunmalıdır).
Bir başka deyişle bugün size dininizi tamamladım şeklindeki ayetle kuranda ifade edilen ve dikkat çekilen bütünsel dini anlayış, İslam adına bilgi verecek şahısta oluşmamış demektir.
Bu durumda olup da İslami ilimler konularında söz söyleyen; fetva yetkisi kullanan insanların, “İslamın bütünsel bilgi birikim çerçevesine’’ sahip olmadıklarından fetva vermeleri caiz değildir. Ve verecekleri fetvalar İslamın bütünsel ilmi çerçevesine sahip ilim adamlarının fetvalarına aykırı olacak; hatta kargaşa çıkaracaktır.

-İslami ilimlerin iki temel değeri kuran ve sünnet Arap Dil ve Edebiyatı en üst normlarında söylenilmiş bir dile sahiptirler. Arap dil ve edebiyatı normlarına ancak iyi bir Arapça eğitimi alınarak ulaşılabilir. Arap dil ve edebiyatı kurallarına vakıf olmamaktan kaynaklanan sıkıntı çok sayıda akademik ünvanlı uzmanlık sertifikasını, İslami ilimler açısından değersizleştirmektedir.

Kuran ilimleri ve hadis ilimlerinde genelde, Kuran ve sünnet metinlerinin özelde doğru anlaşılması problemi aşılmadan tercümelerden edinilen birikimle İslami ilimler alanında uzman sıfatıyla konuşulması, uzmanlık sertifikalarının bir başka sorunudur. Ve uzman sertifikaları sahiplerini kültürlü Müslüman sıfatına rücu ettirmektedir.

Akademisyenlerin çoğunun İslam anlatımlarının önceki dönem ilim adamlarının anlatımlarından farklılık arz etmesinin kökeninde bu ilmi birikim zafiyetinin payı büyüktür.

-Kültürlü ile uzman ilim adamlarının arasındaki bir diğer fark ettirici fark ta ittila edilen kaynaklar sorunudur.
Modern ilim standartları bütün kaynaklara ittila etmeyi değil elde olan ulaşılabilen kaynaklara itilayı önemsemektedir. Bir konu hakkında yazılıyorsa o konu hakkındaki kaynaklara ittila yeterli görülmekte ama o konunun tabi olduğu ilim dalının bütün kaynaklarına ve o ilim dalının üst düzeyi olan o fikir ya da dinin bütünsel olarak uzmanlığı sıfatına sahip olmaya önem verilmemektedir. İşte bu durum araştırmaların çoğunda neticenin o ilim dalının ana yapısıyla uyumlu değil ana yapıdan bağımsız olarak düşünülmesini beraberinde getirmektedir.

Peygamberden bağımsız kuran, kurandan bağımsız sünnet, Arapçadan bağımsız İslami ilimler uzmanlığı, tasavvuru gibi..

Hülasa olarak;
-Kuran ve sünnet dilinin iyi derecede bilinmesi ile bilinmemesi
-Kuran ve sünnetin verilerinin baştan sona uzmanlık formatında okunup okunulmaması
-Kuran ve sünnetin anlaşılma usullerinin mukayeseli olarak tahsil edilip edilmemesi
Açılarından İslami ilimler kültürüne sahip insanlarla İslami ilimlerde uzmanlık yetkisine sahip insanları ayırt etmek mümkündür.

Bir insan kendisinin İslami ilimlerde kültürlümü yoksa uzman mı olduğunu da bu açılardan kendisine bakarak test edebilir.